KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/22216 E., 2013/23278 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2013
Karar Metni
502 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 105 ada 75 parsel sayılı 4.244.569,90 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve paylaşmaya dayanarak taşınmazın bir bölümüne yönelik dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 105 ada 75 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 15.07.2011 tarihli rapor ve eki haritada (A) harfi ile işaretli bölümün davacı ... adına tapuya tesciline, geriye kalan taşınmaz bölümünün mera niteliği ile özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyiz konusu 105 ada 75 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 15.07.2011 tarihli rapor ve eki haritada (A) harfi ile işaretli 10771,77 m2 yüzölçümündeki bölümün davacı tarafın tutunduğu 07/11/1939 tarih ve 293 sayılı tapu kaydı kapsamında kaldığı gerekçe gösterilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir.
Tapu kaydının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve dayanakları kayıtlarla denetlenmediğinden soyut ve gerekçesiz, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki haritada anılan tapu kaydında tarif edilen sınır yerleri 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca yöntemine uygun biçimde gösterilmediğinden keşfi izlemeye, yerel bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle 07/11/1939 tarih ve 293 sayılı tapu kaydı iskanen oluştuğuna göre tapu kaydının dayanağı olan iskan kayıtları ile haritasının onaylı örneğinin İl Özel İdare Müdürlüğünden, ayrıca bu tapu kaydı ile tüm tedavülleri ve okunaklı örnekleri ile dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları,
varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, dava konusu 105 ada 75 parsel sayılı taşınmaz bölümüne komşu taşınmazlara ait tutanak örnekleri ve varsa dayanağı tapu kayıtları Tapu Sicil Müdürlüğünden, vergi kayıtları Özel İdare Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kaydı yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı,
kayıtda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiye kayıtlarda tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve dayanağı kayıtlarla denetlenmeli, kaydın kapsamı belirlenmeli, haritası bulunmadığı takdirde tutunulan tapu kaydında tarif edilen sınır yerleri dikkate alındığında, değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlı kayıtlardan olduğu,
bu nedenle kapsamlarının 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca yüzölçümüyle belirlenmesinin zorunlu olduğu düşünülmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/22216, K. 2013/23278, 25 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama