KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/2356 E., 2013/4347 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 25 Mart 2013
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili; davacının 23.2.2005-25.11.2011 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde kurye görevlisi olarak çalıştığını, iş akdinin işveren tarafından savunması alınmadan geçersiz olarak feshedildiğini belirterek, yapılan feshin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iadesine ve işçilik haklarının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple tazminatları ödenerek feshedildiğini, müvekkili banka ile Fortis Bank A. Ş.'nin birleştirilmesi sebebiyle yeniden yapılandırma zorunluluğunun doğduğunu, davacının iş ilişkisinin sürdürülmesi için gerekli çabanın gösterildiğini müvekkili üzerine düşen tüm kanuni yükümlülüklerin yerine getirildiğini, davacının kendisine teklif edilen Güneydoğu Anadolu Kurumsal Bölgesindeki kurye hizmetlerinde görevlendirilmesine dair işi kabul etmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Somut olayda; davacının davalının devraldığı Fortis Bank Genel Müdürlük Destek Hizmetler biriminde görevli olarak çalıştığı, her iki bankanın örgütünün tek işletme bütünlüğü için de organizasyonel olarak yeniden yapılandırılması kapsamında 01.04.2011 tarihinde, "yetkililerin 25.02.2011 tarihli kararında davacının çalıştığı destek grubunda 61 işçinin istihdam fazlası olduğunun tespit edildiği, iş sözleşmesinin feshinin son çare olarak uygulaması için bu kararda açıklandığı üzere niteliklerine uygun boş norm kadro
2013/2356-4347 S.2
araştırması yapıldığı, buna göre Güneydoğu Anadolu Kurumsal Şubesinde kurye görevlisi olarak iş ilişkisinin devam ettirilmek istendiği, bu yeni işi kabul edip etmediğini altı iş günü içinde bildirilmesinin" istendiği, davacı da, 21.11.2011 tarihli cevabı yazısında önerilen görevin ailesinin İstanbul’da oturduğu evinin kendisine ait olduğu, kiraya taşınırsa ekonomik olarak zorlanacağını İstanbul’da kalmak istediğini olmazsa ailesinin oturduğu Trabzon’a gitmek istediği gerekçesiyle, yeni işi kabul etmediği, davalı bankanın 25.11.2011 tarihli yazı ile davacının önerilen işi kabul etmediği gerekçesi ile feshin kaçınılmaz olduğunu belirterek, davacının iş sözleşmesini feshettiği anlaşılmaktadır.
Dairemizin ve giderek Yargıtay'ın yerleşik içtihadı işletmesel kararlarının yerindelik denetimine tabi tutulamayacağı yolundadır. Bu nedenle davalı banka ile Fortis Bank'ın birleşmesi, norm kadro uygulaması ile istihdam fazlalığının ortaya konulması yerindelik denetimine tabi tutulamaz. Ancak işletmesel kararın tutarlı uygulanıp uygulanmadığı, feshe son çare olarak başvurulup başvurulmadığı, feshin ölçülü olup olmadığı noktalarında yargısal denetim mümkündür.
Dosya kapsamına göre diğer iki bilirkişinin görüşüne katılmayan bilirkişi ...’ün raporunda belirttiği üzere İstanbul bölgesinde mukim Avrupa 3. bölgesine ve Anadolu 2. bölgesine bölge destek elemanı sıfatıyla işçi alındığı ve görev tanımlarının davacının işi ile benzerlikler gösterdiğinin tespiti karşısında bu kişilerin yerine aynı birimden işten çıkartılan ve davacı ile aynı işi yapan işçilerden en kıdemli iki işçi arasında davacı bulunuyor ise işe iadesine, değilse şimdiki gibi karar verilmesi gerekirken bu husus hiç değerlendirilmeden yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/2356, K. 2013/4347, 25 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama