KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/2598 E., 2013/4783 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2013
Karar Metni
473 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, davalı işyerinde Haziran 2003-Ocak 2008 tarihleri arasında inşaat ustası olarak çalıştığını, önce ücretsiz izine çıkartıldığını, daha sonra işe çağrılmayarak işin bittiği söylenerek iş akdinin haksız ve tazminatsız olarak işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, ulusal bayram genel tatil alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının 19.08.2003-01.02.2008 tarihleri arasında işyerinde kesintili olarak 4 yıl 2 ay 14 gün süreyle vasıfsız eleman olarak çalıştığını, ayrıca davacının bu dönem içerisinde başka işyerlerinde de çalışmalarının bulunduğunu, davacının işe gelmemekle iş akdini kendisinin feshettiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, kurum kayıtları doğrultusunda davalı şirketin müteahhit firma olarak almış olduğu inşaat işleri ile ilgili olarak birden fazla işyeri sicil kaydının bulunduğu, inşaat sektöründeki yaygın uygulama itibariyle davacının kurum kayıtlarında davalı işverenlikte görünen çalışma süreleri dışında da yine davalının yapımını üstlendiği farklı işyerlerinde sürekli olarak 19.08.2003-31.01.2008 tarihleri arasında çalıştığı, iş akdinin tazminatsız feshini gerektirir haklı nedenlerin varlığının ispat külfeti üzerinde olan davalı tarafından yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı davalı işyerinde Haziran 2003-Ocak 2008 tarihleri arasında çalıştığını beyan etmiş, davalı ise .../..
2013/2598-4783 S.2
davacının 19.08.2003-01.02.2008 tarihleri arasında kesintili çalıştığını ileri sürmüştür. Davacı tanığı ... 2001 yılından 2005 Kasım ayına kadar davalı işyerinde çalıştığını, davacının da 2003 yılında çalışmaya başladığını, kendisi işten ayrıldığında davacının çalışmaya devam ettiğini beyan etmiştir. Davacı tanığı ... ise 1997-2007 yılları arasında davalı işyerinde çalıştığını, davacının 2003 yılında davalı işyerinde çalışmaya başladığını, kendisinin işten ayrıldığı 10.05.2007 tarihinde davacının çalışmaya devam ettiğini beyan etmiştir.
Davacı tanıklarının beyanları dosyada bulunan davacıya ait hizmet cetveli ve SGK kayıtları ile uyumlu değildir. Davacıya ait hizmet cetvelinde davacının farklı işyeri numaraları üzerinden giriş çıkış kayıtlarının bulunduğu görülmektedir. Bu işyerlerinden bazılarının davalıya ait olduğu, bazılarının davalı ile ilgisi bulunduğunun tanıklar tarafından beyan edildiği veya SGK kayıtlarından tespit edilebildiği görülmektedir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda iki seçenekli hesaplama yapılmış olup davacının davalı işyerinde geçtiği tespit edilebilen çalışmalarının 3 yıl 19 gün olduğu, ayrıca davacının 19.08.2003-31.01.2008 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığı kabul edilerek iki seçenekli hesaplama yapılmış, Mahkemece davacının 19.08.2003-31.01.2008 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığı kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
Davacının hizmet cetvelinde çalıştığı görülen işyerlerinin davalı ile ilgisinin dosyadaki kayıtlardan tam olarak saptanamadığı, tanıkların davacıdan önce işten ayrıldıkları anlaşılmış olmakla Mahkemece davacının hizmet cetvelinde çalıştığı gösterilen işyerlerinin SGK ve ticaret sicil kayıtları getirtilerek, davalı işveren şirketle bir ilgisinin bulunup bulunmadığı belirlenerek dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının davalıya ait işyerinde geçen hizmet süresi hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edildikten sonra sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/2598, K. 2013/4783, 28 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama