KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/2602 E., 2013/5565 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2013
Karar Metni
451 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, iş sözleşmesinin bildirimsiz ve gerekçesiz olarak işverence fesih edildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının 26.08.2010 tarihinde aynı vardiyada çalıştığı Hidayet Yakar ile küfürlü ve yumruklu şekilde kavga etmesi nedeniyle iş sözleşmesinin 27.08.2010 tarihinde feshedildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının, aralarında daha önceden husumet bulunan işyeri işçilerinden Hidayet Yakar ile önce sözlü ve devamında fiziki olarak tartıştığı ve bu tartışma sonrası etkin bir disiplin soruşturması yapılmaksızın davacının iş akdinin davalı işveren tarafından feshedildiği, davacının eyleminin 4857 sayılı İş Kanununun 25/II-d maddesinde düzenlenmiş sataşma niteliğinde olduğu ve fakat davacının eyleminin koruma amaçlı olduğu ve tüm tanıkların anlatımlarından; dava dışı işçinin sataşma eylemine sebebiyet veren işçi olduğu dikkate alınmak sureti ile davacının sataşma eyleminden dolayı iş akdinin davalı işveren tarafından yapılan fesih işleminin haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-d maddesinde işçinin işverenin diğer bir işçisine sataşması haklı fesih nedeni olarak sayılmıştır.
Davacı tarafın kesin süreye rağmen tanıklarını bildirmemesi nedeniyle tanık dinletme talebinin mahkemece reddedildiği, davalı tanıklarının beyanlarına ve olaydan sonra alınan ifade ve tutanaklara göre davalı işyerinde çalışmakta olan dava dışı işçi Hidayet Yakar ile davacı arasında uzun süredir sürtüşme olduğu, olay günü Hidayet Yakar’ın davalı işyerinde çalışan İbrahim isimli işçiye "Makinenin lambasının yandığını söndürülmesini" bağırarak söylediği, davacının dava dışı Hidayet Yakar’ın amiri konumunda olduğu ve Hidayet Yakar’a "ne bağırıyorsun" dediği,
Hidayet Yakar’ın da davacıya "sana mı bağırıyorum" şeklinde cevap vermesi üzerine davacı ile Hidayet Yakar’ın yumruklaştıkları anlaşılmaktadır. Dava dışı işçinin bağırmasının davacı dışında bir başka işçiye uyarı niteliğinde olduğu, davacı işçiye yönelik bağırma eyleminin olmadığı, ancak davacı ile Hidayet Yakar’ın bu uyarı nedeniyle tartıştıkları ve birbirlerini darp ettikleri, aynı nedenle her iki işçinin iş akitlerinin feshedildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece davacının eyleminin sataşma niteliğinde olduğu kabul edildiği halde davalı işveren tarafından etkin bir disiplin soruşturması yapılmadığı ve davacının eyleminin koruma amaçlı olduğu gerekçesiyle davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü dosyadaki delillerle örtüşmemektedir.
Olaydan sonra davacı ile olaya karışan dava dışı işçi Hidayet Yakar’ın ve olay yerinde bulunan işçilerin savunmalarının ve beyanlarının alındığı anlaşılmakta olup davacının kendisini savunduğuna dair davacının iddiası dışında delil olmadığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda davacının haksız feshe, davalının ise davacının diğer işçiye sataşması nedeniyle haklı fesih olgusuna dayandığı, davalının fesih iddiasının tanık ve tutanaklarla doğruladığı, davacı işçinin ise davalı savunmasının aksini ispat edemediği anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/2602, K. 2013/5565, 4 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama