KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/27355 E., 2013/23747 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2013
Karar Metni
626 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde çalıştığını, fazla mesai yaptığını, milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, bu çalışmalarının karşılığının ödenmemesi nedeniyle haklı olarak iş sözleşmesini feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davacının 2-6/03/2012 tarihleri arasında devamsızlık yaptığını, işe dön ihtarlarına cevap vermediğini ve devamsızlık nedeni ile sözleşmeye haklı olarak son verildiğini, fazla mesai yapmadığını, tatil günlerinde çalışmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, işçilik alacaklarını tam olarak alamaması nedeniyle davacının sözleşmeyi haklı olarak feshettiği, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı ayrıca bilirkişi raporunda hesap edilen alacaklarının bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacı işçinin fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil çalışması yapıp yapmadığı ve buna bağlı olarak kıdem tazminatına hak kazanıp kazanamadığı uyuşmazlık konusudur.
Fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil çalışması yaptığını ispat yükü işçiye, çalışma olgusunun ispatlanması halinde ücretlerinin ödendiğini ispat yükü ise işverene düşmektedir.
Fazla çalışmanın ve ulusal bayram genel tatil çalışmasın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalarda bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil çalışması ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil çalışması alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir.
Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil çalışması yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır
Somut olayda; hükme esas bilirkişi raporunda davacı tanık beyanlarına göre davacının haftada 6 gün, günde 12 saat çalıştığı, 1,5 saat ara dinlenme süresi düşüldüğünde haftalık 18 saat fazla mesai yaptığı, ayrıca dini bayramların yarısı ile diğer genel tatillerde ve milli bayram günlerinde çalıştığı kabul edilerek sözü edilen alacaklar hesap edilmiş, mahkeme tarafından hakkaniyet indirimi yapılarak alacaklar hüküm altına alınmıştır.
Dosya içine davacının işe giriş çıkış saatlerini gösteren kart okuma kayıtları sunulmuştur.
Bilirkişi tarafından olumlu ya da olumsuz olarak değerlendirilmeyen bu kayıtlara mahkemece davacı ve davalı tanık beyanları ile uyuşmaması, davacının imzasını içermemesi, davacı şirket dışında başka bir şirket tarafından tutulduğunun beyan edilmemesi nedenleri ile itibar edilmemiş ise de, söz konusu kayıtlarda çoğu zaman normal mesai saatlerinden daha sonraki saatlerde işyerinden çıkışları gösteren kayıtlar mevcuttur.
İşyerinde giriş çıkışların kart sisteminde olması nedeniyle davacının kayıtlarda imzasının olmaması da son derece doğaldır.
Bu itibarla işe giriş çıkışı gösteren kart okuma kayıtlarının bulunduğu dönem bakımından bu kayıtlara göre; bulunmayan dönem bakımından ise şimdiki gibi davacının fazla mesai ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarını hesaplattırılmalı, davacı temyizinin olmadığı da gözetilerek fazla mesai ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının çıkıp çıkmamasına göre de davacı işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle sözleşmeyi feshettiğinden fesih olgusunu tekrar değerlendirilmelidir.
Mahkemece bu hususlar yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olmuştur. O halde davalı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/27355, K. 2013/23747, 27 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama