KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/2893 E., 2013/6926 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2013
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK'nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı davalının işyerinde 26.05.2005 tarihinden itibaren çalıştığını, talebi üzerine birçok kez davalıya borç para verdiğini daha sonra aralarında problemler yaşandığını ve davalının işi bıraktığını, davalıya verdiği borç paraları istediğini fakat herhangi bir sonuç alamayınca Bursa 13. İcra Müdürlüğü'nün 2009/4261 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatarak alacağını tahsil yoluna gittiğini, ancak davalının haksız yere itiraz ettiğini iddia ederek davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, %40 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davacının işyerinde çalıştığını haksız yere 01.10.2007 tarihinde işine son vermesi nedeniyle hakkında alacak davası açıldığını, Bursa 2. İş Mahkemesi’nin 11.03.2009 gün ve 2008/3 E. 2009/115 K sayılı kararından anlaşılacağı üzere davacıdan 3.410,00 TL kıdem, 2.717,00 TL ihbar, 1.303,00 TL yıllık ücretli izin, 4.187,00 TL ücret ve 4.124,00 TL fazla mesai alacağı bulunduğunu, davalıya hiçbir borcu bulunmadığını, davacının davaya dayanak yaptığı para makbuzlarının üzerinde sonradan tahrifat yaptığını ve “borç para verdim” diye kendi eli ile yazıp imzaladığını, bunların hiç birinin borçlandırıcı belge olmadığını, üstelik iş mahkemesinde görülen davada bu yönde bir iddiada bulunulmadığını savunarak haksız ve yersiz açılan davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece itirazın iptaline ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir.
Taraflar arasında işçi işveren ilişkisi bulunmaktadır. İşverenin davalı işçiye yapmış olduğu ödemeler nedeniyle düzenlediği ödeme makbuzlarına sonradan davalı işçinin imzasını almadan kaşesini basıp borç verdim şeklinde yazması işçiye borç verdiğini kanıtlamaz. Belgeyi davalı işçi "Borç para aldım" şeklinde imzalasaydı ancak bu şekilde bir borç ikrarı olarak kabul etmek mümkündü. Kaldı ki davacı bu iddiasını davacının açmış olduğu işçilik alacağı davasında mahkeme önüne getirip savunmamıştır. Tüm bu nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/2893, K. 2013/6926, 17 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama