KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/3777 E., 2013/11880 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2013
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 102 ada 49 parsel sayılı 2969,35 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine taşınmazın kanunları uyarınca Hazine'ye kalan yerlerden olduğunu, edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürerek ve tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu 102 ada 49 parsel sayılı taşınmazın 2751,76 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı Hazine adına, geriye kalan 217,59 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 102 ada 49 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 16.09.2011 günlü rapor ve haritada gösterilen 217,59 m² yüzölçümündeki bölümünün davacı Hazine'nin tutunduğu Aralık 1962 tarih 205 sayılı tapu kaydı ile dayanak kaydın haritası kapsamında kalmadığı gibi 221 sayılı toprak tevzi parselinin oluşturduğu Aralık 1962 tarih 206 sayılı tapu kaydının haritası kapsamında da kalmadığı,
temyize konu taşınmaz bölümü üzerinde tespit tarihinde zilyet davalı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı Hazine’nin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki.
Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile taşınmazın bir bölümünün davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği halde kabul edilen bu bölümün hangi ada ve parsel numarası ile tapuya tescil edileceğinin hüküm yerinde gösterilmeyerek infazda tereddüt yaratılması,
ayrıca mahkeme hükmünden önce 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır.” yasal düzenlemesine rağmen davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmolunması hususları isabetsiz;
davacı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de; yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 2 nolu bendinin 2.satırında yazılı bulunan “iptali ile“ sözlerinden sonra gelmek üzere araya “aynı adanın son parsel numarası verilerek” sözlerinin yazılmasına, ayrıca hükmün 3, 4 ve 5 nolu bentlerinin hüküm yerinden tamamen çıkartılmasına, yerine 3. bent olarak "Davacı Hazine tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/3777, K. 2013/11880, 25 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama