KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/3781 E., 2013/6803 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2013
Karar Metni
712 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 102 ada 11 ve 32 parsel sayılı sırasıyla 7203,09 m2 ve 2022,77 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazların kanunları uyarınca Hazine'ye kalan yerlerden olduğunu, edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürerek ve tapu kaydına dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu 102 ada 11 parsel sayılı taşınmazın 7065,87 m2, 102 ada 32 parsel sayılı taşınmazın ise 307,69 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin davacı Hazine adına, dava konusu 102 ada 11 parsel sayılı taşınmazdan geriye kalan 137,22 m2, 102 ada 32 parsel sayılı taşınmazdan geriye kalan 2275,21 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin ise tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 102 ada 11 ve 32 parsel sayılı taşınmazların davacı Hazine’nin tutunduğu Aralık 1962 tarih 307, 268 ve 275 sayılı tapu kaydı kayıtları ile dayanak kayıtların haritası kapsamında kalmadığı, 102 ada 11 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 16.09.2011 tarihli rapor ve eki haritada gösterilen 137,22 m2 yüzölçümündeki bölümü ile 102 ada 32 parsel sayIlı taşınmazın kırmızı kesik çizgilerin doğusunda kalan büyük bölümünün toprak tevzi parsellerinin dışında kaldığı, bu bölümlerin kanunları uyarınca Hazine'ye intikal etmesi gereken yerlerden olmadığı, bu bölümler açısından tespit tarihinde zilyet davalı yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile
taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı Hazine’nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki. Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır. Dava konusu 102 ada 32 parsel sayılı taşınmazın 2022,77 m2 yüzölçümünde olduğu kadastro tespit tutanağında açıklanmıştır.
Oysa mahkemece dava konusu 102 ada 32 parsel sayılı taşınmazın 307,69 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı Hazine adına, geriye kalan 2275,21 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş olup davacı ve davalı adına tescile karar verilen taşınmaz bölümlerinin toplamı 2582,90 m2 yüzölçümüne eşittir.
Bu hale göre mahkemece taşınmazın tespitte belirlenen miktarından daha fazla yüzölçümü ile kesinleşen geometrik durumunu bozacak şekilde hüküm kurulması, yine mahkemece davanın kısmen kabulü ile dava konusu taşınmazların bir bölümünün davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği halde kabul edilen bu bölümün hangi ada ve parsel numarası ile tapuya tescil edileceğinin hüküm yerinde gösterilmeyerek infazda tereddüt yaratılması,
ayrıca mahkeme hükmünden önce 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı Kadastro Mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır.” yasal düzenlemesine rağmen davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmolunması,
bu hususlardan ayrı olarak davacı Hazine'nin taşınmazın arzına yönelik dava açtığı, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatlara yönelik bir davasının bulunmadığı gözetilmeksizin dava konusu 102 ada 11 parsel sayılı taşınmazın davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilen bölümü üzerinde bulunan muhdesatların davalıya ait olduğunun 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19.maddesi uyarınca tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmemesi hususları isabetsiz, davacı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de;
yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 3 nolu bendinin 2.satırında yazılı bulunan “2275,21 m2 lik” sözünün hüküm yerinden çıkarılmasına, yerine “1715,08 m2 lik” sözünün yazılmasına, ayrıca hükmün 2 nolu bendinin 2.satırında yazılı bulunan .../..
“iptali ile“ sözlerinden sonra gelmek üzere araya “aynı adanın son parsel numarası verilerek” sözlerinin yazılmasına, yine hükmün 5, 6, 7 ve 8 nolu bentlerinin hüküm yerinden tamamen çıkartılmasına, yerine 5. bent olarak "Davacı Hazine tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,ayrıca davacı Hazine lehine 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 36/A maddesine göre vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” sözlerinin yazılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/3781, K. 2013/6803, 16 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama