KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/3911 E., 2013/9858 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi sıfatıyla)
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
477 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, iş sözleşmesinin işverence haklı bir nedene dayanmaksızın feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
Davalı vekili, iş sözleşmesinin haklı nedenle işverence feshedildiğini, davacı işçinin davalı işverenden alacağı bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacının yıllık izin ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu uyuşmazlık konusudur.
Uyuşmazlık konusu vakıanın ispatı için yeminden başka delili olduğunu beyan etmiş olan taraf da yemin teklif edebilir. Yemin teklif olunan kimse, yemini edaya hazır olduğunu bildirdikten sonra, diğer taraf teklifinden vazgeçerek başka bir delile dayanamaz ve yeni bir delil de gösteremez. Yemin teklif edilen kimse, duruşmada bizzat hazır bulunmadığı takdirde, kendisine yemin için bir davetiye çıkarılır. Yemin davetiyesine, yemine konu hususlar hakkında sorulacak sorular ile geçerli bir özrü olmaksızın yemin için tayin olunan gün ve saatte mahkemeye bizzat gelmediği veya gelip de yemini iade etmediği yahut yemini eda etmekten kaçındığı takdirde, yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı yazılır (6100 sayılı Yasa Md. 227-228).
Davalı vekilince yıllık izin ücreti talebi ile ilgili olarak 12.12.2012 havale tarihli dilekçesi ile davacının yıllık izin kullanıp kullanmadığı ve yıllık izin ücreti alıp almadığına dair yemin teklifinde bulunmuş olmasına karşın Mahkemece yemin teklifinin gereği yerine getirilmeksizin yıllık izin ücreti alacağının hüküm altına alınması hatalıdır.
3-Dava konusunun ıslah yoluyla arttırılması durumunda, 1086 sayılı HUMK hükümlerinin uygulandığı dönemde, ıslah dilekçesinin tebliğini izleyen ilk oturuma kadar ya da ilk oturumda yapılan zamanaşımı defi de ıslaha konu alacaklar yönünden hüküm ifade eder. Ancak Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonraki uygulamada, 317/2 ve 319. maddeler uyarınca ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliği üzerine iki haftalık süre içinde ıslaha konu kısımlar için zamanaşımı definde bulunulabileceği kabul edilmelidir.
Davalı tarafa ıslah dilekçesinin 29.11.2012 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin ise kanunun öngördüğü süre içerisinde 12.12.2012 havale tarihli dilekçesiyle ıslaha konu edilen tutarlar bakımından zamanaşımı definde bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece ıslaha konu edilen tutarlar bakımından ileri sürülen zamanaşımı defi dikkate alınmaksızın hüküm kurulması isabetsizdir.
Mahkemenin kabul şekli bakımından da fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili ücretlerinin uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Mahkemece hüküm altına alına ulusal bayram genel tatil ücretinden hakkaniyet indirimi yapılmaması hatalı olmuştur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/3911, K. 2013/9858, 27 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama