KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/3991 E., 2013/10658 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2013
Karar Metni
669 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalıların birlikte işlettiği unlu mamuller işyerinde aralıksız çalıştığını, fazla mesai ücretlerinin ödenmemesinden dolayı iş akdini haklı nedenle feshettiğini belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve birtakım işçilik alacaklarını talep etmiştir.
Davalı, davacının devamsızlığı nedeni ile sözleşmeye son verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle davacının sözleşmeyi sonlandırmakta haklı nedeninin olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin hizmet süresi ve hafta tatili ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda mahkemece davacının hizmet süresi 01.12.2006-08.11.2010 tarihleri arasında kesintisiz olarak kabul edilmiştir. Ancak davacının hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde 01.07.2007-01.09.2007 tarihleri arasında 2 ay, 31.10.2007-14.11.2007 tarihleri arası 14 gün olmak üzere 2 ay 14 gün çalışmasının olmadığı anlaşılmaktadır. Davacı tanığı ... da davacının birkaç kez kovulduğunu ve tekrar çağırıldığını beyan etmiştir. Davacı tanığının bu beyanı da çalışmanın kesintisiz olmadığını desteklemektedir. Hal böyle olunca hizmet süresine 2 ay 14 günlük sürenin hesap edilmemesi gerekirken hatalı gerekçe ile çalışmanın kesintisiz olduğunun kabulü isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davacının bu hizmet süresine göre alacaklarını yeniden hesaplattırılarak çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
3-4857 sayılı İş Kanununun 46. maddesinde, işçinin tatil gününden önce aynı kanunun 63. maddesine göre belirlenmiş olan iş günlerinde çalışmış olması koşuluyla, yedi günlük zaman dilimi içinde yirmi dört saat dinlenme hakkının bulunduğu belirtilmiş, işçinin hafta tatili gününde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanacağı da 46. maddenin ikinci fıkrasında hüküm altına alınmıştır.
2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 3. maddesine göre, hafta tatili Pazar günüdür. Bu genel kural mutlak nitelikte olmayıp, hafta tatili izninin Pazar günü dışında da kullandırılması mümkündür.
Hafta tatili gününde çalıştığını iddia eden işçi, norm kuramı uyarınca bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan hafta tatili ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde, işçi hafta tatilinde çalışma yaptığını her türlü delille ispat edebilir.
Hafta tatillerinde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. Hafta tatili çalışmalarının yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
İmzalı ücret bordrolarında hafta tatili ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından daha fazla çalışıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin hafta tatili alacağının bordroda görünenden daha fazla olduğu yönünde bir ihtirazı kaydının bulunması halinde,
hafta tatili çalışmalarının ispatı her türlü delille yapılabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin bordroda yazılı olanın dışında hafta tatillerinde çalışmaların yazılı delille kanıtlaması mümkündür. Hafta tatili ücretlerinin tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt yoksa ödenen tutarın dışında hafta tatili çalışması yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerekir.
Davacı her hafta sonu çalıştığını belirterek hafta tatili alacağını talep etmiştir. Davacı tanıkları hafta sonları sürekli çalıştıklarını, davalı tanıkları ise herkesin haftada 1 gün izin kullandığını belirtmişlerdir. Mahkemece davacı tanık anlatımlarına itibar edilerek davacının her hafta sonu çalışması nedeniyle hafta tatili alacağının kabulüne karar verilmiştir. Ancak gerek yapılan işin niteliği gerekse her hafta sonu sürekli çalışmanın hayatın olağan akışına aykırı olacağı ve davalı tanıklarının istikrarlı bir şekilde haftada 1 gün izin kullanıldığı yönündeki beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının hafta tatilini kullandığı, bu nedenle hafta tatili alacağının reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/3991, K. 2013/10658, 6 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama