KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/4104 E., 2013/10977 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2013
Karar Metni
444 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Bakanlık vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentdin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili davacının davalı bakanlığın asıl işverenliğinde son alt işveren olarak diğer davalı nezdinde çalışırken iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, ödenmeyen alacaklarının bulunduğunu iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Bakanlık vekili bakanlığın asıl işveren olmayıp ihale makamı olduğunu, bakanlığa husumet yöneltilemeyeceğini, kaldı ki davacının işi kendisinin terkettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili davaya cevap vermemiştir.
Mahkeme tarafından davacının davalı bakanlığın asıl işverenliğinde son alt işveren olarak davalı şirket nezdinde çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, bilirkişi raporunda belirlenen alacaklarının bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili davacının 07/10/2003 tarihinden itibaren davalı bakanlıktan ihale ile iş alan şirketler nezdinde çalıştığını iddia etmiştir. Davalı bakanlık vekili davacının 2008 yılından itibaren çalıştığını savunmuştur.
Davacı tanıkları davacının iddiasını doğrular yönde beyanda bulunmuşlardır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda tanık beyanlarına itibar edilerek davacının 7/10/2003-31/12/2010 tarihleri arasında 7 yıl 2 ay 24 gün çalıştığı kabul edilmiştir.
Dosyada bulunan hizmet cetvelinde davacının 7/10/2003 tarihinden itibaren girişli çıkışlı olmak üzere değişik sicilli işyerlerinde çalıştığı görünmektedir. Bu işyerlerinden 2008 Ekimn ayından öncekilerin davalı bakanlıktan ihale ile temizlik işi alan alt işverenlere ait olup olmadığı konusunda araştırma yapılmamıştır. Bu itibarla hizmet cetvelinde görünen işyerlerinin davalı bakanlığın alt işverenleri olup olmadığı SGK'dan gerekli belgeler ve lüzumu halinde bakanlıktan anılan dönemi kapsayan hizmet alım sözleşmeleri getirtilerek araştırılmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Ayrıca davacı yararına son alt işveren nezdinde iken kullandığı 20 günün mahsubu ile 90 gün üzerinden yıllık izin ücreti hüküm altına alınmıştır. 7 yıl gibi uzun bir süre çalışan işçinin hiç izin kullanmadan çalışması hayatın olağan akışına aykırı olduğundan davacının çalıştığı alt işverenlerden yıllık izin belgeleri getirtilmeli, diğer deliller ile birlikte değerlendirilerek alacak hakkında bir karar verilmelidir.
Kabule göre de; Davalı bakanlık harçtan muaf olduğu halde davacının peşin yatırdığı harcın yargılama giderlerine eklenerek davalı bakanlıktan diğer davalı ile birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmesi,
Kıdem tazminatının ıslah ile arttırılan kısmına talep aşılarak fesih tarihinden itibaren faiz işletilmesi,
Davacının 100,00 TL fazla mesai ücret talebi reddedildiğine göre AAÜT'nin 12/2.maddesine göre davalı bakanlık açısından hüküm altına alınması gereken avukatlık ücreti 100,00 TL olması gerekirken 12,00 TL avukatlık ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.
O halde davalı bakanlık vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/4104, K. 2013/10977, 11 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama