KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/4261 E., 2013/10742 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2013
Karar Metni
251 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, işçilik ücretlerinin ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesinin davacı işçi tarafındna haklı nedenle feshedildiğini,fesih sınrası işçilik alacaklarının tahsili bakımından icra takibi başlattıklarını,davalı tarafın takibe itiraz ederek takibin durmasına sebep olduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesini feshetmesinin haklı bir nedeni bulunmadığını,davacının davalı şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İşçilik alacaklarıyla ilgili olarak yapılmış olan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında yargılama ve icra inkar tazminatına karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
İcra inkar tazminatına karar verilebilmesi için alacağın belirli ya da belirlenebilir olması gerekir.Ancak, hak tartışmalı ise icra inkar tazminatına hükmedilemez (Yargıtay HGK. 4.3.2009 gün 2009/ 9-57 E, 2009/ 110 K). Dosya kapsamına göre dava konusu alacaklara hak kazanma durumu yargılama sonucu belirlenmiştir.Bu haliyle alacak likit değildir.Davacının icra inkar tazminatına dair talebinin reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/4261, K. 2013/10742, 10 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama