KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/4537 E., 2013/2065 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2013
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, davalı şirkete ait araçta 01/07/2010-15/09/2010 tarihleri arasında kaptan şoför olarak çalıştığını, iş akdine işverence önelsiz olarak son verildiğini, 1.500 TL. ücretle çalışmak üzere anlaştığını, her gün 16-17 saat çalıştığını, takoğraf kayıtları ve otogar giriş çıkış kayıtlarından bu durumun sabit olduğunu belirterek, fazla mesai ve hafta tatili alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; davacının davalı şirkette çalıştığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, 34 ... 48 plakalı aracın Niğde Turizm Petrol Ür.Oto.Ziraat İnş.San.ve Tic.Ltd.Şti.'ne ait olduğunu, bu şirket ile davalı şirket arasında Niğde Noterliğinde düzenlenen 15/02/2008 tarihli taşıt sözleşmesinde, sözleşmenin 25/02/2004 tarih ve 25384 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Karayolu Taşıma Yönetmeliğine uygun olarak imzalandığını, sözleşmenin 7.maddesine göre sözleşme yapılan taşıtın şoför ve yardımcılarının maaşlarından taşıt sahibinin sorumlu olduğunu, dolayısıyla davacının çalışmasından davalı şirketin sorumlu olmadığını, davanın husumetten reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı ile dava dışı şirket arasındaki mevcut taşıt sözleşmesi karşısında davalı şirketin davacının talep ettiği işçilik alacaklarından sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
2013/4537-2065 S.2
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
2918 sayılı Yasanın "Tanımlar" başlıklı ikinci bölümünde aracın uzun süreli kiralama gibi hallerde kiracının, başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu iddia edilirse bu kimsenin işleten sayılacağı bildirilmiştir. Somut olayda davacı davalı şirkete taşıt sözleşmesi kapsamında teslim edilen otobüste kaptan şoför olarak çalışmıştır.
Taşıt Sözleşmesin de davacının şöförlüğünü yaptığı aracın bir bedel karşılığı kullanımının davalı şirkete verildiği, araçta çalışanların ücretlerinin araç sahibi tarafından ödeneceği, şöförün talimatlara uymak zorunda olduğu ve özel bir işe gidemeyeceği kararlaştırılmıştır. Dinlenen tanık beyanından davacının çalışması sırasında emir ve talimatların davalı şirketin baş şöförü tarafından verildiği davacı ile davalı arasında işçi işveren ilişkisinin olduğu ve davalının işleten (istihdam eden) sıfatının bulunduğu anlaşılmaktadır. Sözleşmede araçta çalışanların ücretlerinin araç sahibi tarafından ödeneceğine ilişkin hüküm davalı şirket ile aracı kiraya veren şirket arasında bağlayıcı olup davalı şirketin bu sözleşme hükmüne dayanarak dava dışı araç sahibi şirkete rücu imkanı bulunmaktadır.
Mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken davanın husumetten reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/4537, K. 2013/2065, 4 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama