KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/4845 E., 2013/11151 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2013
Karar Metni
525 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle 19.10,2009 tarihinde sözleşmeyi feshettiğini belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, 19.10.2009 tarihinde feshin yapıldığının açık bir şekilde bildirilmediğini, 20-21-22.10.2009 tarihinde devamsızlık yaptığını bu nedenle sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının fazla mesailerinin ödenmemesi ve sigorta primlerinin eksik ödenmesi nedeniyle sözleşmeyi haklı nedenle feshetme hakkının olduğu, kıdem tazminatına hak kazandığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir
Taraflar arasında davacı işçinin fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil çalışması yapıp yapmadığı uyuşmazlık konusudur.
Fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil çalışması yaptığını ispat yükü işçiye, çalışma olgusunun ispatlanması halinde ücretlerinin ödendiğini ispat yükü ise işverene düşmektedir.
Fazla çalışmanın ve ulusal bayram genel tatil çalışmasın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalarda bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil çalışması ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil çalışması alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir.
Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil çalışması yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda davacı davalı işyerinde teknik servis yönetmeni olarak 01.07.2003-19.10.2009 tarihleri arasında 6 yıl 3 ay süreyle çalışmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hafta içi 08.00-20.00 arası çalışmanın ve her yıl 8 gün ulusal bayram ve genel tatil çalışmasının olduğu kabul edilmiştir. Bu kabullerde davacı tanık anlatımlarına itibar edilmiştir. Ancak davacı tanıkları davacının tüm çalışma dönemini bilmemektedir.
Davacı tanığı ... davalı işyerinde 04.03.2009-07.10.2009 tarihleri arasında ve ... ise 15.01.2009-31.01.2010 tarihleri arasında çalıştıklarından bilebilecekleri dönem 15.01.2009-31.01.2010 tarihleri arasıdır. Bu dönemin dışındaki dönem çalışma şekli ve şartları davacı tarafça ispatlanamamıştır. Mahkemece davacının tüm dönem çalışmasının bu şekilde kabulü hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; davacının fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil alacağı hesaplaması yaparken davacı tanık anlatımlarına çalıştıkları dönem olan 15.01.2009-31.01.2010 tarihleri arasında geçerli olmak üzere itibar etmek, diğer dönem çalışmalarının ise davalı tanık beyanlarına göre hesaplamaktır. Bu hususlar değerlendirilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/4845, K. 2013/11151, 13 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama