KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/5013 E., 2013/12098 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2013
Karar Metni
489 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, 15/10/1993 tarihinden sözleşmenin haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiği 23/11/2009 tarihine kadar davalı işverenlik emrinde asgari ücret, barınma ve elektrik-su parası karşılığında kapıcı olarak çalıştığını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, genel tatil, hafta tatili ve ücret alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, söz konusu kapıcılık akdinin davacı ile değil, davacının eşi ... ile 15/10/1995 tarihinde imzalanmış olup ...'in özensiz davranışları nedeniyle apartman sakinlerinin toplantı yaparak karar alması üzerine iş akdinin haklı olarak feshedildiğini ve bu feshin ...'e 28/10/2009 tarih ve 27323 yevmiye nolu ihtarname ile bildirilmiş olduğunu, davacı ile davalı arasında herhangi bir hizmet akdi ilişkisinin söz konusu olmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının eşinin ... Bakanlığı ... Dairesi Başkanlığı'nda görev yaptığı nazara alındığında, kapıcılık hizmetinin fiilen davacı tarafından yerine getirildiği, davacı ile davalı arasında bu şekilde hizmet akdi bulunduğunun kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kapıcı ile binanın sahibi ya da kat malikleri kurulu arasında yapılmış olan iş sözleşmesinin tam süreli ya da kısmî süreli olarak yürürlüğe konulması mümkündür. Özellikle bağımsız bölüm sayısının az ve eklentiler ile ortak alanların da yoğun bir iş hacmini gerektirmeyecek durumda olduğu hallerde, kapıcının günlük yedi buçuk saat ve haftalık kırk beş saat olağan mesaiye göre daha az sürelerle çalıştırılması imkân dahilindedir. Kısmî süreli iş sözleşmesi yazılı olarak yapılmamış ise, işyerinin özelliği ve işin niteliğine göre çalışma olgusunun kanıtlanması mümkündür.
Somut olayda, davacı asgari ücret, barınma ve elektrik-su parası karşılığında kapıcı olarak çalıştığını ileri sürmüştür. Davalı savunmasında davacı ile davalı arasında herhangi bir hizmet akdi ilişkisinin söz konusu olmadığını belirtmiştir. Mahkemece davacı ile davalı arasında hizmet akdi bulunduğu, yapılan işe göre haftada 7,5 saat kısmi çalışma kabul edilmiştir.
22 daireden ibaret olan apartmanda kapıcı olarak çalışan işçinin tüm dosya kapsamı ve özellikle tanık beyanlarına göre çöp toplama ve merdiven temizliği gibi temizlik işleri ile uğraştığı sabittir.
Mahkemece yapılan işe göre haftada 7,5 saatlik kısmi çalışma yapıldığının kabulü doğru olmakla beraber, davacının eşinin 15.11.1995 tarihli el yazısı ile yazılı kapıcı dairesinde oturma karşılığında tüm işleri ücretsiz yapmayı taahhüt ettiğine ilişkin belge davacının eşi adına kesilmiş apartman gider makbuzları, davacının eşinin işyeri durum bildirim formunda davacının çalışmadığının bildirilmiş olması karşısında davacının eşinin kapıcılık hizmetini yaptığı, davacının eylemlerinin ise kapıcılık hizmetini ifa eden dava dışı eşine yardım niteliğinde olduğu,
davacının eşinin haftalık 7,5 saatlik sürede apartman işlerini bitirebileceği gözetilmeden davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/5013, K. 2013/12098, 27 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama