KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/5127 E., 2013/17506 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
628 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı temizlik işçisi olarak sürekli taşeronlarda çalıştığını, 24.12.2009 tarihinde işe başlatılmadığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı İstanbul Ulaşım, davacının diğer şirket çalışanı olduğunu belirterek husumet itirazında bulunmuş ve davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... İnş. Ltd.Şirketi ise usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi vermemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir
Taraflar arasında davacı işçinin fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil çalışması yapıp yapmadığı uyuşmazlık konusudur.
Fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil çalışması yaptığını ispat yükü işçiye, çalışma olgusunun ispatlanması halinde ücretlerinin ödendiğini ispat yükü ise işverene aittir.
Fazla çalışmanın ve ulusal bayram genel tatil çalışmasın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalarda bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil çalışması ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil çalışması alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir.
Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil çalışması yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda mahkemece davacının tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı ve karşılığının ödenmediği tespit edilerek davacının ulusal bayram ve genel tatil alacağının kabulüne karar verilmiştir. Ancak mahkemece ulusal bayram ve genel tatil alacağının kabulünde beyanlarına itibar edilen davacı tanıkları işverene karşı davası olan husumetli kişiler olduğundan beyanlarına itibar edilmemesi gerekirdi.
Ayrıca davacı tanığı ...’nin Yargıtay 22. Hukuk Dairesi temyiz denetiminden geçen benzer nitelikteki işçilik alacağı davasında ilk derece mahkemesi davacının ulusal bayram ve genel tatil alacağı talebini ispatlanamadığından reddine karar vermiş ve söz konusu karar davacı tarafça temyiz edilmemiştir. Hal böyle olunca ispat yükü üzerinde olan davacı taraf ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ispatlayamamıştır.
Bu nedenle mahkemece davacının ulusal bayram ve genel tatil alacağının reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca davacı, işyerinde 07.00-15.30 arası çalışma olduğunu ancak son 1.5 ayda 08.00-18.00 arası çalışma yapıldığını belirterek fazla mesai alacağı talebinde bulunmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davacı tanık anlatımlarına itibar edilerek talep gibi son 1,5 ayda çalışma yapıldığı ve hafta da 9 saat fazla mesai alacağı olduğunu kabul edilmiştir.
Her ne kadar mahkeme bu hesaplamayı davacı tanık beyanlarına göre yapmışsa da davacı tanık beyanlarında hiçbir şekilde bu yönde bir beyan bulunmamaktadır. Kaldı ki beyanlarına itibar edilen davacı tanıklarının işverene karşı açmış oldukları işçilik alacağı davaları bulunduğundan beyanlarına itibar edilmemesi gerekirdi.
Bu nedenle fazla mesai alacağına ilişkin olarak ispat yükü üzerinde olan davacı taraf alacağını ispat edemediğinden talebinin reddedilmesi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/5127, K. 2013/17506, 25 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama