KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/5281 E., 2013/16240 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2013
Karar Metni
605 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı işyerinde İç Mimarlık bölümünde proföser olarak çalıştığını, 07.10.2009 tarihinde emekli olmak istediğini, ancak olumsuz yanıt verildiğini bunun üzerine 21.12.2009 tarihinde ise ek ders ücretinin , fazla mesainin, yıllık izin ücretinin yatırılmaması ve işe giriş tarihinden 2004 yılının 5. ayına kadar sigorta primlerinin yatırılmadığı için sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini bildirdiğini, buna da cevap verilmediği için 28.12.2009 tarihinde sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini, fesih işleminden sonra ek ders ücretinin ödendiğini belirterek kıdem tazminatı, ve bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının 07.10.2009 tarihinde emekli olabilmek için dilekçe verdiğini ancak kabul edilmediğini, işi bırakmasının asıl nedeninin Çukurova Üniversitesi ile anlaşmış ve oradan Prof. unvanı ile daha yüksek maaşla emekli olmak istemesi olduğunu, davacı kendisi için YÖK. tarafından kadro açıldığını ve kadronun tekrar YÖK’e iade edilmemesi için 08.01.2010 tarihine kadar ilişiğinin kesilmesi gerektiğini 15.12.2009 tarihli ihtarnamede belirttiğini, bu ihtarname ile iş akdinin feshedildiğini, daha sonra işçilik alacaklarının ödenmemesini neden göstererek haklı nedenle fesih işlemini yaptığını, bu fesih bildiriminde belirtilen nedenlerin esas itibariyle gerçek olmadığını ve 15.12.2009 tarihinde sözleşme zaten feshedildiğinden hükümsüz kaldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yıllık ücretli izin alacağının ödenmemesi nedeniyle, davacının fesih sebebinin haklı olduğu ve kıdem tazminatına hak kazandığı, yıllık izin alacağının ise fesih tarihi olan 31.12.2009 tarihinden sonra 04.01.2010 tarihinde ödenmiş olması nedeniyle yıllık izin alacağı talebinin reddine, kıdem tazminatı alacağının ise kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda davacı 15.12.2009 tarihli davalı işverene gönderdiği ihtarnamede, kendisine YÖK tarafından kadro açıldığını, kadronun tekrar YÖK’e iade edilmemesi ve Emekli Sandığından doğmuş ve doğacak emeklilik haklarının zarara uğramaması için üniversitenin birinci yarıyıl dönemi bitimi olan 08.01.2010 tarihinde ilişiğinin kesilmesi gerekeceğini, sözleşmeyi 08.01.2010 tarihi itibariyle belirtilen sebeple feshedeceğini ve bu tarih itibariyle SGK nezdinde ilişiğinin de kesilmesini talep etmiştir.
Davacı daha sonra gönderdiği 21.12.2009 tarihli noter ihtarında ise ek ders ücretlerinin, fazla mesai alacaklarının ve yıllık izin alacaklarının ödenmemesi nedeniyle sözleşmeyi haklı nedenle sona erdirdiğini belirterek kıdem tazminatı ve bazı işçilik alacaklarını talep etmiştir. Davacı 28.12.2009 tarihli ihtarnamede 21.12.2009 tarihli ihtarnamede belirttiği taleplerini yenilemiştir.
Yapılan yargılama neticesinde davacının fazla mesai alacağının ispatlanamadığından ve yıllık izin alacağının ise dava açıldıktan sonra ödenmiş olması nedeniyle bu taleplerinin reddine, yıllık izin alacağının ödenmemesi nedeniyle de sözleşmeyi haklı nedenle feshetmiş olduğundan kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Her ne kadar mahkemece davacının haklı nedenle iş sözleşmesi sonlandırdığı ve kıdem tazminatına hak kazandığı kabul edilmişse de, davacı iş sözleşmesini ilk ihtarnamesi olan 15.12.2009 tarihli ihtarname ile sonlandırmıştır. Bu ihtarnamesinde hiçbir şekilde haklı nedenle iş sözleşmesini sonlandırdığından bahsetmemiştir. Bu dilekçesi istifa dilekçesi hükmündedir ve karşı tarafa ulaşmakla bütün sonuçlarını doğurur. İstifa eden işçi kıdem tazminatına hak kazanamaz.
Davacı bu ihtarnamesi ile iş sözleşmesini sona erdirmiştir. Daha sonra gönderilen haklı nedenle fesih bildirimleri ise yok hükmündedir. Mahkemece açıklanan bu nedenlerle davacının kıdem tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Kabul şekli bakımından da yıllık iznin kullandırılması işverenin yönetim hakkı kapsamındadır. Yıllık izin hakkı ancak iş akdi sonlandıktan sonra alacağa dönüşür ve hakedilen yıllık iznin karşılığının ödetilmesi istenebilir. Davacı yıllık izinlerini kullanmak istediği halde işverence kullandırılmadığını iddia ve ispat da etmediğine göre hakedilen yıllık izin hakkının karşılığının ödenmemiş olmasının işçiye haklı fesih hakkı vermeyeceği düşünülmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması da doğru olmamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/5281, K. 2013/16240, 3 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama