KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/5517 E., 2013/17452 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı hak kazandığı halde işveren tarafından ödenmeyen kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ve ücret alacaklarının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 10. 09. 2012 tarihli bilirkişi raporunun (A) seçeneği hükme esas alınmak suretiyle, kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret alacağının, ayrıca 1.239.00 TL yıllık izin ücreti alacağının;1.600.00 TL’lik kısmının dava tarihinden itibaren, bakiyesinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık hüküm fıkrasında izin ücreti yönünden fazladan hüküm kurulup kurulmadığı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda bilirkişi raporunda yapılan hesaplama ile davalı tarafından izin ücreti için yapılan ödeme düşüldükten sonra bakiye 1.239,00 TL izin ücreti tespit edilmesine karşın hüküm fıkrasında “1.239.00 TL yıllık izin ücreti alacağının; 1.600.00 TL’lik kısmının dava tarihinden itibaren, bakiyesinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte,” davalıdan alınmasına karar verilmiş olması ayrıca dava dilekçesinde talep edilen izin ücreti 1600,00 TL olması sebebi ile, hesaplanan 1239,00 TL olduğundan 361,00 TL fazla talebin reddine, bu miktar üzerinden davalı yararına avukatlık ücreti verilmesine ve yargılama giderinin reddedilen miktar gözetilerek paylaştırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/5517, K. 2013/17452, 25 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama