KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/5520 E., 2013/17453 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı 1991 yılı 10. ayından işten çıkarıldığı 06/06/2011 tarihine kadar davalının, kum ocağı olarak işletilen işyerinde önceleri normal statüde işçi olarak, 2004 yılından, işten çıkarıldığı tarihe kadar ise şantiye şefi olarak çalıştığını, hileli bir şekilde işten çıkarıldığını belirterek, kıdem ve ihbar tazminatı ile işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili şirketin 1998 yılında açıldığını, 2001 yılında aktif olarak faaliyete başladığını fakat olumsuz koşullar sebebiyle kapatılmak zorunda kalındığını, davacının 01/06/2004 tarihinde şirkette sigortalı görünmeye ve maaş almaya başladığını ve fakat şirketin aslında 2005 yılından itibaren aktif olarak aralıksız çalışmaya başladığını, davacının 06/06/2011 - 20/06/2011 tarihlerinde izin almaksızın ve haklı bir mazerete dayanmaksızın işe gelmemesi sebebiyle iş akdinin haklı sebeple tazminatsız olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davacının İşyerinde 19 Yıl 7 Ay 5 gün hizmeti bulunduğu, iş akdinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiği, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai, yıllık izin, genel tatil ücreti alacakları hakkının bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık davacının hizmet süresinin tespiti noktasında toplanmamaktadır.
Somut olayda davacının hizmet süresinin tereddüde yer bırakılmadan belirlenebilmesi için, öncelikle davacının çalıştığını iddia ettiği dönemde SGK hizmet cetvelinde gözüken farklı işyeri numaraları olan işyerlerine ilişkin kayıtlar getirtilip, davalı işyeri ile ilgili olup olmadığı belirlenmeden, dosya içerisinde yer alan Asliye Ceza Mahkemesi tutanaklarında yer alan davacı tarafından verilen ifade dikkate alınarak tanıkların bu ifade doğrultusunda beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeden, davacının askerlik yapıp yapmadığı ilgili kurumlardan sorulmak sureti ile araştırılmadan, İl Özel İdaresinden ve belediyeden davalının hangi tarihten itibaren kum ocağı çalıştırdığı sorulmadan, ruhsatı varsa istenmeden karar verilmesi hatalıdır.
Mahkemece yukarıda açıklanan araştırma ve inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre hizmet süresi belirlenip alacakların bu süre esas alınarak hesaplanması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme sonucu karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/5520, K. 2013/17453, 25 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama