KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/552 E., 2013/20907 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2013
Karar Metni
810 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin süresinde olduğu anlaşılmış ise de duruşma masrafları yatırılmadığından duruşma isteminin reddine, dosyanın duruşmasız olarak incelenmesine karar verildi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 110 ada 638 parsel sayılı 1.893.441,29 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kadim kulanıma dayanılarak mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle, 110 ada 241 parsel sayılı 1.542.201,03 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak niteliğiyle davalı Hazine adına, 110 ada 296 parsel sayılı 8550,32 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davacı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ... dava konusu 110 ada 241 parsel sayılı taşınmazın bir bölümüne, davacı ... da dava konusu 110 ada 241 parsel sayılı taşınmaz ile 638 parsel sayılı taşınmazın bir bölümüne yönelik ayrı ayrı satın almaya, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır.
Mahkemece dava dosyaları birleştirilmek suretiyle yapılan yargılama sonunda davacı ...'un davasının reddine, davacı ...'ın ise dava konusu 110 ada 296 parsel sayılı taşınmaza yönelik davasının hukuki yarar yokluğundan reddine, taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline, 110 ada 241 ve 638 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davasının ise kabulüne, dava konusu 110 ada 241 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından hazırlanan 14/8/2012 havale tarihli rapor ve eki haritada (A), (B), (C) (F) ve (H) harfi ile işaretli sırasıyla 534,50 m2, 361 m2, 196 m2, 1422,49 m2 ve 1792,98 m2 yüzölçümündeki bölümler ile,
dava konusu 110 ada 638 parsel sayılı taşınmazın aynı rapor ve eki haritada (K) ve (M) harfleri ile işaretli sırasıyla 942,49 m2 ve 1754,48 m2 yüzölçümlerindeki bölümlerin davacı ... adına, 110 ada 241 parsel sayılı taşınmazın geriye kalan 1.537.894,03 m2 yüzölçümündeki bölümün tespit gibi davalı Hazine adına, tapuya tesciline, 110 ada 638 parsel sayılı taşınmazın geriye kalan 1.890.744,03 m2 bölümün ise mera niteliği ile sınırlandırılmak ./.
suretiyle özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine ile davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava ve temyiz konusu 110 ada 241 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından hazırlanan 27/6/2008 havale tarihli rapor ve eki haritada (A) harfi ile işaretli 1250,90 m2 yüzölçümündeki bölümü üzerinde davacı ...'un ekonomik amacına uygun ve iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliğinin bulunmadığı yine 110 ada 241 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından hazırlanan 14/8/2012 havale tarihli rapor ve eki haritada (A), (B), (C) (F) ve (H) harfi ile işaretli sırasıyla 534,50 m2, 361 m2, 196 m2,
1422,49 m2 ve 1792,98 m2 yüzölçümündeki bölümleri üzerinde tespit tarihinde davacı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı ... ile davalı Hazine'nin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, alınması gereken 24,30 TL harcın davacı ...'dan alınmasına,
2-Dava ve temyize konu 110 ada 638 parsel sayılı taşınmaz ilgili temyiz itirazlarına gelince; mahkemece dava ve temyize konu 110 ada 638 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 14/8/2012 havale tarihli rapor ve eki haritada (K) ve (M) harfleri ile işaretli sırasıyla 942,49 m2 ve 1754,48 m2 yüzölçümlerindeki bölümlerinin geleneksel biçimde kullanılagelen kamu malı niteliğinde mera olmadığı, tespit gününde adına tescile karar verilen zilyet davacı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen koşulların gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Gerçekten kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, yargılama sırasında da taraflar bir kayıt ve belgeye dayanmamışlardır. Dava ve temyize konu taşınmaz bölümünün sınırında 110 ada 638 sayılı eylemli mera parselinin bulunduğu, taşınmazın 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü uyarınca mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edildiği belirlenmiştir. Çekişmeli taşınmaz bölümü ile sınırındaki dava ve temyize konu olmayan mera parseli arasında ayırıcı unsur olarak doğal ya da yapay bir sınır yeri bulunmamaktadır. Kaldı ki, bu nitelikteki taşınmazlar üzerindeki dere, tepe, hendek, çukur gibi doğal ve yapay sınır yerlerinin bulunması da mümkündür.
Hal böyle olunca dava ve temyize konu taşınmaz bölümünün sınırlarını oluşturan 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü uyarınca mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilen meraya el atılarak kazanıldığının ve onun bir bölümünü oluşturduğunun kabulü gerekir.
Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz.
Öte yandan objektif nitelikteki eylemli duruma aykırı düşen bilirkişi ve tanık sözlerine de değer verilemez. Hal böyle olunca ziraatçi bilirkişinin taşınmazın mera olmadığı yolundaki raporunun da yasal bir dayanağı bulunmadığının kabulü gerekir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/552, K. 2013/20907, 4 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama