KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/5579 E., 2013/13617 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 2 Eylül 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
464 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalıya tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, müvekkilinin 22/04/2004-13/04/2010 tarihleri arasında beton santral operasyon memuru olarak çalıştığını, sözleşmesinin haksız feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile ulusal ... genel tatil çalışması ile fazla mesai alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı kıdem ve ihbar tazminatının fesihte ödendiğini, sözleşmenin 4.maddesi gereği ücret içerisinde hafta tatilleri, çalışılan genel tatil çalışmaları ile fazla çalışmaların dahil olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece alınan her iki bilirkişi raporunda da genel tatil alacağı hesaplaması yapılmadığı halde 2.184,08 TL ulusal ... genel tatil alacağına hükmedilmesi isabetsiz olmuştur.
Ayrıca fazla çalışmanın hesaplanması konusunda uyuşmazlık söz konusudur. Bilirkişiler fazla çalışma hesabında çıplak ücreti ayrıştırmak suretiyle doğru bir hesaplama yoluna gitmişlerse de yapılan hesaplamada açık hatalar mevcuttur. Bilindiği üzere fazla çalışma ücreti çıplak ücret üzerinden hesaplanır.
Fazla çalışma ücretinin yılda 270 saatinin (tam veya eksik) ücrete dahil olduğu sözleşmelerde fazla çalışma ücretin içine dahil olduğundan ücret ayrıştırması yapılmadan yapılacak hesaplamada çıplak ücret üzerinden hesaplama ilkesi ihlal edileceği gibi, ücretin içinde ödenmesi kararlaştırılan kısım mükerrer olarak ödenmiş olacağından davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açılacaktır.
Bu durumda ücretin ayrıştırılması ve saat ücretinin tespiti ile aradaki fark saatlerinin belirlenecek çıplak ücret üzerinden yapılması son derece önem arzeder.
Ücrete aylık 22,5 saat(yılda 270 saat fazla çalışma) dahil olduğundan hesaplamada 22,5 saatin 1 saate denk gelen karşılığını bulmak için (22,5 saat ücretin %50 artırılmış saat ücretinde) 22,5x%50=33,75 saatlik ücret aylık ücretin içindedir diyebiliriz.
Bir aylık ücretin saate denk gelen kısmı bulunurken önce 30 güne sonra günlük 7,5 saate böldüğümüzden aylık ücret 30x7,5=225 saat çalışmanın karşılığıdır. Bilirkişilerce bu hesabın 4 hafta ve 180 saat üzerinden yapılması hatalıdır. Sözleşmede 270 saat ücrete dahil olduğundan aylık ücret 225+33,75 olmak üzere 258,75 saatin karşılığıdır. ... saatin bulunmasında aylık ücretin 258,75 TL ye bölünmesi ile saat ücreti bulunabilir. Bilirkişilerin 202,5 saat üzerinden yaptıkları hesaplama hatalı sonuç vererek davalı aleyhine sonuçlara yol açacaktır.
Mahkemece davalının belirttiği dosya da getirilip birlikte incelenerek yukarıda izah edildiği şekilde hesaplama yapılarak alacağın belirlenmesi gerekirken hatalı hesaplama içeren rapor doğrultusunda belirlenen alacağa hükmedilmesi hatalıdır.
3-13.10.2010 tarihli ibraname ile davacıya 3159,21 TL ihbar tazminatı ödemesi yapılmıştır. Bilirkişi net ihbar tazminatı tutarını 2159,21 TL olarak hesaplamış ve Mahkemece aradaki fark olan 49,39 TL’nin tahsiline karar verilmiştir. İhbar tazminatı ibraname ile ödendiğinden, ödenen miktar yönünden açık bir oransızlık yok iken fark ihbar tazminatı alacağına hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/5579, K. 2013/13617, 2 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama