KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/5678 E., 2013/14126 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
457 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine
2-Davacı, davalı işyerinde loder operatörü olarak çalıştığını, iş akdini davalı tarafından haksız olarak sonlandırıldığından bahisle ödenmeyen işçilik alacaklarının ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının iş akdinin devamsızlık nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini ve alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının iş akdinin devamsızlık nedeniyle haklı nedenle sona erdirildiğini kabul ederek davacının kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddine, fazla mesai ve diğer işçilik alacakları talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir.
Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda, davacının sadece yaz ayları olan Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında fazla mesai yaptığının kabulü ile hesaplama yapılmıştır. Ancak dosyaya sunulan 2010 yılı bordrolarının incelenmesinde Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında fazla mesai ücreti tahakkukunun yapıldığı ve banka ekstrelerinden de bu bordrolarla örtüşen meblağların davacının banka hesabına yatırıldığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında davacının bu aylara yönelik daha fazla mesai yapıldığı iddiasını yazılı delile ispatlaması gerekirken sadece tanık beyanlarına dayanılarak yeniden fazla mesai ücreti tahakkuku hatalı olup bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/5678, K. 2013/14126, 9 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama