KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/61 E., 2013/4632 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2013
Karar Metni
686 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 257 parsel sayılı 512125,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir. İtirazı komisyonca reddedilen davacı Hazine vergi kaydının gayri sabit sınırlı olduğunu, davalılar adına kayıt miktarından fazla yer tespit edildiğini öne sürerek dava açmıştır.
Mahkemece oluşturulan hüküm ve dilekçe üzerindeki havale tarihine göre karar tarihinden sonra ... ve arkadaşı taşınmazın bir bölümüne yönelik kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılma dilekçesi vermişlerdir.
Mahkemece davacı Hazine'nin davasının kısmen, katılan davacı ... ... ve arkadaşlarının davasının ise kabulüne, uzman bilirkişi rapor ve haritasında (C) harfi ile gösterilen 90500,00 m2 yüzölçümündeki bölümün ... evlatları ... ve arkadaşları adına payları oranında, (E) harfi ile gösterilen 140000,00 m2 yüzölçümündeki bölümün davalı ... ve paydaşları adına tespitteki payları oranında, (D) harfi ile gösterilen 279500,00 m2 yüzölçümündeki bölümün ise davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyize konu 257 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişinin rapor ve haritasında (E) harfi ile işaretli 140000,00 m2 yüzölçümündeki bölümü üzerinde davalı ... ve paydaşları yararına, (C) harfi ile işaretli 90500,00 m2 yüzölçümündeki bölümü üzerinde ise müdahiller ... ve arkadaşları yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir.
2013/61-2013/4632 S/2
Mahkemece dava dosyasına ilişkin olarak 16.04.1993 tarihli duruşmada karar verilmiş, oluşturulan gerekçeli hükümde de karar tarihi olarak 16.04.1993 günü gösterilmiştir. Yine 16.04.1993 tarihli celse tutanağı incelendiğinde içeriğinde davaya katıldıkları belirtilen ... ve arkadaşlarının harçlandırılmış katılma dilekçesi sunduklarından söz edilmemiştir.
Nitekim dosya kapsamında 30.04.1993 tarihli ... ve ... imzasını taşıyan müdahale dilekçesi var olup anılan dilekçenin havale tarihi olarak 30.04.1993 günü gösterilmiştir. Bu hususlar nazara alındığında mahkemenin hüküm tarihinde adlarına tescil kararı verilen ... ve diğerlerinin davaya katılma taleplerini içeren usulüne göre düzenlenip harçlandırılmış bir katılma dilekçesi bulunmamaktadır. Bir başka deyişle hüküm tarihi itibari ile dosyada herhangi bir katılma talebi yoktur.
Buna rağmen mahkemece 16.04.1993 tarihli kararla hüküm tarihi itibari ile talebi bulunmayan ... ve arkadaşları lehine hüküm oluşturularak taleple bağlılık ilkesine aykırı davranılmıştır.
Bu husustan ayrı olarak dosya kapsamında mahkemenin hükmüne esas alınan (E) harfi ile gösterilen 140000,00 m2 ve (D) harfi ile gösterilen 279500,00 m2 yüzölçümümdeki taşınmaz bölümlerini gösteren uzman fen bilirkişi rapor haritası dahi bulunamadığından mahkeme kararının değerlendirilmesi mümkün olmamıştır.
O halde, sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davaya hüküm tarihinden sonra dilekçe sunarak katılma istemlerini dile getiren ve dilekçede imzaları bulunan ... ve ... adına davaya katılma harçlarını yatırmaları için gerektiğinde ihtaratlı davetiye tebliğ edilmeli, kendileri veya mirasçıları duruşmaya geldikleri takdirde ... terekesi adına tescil isteminde bulunup bulunmadıkları açıklattırılmalı, yine sağlıklı bir denetim için katılma dilekçesi sunan kişilerin miras bırakanı olduğu belirtilen ...'un verasete esas açık nüfus kayıtları getirtilmeli,
ayrıca mahkemece hükme esas alınan uzman fen bilirkişinin (E) harfi ile gösterilen 140000,00 m2 ve (D) harfi ile gösterilen 279500,00 m2 yüzölçümümdeki taşınmaz bölümlerini gösteren rapor ve haritası aslı ya da var ise davanın taraflarında bulunan bir örneği dosyaya getirtilmeli,daha sonra davanın dayanağını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmüne göre davaya katılma talebinde bulunan taraf ile ortak miras bırakanı ölmüş ise ortak miras bırakanın varsa,
dava dışı mirasçılarının onaylı nüfus kayıt örnekleri ilgili Nüfus Müdürlüğünden getirtilerek kimlikleri bu yolla sağlıklı biçimde belirlenip ilgililer adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden salt kazandırıcı ./..
2013/61-2013/4632 S/3
zamanaşımı zilyetliğiyle başkaca taşınmaz mal tesbit yada tescil edilip edilmediği, Kadastro, Tapu Sicil ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/61, K. 2013/4632, 26 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama