KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/7636 E., 2013/14103 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2013
Karar Metni
466 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara,hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili,davacının 01.09.2008-28.09.2009 tarihleri arasında davalı işyerinde muhasebeci olarak yatılı kalarak 08.30-22.00,23,00 saatleri arasında çalıştığını, haftada 1 gün izinli olduğunu ve hafta tatili izinlerini biriktirerek kullandığını, 09.09.2009 tarihinden itibaren 10 gün raporlu olduğunu, rapor süresinin bitimi ... bayramı arefe gününe denk geldiği için muayene olamadığını ve raporunu uzatamadığını,
bayramdan sonra da doktorunun Ankara'da olması sebebiyle bir kaç gün beklediğini,bu durumu yöneticilerine bildirerek raporsuz günlerinin alacağı olan izin sürelerine sayılmasını rica etmesine rağmen kabul edilmeyerek iş akdinin haksız ve kasıtlı olarak feshedildiğini,ihtar çekmesine rağmen haklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile kötüniyet tazminatı ve fazla çalışma ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının 09.09.2009-18.09.2009 tarihleri arasında istirahatli olduğunu, bu tarihten sonra işe başlamayarak 23.09.2009-28.09.2009 tarihleri arasında işverenden izin almaksızın ve bilgi vermeksizin ardı ardına 4 iş günü devamsızlık yaptığını, bu durumun tutanağa bağlanarak çekilen ihtarnameye rağmen davacının mazeretini belgelemediğini, devamsızlığının devamı üzerine 07.10.2009 tarihinde iş akdinin bildirimsiz ve tazminatsız haklı nedenle feshedildiğini ,davacının fazla çalışmasının da olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı işçinin fazla mesai çalışması yapıp yapmadığı noktasında toplanmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir.İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir.İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda; Davacı tanığı ... haftanın 6 günü sabah saat 08.00-08.30 arası işe başlayıp gece en az 21.00'a kadar çalışıldığını,bu süreç içerisinde 15'er dakika öğle ve akşam yemeği arasının olduğunu,bu şekilde çok ağır şartlarda çalıştıklarını,hatta bazen çalışmanın 23.00'a bazen gece saat 01.00'a kadar uzadığını beyan etmiştir.
Davalı işyerinde ,muhasebe görevlisi olarak çalıştığını beyan eden davalı tanığı ... ve diğer davalı tanıkları ise 08.00-17.00 saatleri arasında çalıştıklarını beyan etmişlerdir.
Davalıya ait işyeri otel olup davacı muhasebe görevlisi olduğundan 22.00-23.00 saatlerine kadar çalışması hayatın olağan akışına aykırıdır.Ayrıca davacı tanığının davalı iş yerindeki görevinin ne olduğu da belli değildir. Taraf tanıklarının beyanları, yapılan işin niteliği birlikte değerlendirildiğinde davacı fazla çalışma yaptığını ispat edememiştir.Mahkemece fazla çalışma ücreti alacağı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünden hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/7636, K. 2013/14103, 9 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama