KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/7883 E., 2013/15576 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla)
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
472 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, 01.07.1988-30.05.2004 tarihleri arasında koruma bekçisi olarak görev yaptığını, 28 aylık ücretinin ödenmediğini, işten ayrılmasında davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek, kıdem ve kötüniyet tazminatı ile ücret alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının bekçi olarak çalıştığını, Nisan 2004 tarihinde görevini haksız olarak terk ettiğini, 22.06.2004 tarihli toplantıda davacının görevine son verildiğini, davacı ile aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi olmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, ücretleri zamanında ödenmeyen işçinin iş akdini feshetmekte haklı olduğu ve kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısman kabulüne karar verilmiştir.
HMK'nun 326.maddesinde davada her iki taraftan birinin kısmen haklı çıkması halinde mahkemenin yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağı bildirilmiştir.
Yargılama giderlerinden sayılan ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323 üncü, Avukatlık Kanunu’nun 169 uncu ve Avukatlık Ücret Tarifesinin 1 inci maddelerinde düzenlenen, ancak müstakil bir varlığı olmayan ve ait olduğu davanın konusunu teşkil eden hak ve alacağa sıkı sıkıya bağlı bulunan avukatlık ücretinin, davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi gerekir.
Zira, haksız davranışta bulunan bir kimsenin, bu haksız davranışının bütün sonuçlarından sorumlu tutulması, hukukun genel kurallarındandır. Konuya ilişkin 6100 sayılı Yasanın 329 uncu maddesinin birinci fıkrası bu ilkeye dayanmaktadır. Değinilen Yasanın 330 uncu maddesi uyarınca, avukatlık ücretine yönelik hüküm fıkrasının taraf lehine kurulması gerekir.
Kural olarak, davada haklı çıkan taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise, avukatlık ücreti diğer yargılama giderleri gibi haksız çıkan taraftan alınarak haklı çıkan tarafa verilir. Her iki tarafın kısmen haklı kısmen haksız çıkması durumunda, her iki taraf ayrı ayrı avukatlık ücretinden sorumlu tutulacak, avukatlık ücreti kabul edilen miktara göre davacı yararına, reddedilen miktara göre ise davalı yararına hüküm altına alınacaktır.
Davacının kötüniyet tazminatı talebi reddedildiği halde davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmemesi ayrıca yargılama giderlerinin taraflar arasında haklılık oranına göre paylaştırılmaması hatalı olup, bozma sebebi ise de bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK.nun 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/7883, K. 2013/15576, 26 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama