KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/7919 E., 2013/16239 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2013
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü.
Davacı, davalının sözleşmesinin 19.07.2010 tarihinde ihbar tazminatı ödenerek feshedildiğini, davalının okula ait bilgileri bilgisayarına kopyaladığı, 11.08.2010 tarihinde ise davalının M.E.B. ve Ç.S.G.B.’na gönderdiği mailde okul hakkında soruşturma açılmasına neden olduğunu ileri sürerek sadakat ve özen borcuna aykırı davranması nedeni ile şirketi zarara uğratmasından kaynaklı tazminat talebinde bulunmuştur.
Davalı, bilgisayarında kayıtlı olan her şeyin eğitim materyali olduğu, hiçbir şekilde yasadışı belgenin olmadığını, 12 saat çalışması gerekirken 27 saat çalıştırıldığını, kurumlara vermiş olduğu tüm dilekçelerin haklarını ve alacaklarını almak için verildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir
Mahkemece, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre davacının iddiasını ispatlayamamış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin görevli olup olmadığı noktasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davanın yasal dayanağı 5521 Sayılı Yasa'nın 1 inci maddesidir. Anılan madde de; İşçiyle işveren veya işveren vekili arasında iş aktinden veya İş Kanunu'na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının İş Mahkemelerinde çözümleneceği bildirilmiştir. Maddede belirtildiği üzere, İş Mahkemesinin görevli olması için şu iki unsurun birlikte gerçekleşmesi koşuldur. a) Uyuşmazlığın tarafları işçi ve işveren ya da işveren vekili olmalıdır.
Uyuşmazlık İş Sözleşmesinden veya İş Kanunu'ndan kaynaklanmalıdır.
Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup, dava şartı olduğundan mahkemece kendiğilinden dikkate alınmalıdır. Mahkemenin görevini belirlerken taraflar arasındaki uyuşmazlığın hangi hukuki sebebe dayandığına bakmak gerekir.
Somut olayda davacının iş sözleşmesi 19.07.2010 tarihinde sona ermiştir. Davacı davalı işçisinden sadakat ve özen borcuna aykırı davranması nedeni ile şirketi zarara uğratmasından kaynaklı tazminat talebinde bulunmuştur. Söz konusu isnat edilen eylemlerin tarihine bakıldığında 10.08.2010 tarihinde Milli Eğitim Müdürlüğüne, 12.08.2010 tarihinde ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına dilekçeler verilerek şikayet hakkı kullanılmıştır.
Söz konusu eylemler davacının iş sözleşmesi feshedildikten sonraki tarihlere isabet etmektedir. Hal böyle olunca görev hususunun kamu düzenini ilgilendiren ve resen gözetilmesi gereken bir husus olduğu dikkate alındığında, taraflar arasında iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra cereyan eden olaylar nedeniyle davacı tazminat talebinde bulunduğundan bu davada artık iş mahkemesi görevli değildir.
Mahkemece davaya bakmaya İş Mahkemesi değil genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan görevsizlik kararı vermesi gerekirken davaya iş mahkemesi sıfatıyla bakılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/7919, K. 2013/16239, 3 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama