KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/9077 E., 2013/19000 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla
- Dava Türü
- Sendika Üyelik Aidatı İstemi
Karar Metni
658 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... adına Belediye Başkanı ... Hamarat tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı, işveren Belediyenin sendika adına kestiği aidatları 2821 sayılı Yasa'nın 61 nci maddesine nazaran “…kesildikleri tarihlerden itibaren bir ay içinde...” sendikaya ödemediği gibi taraflarından gönderilen 21.03.2007 tarihli ihtarnameye rağmen de ödemediğini, belirterek aidat alacaklarının ait oldukları (kesildikleri) aylardan bir ay sonra başlayacak tarihten itibaren en yüksek işletme kredisi faizi ile tahsiline karar verilmesini İstemiştir.
Davalı cevap dilekçesi vermemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 61.maddesi uyarınca açılmış bulunan sendika üyelik aidat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Sendikalar Kanunu'nun 61. maddesinin birinci fıkrasında: "İşyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesini tarafı olan işçi sendikasının, toplu iş sözleşmesi yapılmamışsa veya sona ermişse yetki alan işçi sendikasının yazılı talebi ve
aidatı kesilecek sendika üyesi işçilerin listesini vermesi üzerine, işveren sendika tüzüğü uyarınca üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını ve Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu gereğince sendikaya ödenmesi gerekli dayanışma aidatını, işçilere yapacağı ücret ödemesinden kesmeye ve kestiği aidatın nevini belirterek tutarını ilgili sendikaya göndermeye mecburdur." Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise,
"Yukarıdaki fıkra gereğince sendika tüzüğüne uygun olarak kesilmesi istenen aidatı kesmeyen işveren ilgili sendikaya karşı kesmediği veya kesmesine rağmen bir ay içinde ilgili kuruluşa göndermediği miktar tutarınca genel hükümlere göre sorumlu olduktan başka aidatı sendikaya verinceye kadar bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faizi ödemek zorundadır" denilmektedir.
O halde; 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 61/1. maddesine göre bir işyerinde veya işletmede toplu iş sözleşmesi yapmak için 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca yetki belgesi alan işçi sendikası, yetki belgesine konu işyeri veya işletmede çalışan üyesi işçilerin listesini, sendika tüzüğüne göre üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını ve sendikanın banka hesap numarasını işverene bildirmesi ve bu listeye göre üyelik aidatını kesilmesini ve sendikanın banka hesabına yatırmasını istemesi gerekir.
Borçlar Kanunu'nun "Borçlunun temerrüdü" başlıklı 101. maddesinin birinci fıkrasında "Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur." İkinci fıkrasında ise "Borcun ifa edileceği gün müttefikan tayin edilmiş veya muhafaza edilen bir hakka istinaden iki taraftan birisi bunu usulen ihbarda bulunmak suretiyle tespit etmiş ise, mücerret bu günün hitamı ile borçlu mütemerrit olur. " hükümleri yer almaktadır.
Toplu İş Sözleşmelerinde kesilen aidatın ne zaman sendikaya yatırılacağı hususu düzenlenmiş ise ayrıca ihtara gerek kalmadan bu tarihlerden itibaren faize karar verilmeli, düzenlenmemiş ise taraf sendikanın işvereni temerrüde düşürmesi gerekir. Dava tarihinden önce sendika tarafından işverenin temerrüde düşürülmesi söz konusu değil ise dava ve ıslah tarihi temerrüt tarihini oluşturmaktadır.
Dosya kapsamından; taraflar arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmeleri dosyaya getirtilmediğinden, sendika ile işveren arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmelerinde aidatlarının ne şekilde ve hangi sürede sendika adına yatırılacağına dair düzenleme olup olmadığı anlaşılmamak- tadır. Bundan başka sendikanın toplu iş sözleşmesi
dönemlerinde yasa ve toplu iş sözleşmeleri uyarınca üyesi olan işçilerin listesi ve banka hesap numarasını ve aidat miktarını belirten yazıyı davalı işverene gönderip göndermediği de anlaşılmamaktadır. Öncelikle mahkemece bu hususlar araştırılmalı, Toplu İş Sözleşmeleri dosyaya getirtilmelidir. Şayet Toplu İş Sözleşmelerinde düzenleme varsa ve Sendika’nın bu üç bilgiyi birlikte içeren belgeyi davalı işverene gönderdiği tespit edilir ise, Toplu İş Sözleşmesinde belirtilen tarihten itibaren faize karar verilebilecektir. Aksi halde ihtarname tarihine kadar olan alacaklar yönünden bu tarihten, ihtarname tarihinden sonrası için hesap edilen alacaklar yönünden ise dava ve ıslah tarihinden itibaren faize karar verilmelidir.
Öte yandan, hüküm altına alınan aidat alacakları işveren tarafından düzenlenen sendika aidatı kesinti listeleri uyarınca hesaplanmış ise de, 2001, 2002, 2003, 2004, 2005 yıllarına ait kesinti listeleri dosyaya getirtilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi de hatalı olmuştur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/9077, K. 2013/19000, 12 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama