KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/9082 E., 2013/18036 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2013
Karar Metni
586 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı davalı kooperatife ait petrol istasyonunda tanker şoförü olarak çalıştığını, ancak sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı, zamanaşımı savunmasında bulunarak davanın reddini talep etmiştir
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davalı tarafa yemin teklif etme hakkının olduğunun hatırlatılmaması ve davacı işçinin fazla mesai çalışması yapıp yapmadığı uyuşmazlık konusudur.
Hukuk yargılamasında ispat araçlarından olan “Yemin” 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 225 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Yasanın 225'nci maddesine göre, yeminin konusunu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalar teşkil eder. Bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır.
Somut olayda; davalı vekili davacıya ödenen aylık ücrete yapılan fazla çalışmanın dahil olduğu, ayrıca davacıya 1000,00 TL kıdem tazminatı ödendiğini, yemin deliline dayandıkları halde bu konularda yemin verme haklarının kendilerine mahkemece hatırlatılmadığını ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. Davalı kooperatif vekili delil listesinde “yemin” deliline dayandığından davalı yana fazla çalışmanın aylık ücrete dahil olup olmadığı, davacıya davalı tarafından 1000,00 TL kıdem tazminatı ödenip ödenmediği konularında yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
Fazla mesai yaptığını ispat yükü işçiye, çalışma olgusunun ispatlanması halinde ücretlerinin ödendiğini ispat yükü ise işverene düşmektedir.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalarda bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir.
Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Davacı davalı kooperatife ait benzin istasyonunda tanker şoförü olarak çalışmaktadır. Mahkemece davacının 7 gün boyunca 08.00-20.00 arası çalıştığı kabul edilerek fazla mesai alacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak böyle bir çalışma olgusu davacı tarafça ispatlanmış değildir. Hatta davacı tanıkları 2 günde 1 sefere çıktığını belirtmişlerdir.
Yine Karacabey’den gidilen Mudanya-Gemlik arası mesafe dikkate alındığında davacının 08.00-20.00 arası çalışmasının olmayacağı anlaşılmaktadır.
Davacının davalı kooperatif adına çalıştığı anlaşıldığından araç çıkışlarında görev yazısı veya sevk irsaliyesi ve ayrıca petrol ürünleri alınan işyerlerindeki davacının hangi günler petrol ürünü alındığına dair kayıtlar getirtilmek suretiyle davacının petrol ürünü almaya gittiğinde gittiği yerde bekleme yapıp yapmadığı hususu da açıklığa kavuşturularak ve yeminle ilgili usuli işlem yerine getirildikten sonra davacının fazla mesai alacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/9082, K. 2013/18036, 31 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama