KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/9525 E., 2013/9291 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2013
Karar Metni
451 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacıya ödenen aylık ücret ihtilaflıdır.
Davacı vekili davacının davalıya ait market işyerinde 2002 yılının Şubat ayında reyon ve servis elemanı olarak işe başladığını, 2 yıl çalıştıktan sonra 15 ay askere gittiğini, askerlik dönüşü ara vermeden aynı yerde çalışmaya devam ettiğini, 05/02/2010 tarihinde davalı işverenin haksız olarak davacıyı işten çıkardığını, ücretinin 1200,00 TL olduğunu, aldığı paranın bahşişlerle bu miktarı tamamlamaması halinde üstünü işverenin tamamladığını, davacının yıllık izinlerini kullanmadığını, fazla mesai yaptığını, hafta tatilleri ile milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davacının marketin devamlı işçisi olmadığını, hatta marketin işçisi olmadığını, lüks bir sitenin içinde olan marketin önünde bekleyerek alışveriş yapan müşterilerin çantalarını taşıdığını, karşılığında müşterilerin ona bahşiş verdiğini, kaldı ki marketin önünde de sürekli durmadığını, fazla mesai yapmasının da mümkün olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararı davalı yanca temyizi üzerine 9 Hukuk Dairesi'nce kısa kararın yasanın aradığı unsurları taşımaması, usulüne uygun olmaması nedeni ile bozulmuştur.
Bozma kararına uyan mahkeme bozma kararı öncesi delillere göre davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurmuştur.
Davacı vekili davacının fesih tarihindeki net ücretinin 1.200,00 TL olduğunu, bahşişlerle birlikte aylık ücretin 1.200,00 TL'yi bulmaması halinde üstünün işveren tarafından tamamlandığını iddia etmiştir.
Davalı davacının markette işçi olarak çalışmadığını, kaldı ki arızi olarak market müşterilerinin çantasını taşıyarak bahşiş aldığını, kendisine ücret verilmediğini savunmuştur.
Davacı tanıkları davalı iş yerinde çalışan kişiler olmayıp davacı tanıklarından biri davacının ücretinin bahşişlerle birlikte net 1.250,00 TL olduğu yönünde tahminini bildirmiştir.
Davalı tanıklarının beyanları savunmayı teyit eder niteliktedir.
Davacının iddia edilen niteliklerine göre yapılan emsal ücret araştırmalarının cevaplarına göre İTO net 850,00TL, Sosyal İş Sendikası net 1.500,00TL ücret bildirmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise emsal ücretlerin ortalaması alınarak davacının net ücretinin 1.175,00 TL olduğu kabul edilmiş ve buna göre alacaklar hesaplanmıştır.
Yukarıda özetlenen delil durumuna ve dosya kapsamına göre davacının davalı işverenden ayrıca ücret almayıp çalışma şekline göre ücretinin bahşişlerden oluştuğu anlaşılmaktadır. Davacı vekilinin dava dilekçesindeki beyanı da bu kabulü doğrular niteliktedir. Bu itibarla davacının çalışma şekli, kıdemi, işin ve iş yerinin niteliği belirtilmek sureti ile ilgili meslek odalarından ve kuruluşlarından davacının alabileceği bahşişin aylık ne kadar olabileceği araştırılmalı, sonucuna göre işçilik alacakları hesaplanmalıdır. Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
O halde davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/9525, K. 2013/9291, 21 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama