KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/9832 E., 2013/21304 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2013
Karar Metni
485 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 269 ada 4 parsel sayılı 11437,76 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiş, ek beyanname ile aktarılması gereken davanın açılmamış sayılması nedeniyle tapu kaydına dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... askı ilanı süresinde miras yoluyla gelen hakka dayanarak ... terekesi adına dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyize konu 269 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tespit gününden önce tarafların ortak miras bırakanı ... tarafından davalı tarafa tapuda ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile temlik edildiği, murisin amacının bağış olduğu ve temlikin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Dava ve temyize konu 269 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı ...'dan kaldığı ve 1976 tarihinde ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile davalı tarafa tapuda temlik edildiği, 1990 yılında ise davalılardan ...'ın payını davalı ...'a tapuda temlik ettiği, tespite esas alınan 18.12.1990 tarih ve 2 sayılı tapu kaydının taşınmazı kapsadığı yönünde yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın ölüm gününden önce davalı tarafa yaptığı temlikin geçerli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacılar yargılama sırasında taraflar arasında evvelce Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1999/182, sayılı dava dosyası ile dava görüldüğünü bildirmişler mahkemece de belirtilen bu dosya getirtilerek dosyaya alınmıştır.
Davacı tarafın dayanağı olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 24.04.2002 tarih 1999/182-2002/173 E-K.sayılı dava dosyasının incelenmesinde davacıların tarafların ortak miras bırakanı ...'ın mirasçılarından ..., Emine Kaya ve Zöhre Yorulmaz olduğu, davalıların ise eldeki dosyanın davalıları Hasan ve ... oldukları, davanın muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescil davası olup mahkemece davalılar adına temlik edilen 3.3.1976 gün ve 4 sayılı tapu kaydının muvazaa nedeniyle iptaline ve davacılar adına miras payları oranında tapuya tesciline karar verildiği;
hükmün, temyiz incelemesinden geçerek 25.05.2003 tarihinde kesinleştiği ve muris ...'ın davaya konu tapu dışında eldeki davaya konu tapu kaydını da aynı gerekçelerle tapuda temlik ettiğinin anlaşılması üzerine anılan dosyanın davacılarından ... mirasçısı... tarafından eldeki davayı aynı gerekçelerle açtığı anlaşılmıştır. Her ne kadar sözü edilen Asliye Hukuk Mahkemesi ilamı kesin hüküm teşkil etmese bile aynı hukuksal nedeni içerdiğine göre güçlü bir delil niteliğindedir.
Davalı ise davacıların dayandığı bu güçlü delilin aksini aynı güçteki başkaca bir delil ile kanıtlayamamıştır. Hal böyle olunca dava ve temyize konu taşınmazın tarafların ortak murisinden kaldığı ve murisin tapuda yaptığı ölünceye kadar bakma sözleşmesinin muvazaalı olduğunun kabulü zorunludur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/9832, K. 2013/21304, 9 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama