İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2014/13055 K.2014/21111

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Esas2014/13055Karar2014/21111Tarih18 Kasım 2014Okuma5 dk · 1.001 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2014/13055 E., 2014/21111 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Kasım 2014
Mahkemesi
Ankara 12. İş Mahkemesi
Tarihi
27/05/2014
Numarası
2013/911-2014/375
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.001 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

1-Davacı temyizi bakımından;

Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacı vekilinin sunduğu temyiz dilekçesinde yerel mahkemenin Yargıtay bozma ilamı sonrasında yaptığı yargılama sonucu verdiği kararın yeniden hangi nedenlerle bozulması gerektiğine dair temyiz nedenleri bildirilmemiş olması, Dairemizce gerekçeli temyiz dilekçesi sunularak temyiz edilen dosyalarda da temyiz dilekçesinde belirtilen temyiz nedenleriyle bağlı kalınarak temyiz incelemesi yapılıyor olması ve yine mahkeme kararında Dairemizce kamu düzenini ilgilendiren ve re'sen bozma nedeni yapılmasını gerektirecek bir hata bulunmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin bozma isteğinin reddine,

2-Davalı temyizi bakımından;

Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,

3-Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde çalışırken iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının davalı şirket çalışanı olmadığını, dava dışı .................. Limited Şirketi çalışanı olduğunu, davalı şirketin işveren vekili konumunda olduğunu, davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, davacıya ibraname karşılığı kıdem tazminatının ödendiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava dışı ............ Ltd.

Şirketinin, davalı şirketin Suudi Arabistan’da iş yapabilmesi için Suudi Arabistan yasalarına göre kurulmuş bir şirket olduğu, aralarında işveren-işveren vekili ilişkisi bulunmadığı, ancak dosya içerisindeki sözleşmesine göre iş ilişkisinden kaynaklanan ihtilaflarda işveren ve işveren vekilinin birlikte sorumlu olduğu, davalının husumet ve yetki itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 04.04.2013 tarihli ilamı ile özetle, “2-...Somut olayda;

davalı tarafından davacının davalı şirketi ibra ettiği beyan edilerek Türkçe düzenlenen ve miktar içermeyen bir kısım ibranamelerle, yabancı dilde düzenlenen ve miktar içeren ödeme belgeleri sunulmuştur. Hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda yabancı dilde düzenlenen ödeme belgesindeki yabancı cinsten paranın Türk Lirası karşılığı davacının kıdem tazminatı alacağından mahsup edilmiştir. Ancak söz konusu ödemenin neye ilişkin olduğu dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.

Mahkemece yapılması gereken hem Arapça hem de İngilizce bilen konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden yabancı dilde düzenlenen bu belgelerdeki ödemelerin hangi alacağa ilişkin olduğu hususunda denetime elverişli rapor alınarak tarafların ödeme belgelerine ilişkin itirazları hakkında, davalının ödeme savunması ile ilgili belgelerin tümü birlikte değerlendirilerek ve mahkemece tereddüte meydan vermeyecek şekilde değerlendirilme yapılarak mahsup yapılıp yapılmayacağı hususunda sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsizdir.

Öte yandan işçinin iş sözleşmesi feshedilmediği halde çeşitli nedenlerle kıdem tazminatı adı altında yapılan ödemeler avans niteliğinde sayılmalıdır. İşçinin iş sözleşmesinin feshinde kıdem tazminatına hak kazanılması durumunda, işyeri ya da işyerlerinde geçen tüm hizmet sürelerine göre kıdem tazminatı hesaplanmalı, daha önce avans olarak ödenen miktar yasal faiziyle birlikte mahsup edilmelidir. Dairemizin Kararlılık kazanmış olan uygulaması bu doğrultudadır.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıya kıdem tazminatı karşılığında ödeme yapıldığı kabul edilerek mahsup yapılmış ise de söz konusu ödemelerin avans niteliğinde kabul edilerek faizi ile birlikte mahsup edilmesi gerektiğinin düşünülmemeside kabul şekli bakımından hatalı olmuştur.

3-...Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının yemek ve barınma ücreti olarak 200,00 TL hesaplanmıştır. Ancak bu miktar varsayıma dayanmaktadır. Mahkemece davacının fesih tarihinde barınma ve yemek giderinin ne olabileceği Dışişleri Bakanlığı vasıtasıyla ilgili ülkelerin büyükelçiliğine sorulup gerçek rakamın tespiti ile kıdem ve ihbar tazminatına esas giydirilmiş ücretin belirlenmesi gerekmekte olup eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.

4-...Somut olayda; davacı 24.03.1980-20.02.1981, 08.12.1982-04.07.1984, 06.04.2000-28.10.2000, 19.02.2003- 31.12.2003, 10.03.2004-19.07.2007 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını ileri sürmüştür. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının iddiası doğrultusunda davacının belirtilen tarihlerin toplamı olan 7 yıl 5 ay 5 gün çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılmış ise de davalının cevap dilekçesinde zamanaşımı def’inde bulunduğu,

davacının 04.07.1984 tarihindeki çalışmasından sonra davalı işyerinde tekrar 06.04.2000 tarihinde çalışmaya başladığı gözetildiğinde davacının 04.07.1984 tarihinden önceki çalışma dönemine ilişkin taleplerinin zamanaşımına uğradığı gözetilmeksizin yazılı şekilde tüm çalışma sürelerinin toplamı ile tespit edilen süre üzerinden davacının alacaklarının hesaplanması hatalıdır.” gerekçeleri ile bozulmuştur.

Mahkeme bozma kararına uymuş, yapılan ödemelere ilişkin banka hesap kayıtlarının getirtilmesi bakımından davalı vekiline kesin süre vermiş, verilen kesin süre içinde davalı vekilinin banka hesaplarına ilişkin bilgi vermemesi üzerine, hizmet süresine ilişkin ek hesap raporu almış ve davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.

Öncelikle belirtilmelidir ki; 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça vurgulandığı üzere;

Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, mahkeme yönünden; bozma kararında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, kararda açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar. Bu hukuki aşama “usulü kazanılmış hak” olarak adlandırılır. Bu hukuki kurum mahkemeye; hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esaslar ve yerine getirilmesi istenilen hususlar kapsamında, yargılama usulünün, davanın sürüncemede kalmaması ve en az maliyetle bir an önce bitirilmesi amacına yönelik “usûl ekonomisi ilkesi” çerçevesindeki hükümleri ışığında, uyulan bozma kararı gereğinin yerine, tam olarak getirilmemesi gerekçesiyle ikinci kez “BOZULMASINA” sebebiyet vermeyecek şekilde, özenle işlem yapmak ve hüküm kurmak zorunluluğunu getirir.

Uzun yıllardan beri Yargıtay'ın kökleşmiş, sapma göstermeyen uygulamaları ve öğretide benimsenen usulü kazanılmış hak müessesesi, usul hukukunun dayandığı vazgeçilmez ana temellerinden biridir.

Somut olayda; mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen bozma ilamının 2 numaralı bendi uyarınca yabancı dilde hazırlanan ödeme belgeleri ile ilgili bilirkişi incelemesi yaptırılıp ödeme savunması değerlendirilmediği gibi, avans olarak ödendiği kabul edilen miktarların faizi ile birlikte mahsubu konusunda hiçbir işlem yapılmamış, giydirilmiş ücrete eklenen yemek ve barınma gideri ile ilgili araştırma yapılmamıştır. Mahkemenin başka dosyalardaki o dosyalara özgü yapılan bozmaları dikkate alarak sadece banka hesap kayıtlarının celbi bakımından işlem yapmakla yetinip hükmüne uyduğu bozmanın gereklerini yerine getirmemesi hatalı olmuştur.

Yapılacak iş, hükmüne uyulan bozma ilamının gereklerini eksiksiz olarak yerine getirmek, gerekirse ek hesap raporu aldıktan sonra tüm delilleri birlikte değerlendirerek usuli kazanılmış hakları ihlal etmeden çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.

O halde davalı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, temyiz harcı davacıdan peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 18/11/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2014/13055, K. 2014/21111, 18 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/13055
Karar No
2014/21111
Tarih
18 Kasım 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2014/13056 K.2014/23944
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2014/13056 K.2014/21107
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2014/13057 K.2014/27147
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2014/13057 K.2014/18151
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2014/13057 K.2014/21108
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2014/13058 K.2014/23945

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.