KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2014/1398 E., 2014/4504 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2014
Karar Metni
641 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen direnme kararının Yargıtayca incelenmesi süresi içinde davalı vekili tarafından istenilmekle, Dairemizin 6352 sayılı Kanun'un 40.maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun Geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde çalışırken iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, açtığı işe iade davasının kabul edildiğini, temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğini, davalı işverenin davacıyı işe başlatmasına rağmen görünürde işe başlatılmışsa da görevine uygun bir oda, müdür masası, telefon, bilgisayar vb. gibi olanaklar sunulmadığı gibi herhangi bir görev de verilmediğini, ayrıca ilk çalışma döneminde aylık net ücreti 1.167,00 TL olmasına karşın 2010/Nisan ayı için 17 günlük çalışma karşılığı 380,48 TL, Mayıs ayı içinde 644,00 TL ücret banka hesabına yatırılıp aylığın kalan kısmı ödenmediğini,
böylece fiilen işten ayrılmaya zorladığını, bunun üzerine 14/06/2010 tarihli ihtarnameyle aynı tarih itibariyle iş akdini feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile işe başlatmama tazminatı ve bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının işe iade davasında verilen karara istinaden 14/04/2010 da aynı şart ve koşullarda Bakırköy Bölge Müdürlüğünde eski işi olan idari işler ve satın alma müdürü pozisyonunda işe başlatıldığını, ancak davacının 14/06/2010 tarihli ihtarnameyle iş akdini haksız olarak feshettiğini, kendi isteğiyle istifa ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar dairemizin 10/06/2013 gün ve 2013/3667 Esas, 2013/10916 Karar sayılı kararı ile “...Somut olayda, davacının davalı işveren nezdinde çalışırken iş akdinin feshedildiği, açılan işe iade davası sonrasında İstanbul 4.iş Mahkemesini 2008/730 Esas ve 2009/60 Karar sayılı ilamı ile yazılı fesih bildirimi olmaması nedeniyle işe iadesine karar verildiği, kararın 9 HD tarafından onanarak 15.2.2010 tarihinde kesinleşmesi üzerine, davacı yasal süresi içinde işe başlamak için başvurduğu,
işverence de 14.4.2010 tarihinde işe başlatıldığının sabit olduğu davacının işe başlatıldığı Bakırköy Bölge Müdürlüğünde İdari işler Müdürlüğü görevini ifa ettiği sırada, önceden mahkemenin de kabulünde olduğu üzere 1.667,00TL ücret almakta iken, işe iade sonrasında ücretinin ve sigorta primlerinin asgari ücretten yatırıldığı, bu nedenle davacının iş akdini feshetmekte haklı nedenlerinin bulunduğu, ancak davacının 14.4.2010 tarihinde işe başladığı,
iş ilişkisinin yeniden kurulduğu gerçeği karşısında işe başlatmama tazminatının talep edilmesi yasal olarak mümkün olmadığı mahkemece, davacının işe başlatmama tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğu” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, “..İşe iade kararının kesinleşmesi üzerinde işçinin 10 gün içinde işverene başvurmak zorunda olduğu, işvereninde işçiyi 1 ay içinde işe başlatması zorunluluğu bulunduğu İşverenin, işe başlatmama tazminatı ödememek için görünürde işçiyi işe iade etmesi, ancak işe iade konusunda samimi olmaması, gerçek bir işe başlatma olarak kabul edilemeyeceği, işçinin sözleşmesinin feshedildiği şartlarda işe başlatılmaması halinde gerçek bir işe iade iradesi sözkonusu olmayacağı, Gerçekten de bunun aksinin kabul edilmesi halinde her işverenin kaybettiği dava üzerine,
işçiyi işe iade etmiş gibi yapabilecek ve böylece işe başlatmama tazminatından kurtulacağı, somut olayda da işçi ancak işe başladıktan sonra işverenin gerçekte işe başlatma konusunda samimi olmadığını, fesihten önceki anlaşma koşullarını sağlamadığını görebildiği, dolayısıyla işçinin esasen işe başlatılmadığı yeni iş akdinin kurulmadığı, işverenin, işçinin işe başlatmama tazminatını ödememek için işe başlatmış gibi yaptığı, işçinin fesih öncesi koşullarda çalıştırılmadığının ihtilaf konusu olmadığı,
davacının ancak işleyen sürede davalının kendisini işe başlatmama iradesinde olduğunu tespit edince, işe iade kararının sonuçlarından da faydalanmak üzere işten ayrıldığı, bu nedenlerle Yargıtay 7.Hukuk Dairesi 'nin bozma ilamının yanılgıya dayandığı "gerekçesiyle bozma öncesi kararda direnilmesine karar verilmiştir.
Davacı işçi şeklen işe başlatılsa da, aynı şartlarda işe başlatılmadığı için aslında işe başlatılmadığından mahkemece işe başlatmama tazminatının hüküm altına alınması yerindedir.
AŞ
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2014/1398, K. 2014/4504, 25 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama