KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2014/1583 E., 2014/16029 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2014
- Mahkemesi
- Halfeti Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 25/09/2008
- Numarası
- 2007/8-2008/168
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan G.. K.. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı.Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de hükümden sonra gerçekleşen olgular nedeniyle verilen hüküm usul hükümlerine aykırı düşmüştür.
Aidiyet tespiti davaları kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat yönünden derdest ortaklığın giderilmesi davası ya da kamulaştırma işlemi bulunmadığı takdirde bu dava görülemez. Kural olarak, öğretide ve yerleşik Yargıtay uygulamasında bu tür davalar yönünden eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki bir yararın bulunmadığı kabul edilmiştir.
Bu hukuksal olguların ışığı altında duraksamasız belirtmek gerekirse hukuki yarar dava koşuludur ve davanın her aşamasında mevcut olması gerekir.
Somut olaya gelince; toplanan delillerden dava konusu muhdesatların üzerinde yer aldığı 106,306,493 ve 531 parsel sayılı taşınmazlar hakkında taraflar arasında Halfeti Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen ortaklığın giderilmesi davasının sonuçlandığı, taşınmazlardaki ortaklığın satış sureti ile giderilmesine karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin 01.11.2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Şu halde başlangıçta var olan hukuki yararın temyiz aşamasında ortadan kalktığının kabulü gerekir. Bu durumda davacı tarafın taşınmazdaki muhdesat nedeniyle eda nitelikli sebepsiz zenginleşme davası açabileceği kuşkusuzdur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2014/1583, K. 2014/16029, 10 Temmuz 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama