KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2014/4667 E., 2014/10047 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Düzce İş Mahkemesi
- Tarihi
- 24/12/2013
- Numarası
- 2007/185-2013/897
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, iş sözleşmesinin davalı işverence haklı sebebe bir dayanmaksızın fesih edildiğini ileri sürerek, bazı işçilik alacaklarının hüküm altına alımasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının işvereni olan Okul-Aile Birliği 14.6.1973 tarihli 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 5257 sayılı Kanunla değişik 16. Maddesine göre hazırlanan Milli Eğitim Bakanlığı Okul- Aile Birliği Yönetmeliğine göre kurulmuştur.
Somut olayda ihtilafın çözümlenmesi için Okul-Aile Birliklerinin tüzel kişiliklerinin bulunup bulunmadığının tartışılması gerekir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 47. Maddesinde tüzel kişiliğin tanımı şu şekilde yapılmıştır. " Başlı başına bir varlığı olmak üzere örgütlenmiş kişi toplulukları ve belli bir amaca özgülenmiş olan bağımsız mal toplulukları, kendileri ile ilgili özel hükümleri uyarınca tüzel kişilik kazanırlar"
Türk Medeni Kanunu'nun açık hükmünden hareket edildiğinde Milli Eğitim Bakanlığı Okul- Aile Birliği Yönetmeliğinde Birliğin Özel Hukuk Tüzel Kişiliği veya Kamu Tüzel Kişiliği olduğu yönünde bir hüküm bulunmadığından örgütlenmiş bir kişi toplululuğu olmalarına rağmen Okul-Aile Birliklerinin tüzel kişiliklerinin bulunmadığının, bu durumda tüzel kişiliği bulunmayan Okul-Aile Birliklerinin yasal temsilcisinin Milli Eğitim Bakanlığı olduğunun kabulü gerekir.
Yapılacak iş, davacının tevcihte hata yaptığı kabul edilerek davanın Milli Eğitim Bakanlığı'na yöneltilmesi sağlanmak ve davanın esasına girilerek karar vermektir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın husumetten reddine karar verilmiş olması isabetsiz olup bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2014/4667, K. 2014/10047, 7 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama