İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2014/6137 K.2014/17901

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Esas2014/6137Karar2014/17901Tarih24 Eylül 2014Okuma7 dk · 1.310 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2014/6137 E., 2014/17901 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Eylül 2014
Mahkemesi
Antalya 4. İş Mahkemesi
Tarihi
20/02/2014
Numarası
2012/73-2014/57
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.310 kelime·7 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Davacı, davalı şirkette 23.03.2010 tarihinde akdedilen iş sözleşmesi ile maaş + prim sistemi ile çalışmaya başladığını, Antalya ....

Noterliğinin 16.12.2011 tarihli ihtarnamesi ile fazla mesai ve diğer ücretlerin ödenmemesi sebebiyle 4857 sayılı İş Kanunun 24/11-e bendi uyarınca sözleşmesini feshettiğini bildirdiğini, taraflar arasındaki iş sözleşmesi uyarınca 09.00 - 17.00 saatleri arasında çalışması gerekirken her gün 3 saat fazla çalıştırıldığını, akşam saat 19.00-20.00'den önce işyerinden ayrılamadığını, hafta sonu, resmi ve dini tatillerde çalıştırıldığını ancak yine bu çalışmalarının karşılığı hak etmiş olduğu fazla mesai ücretini alamadığını, iş ile ilgili tüm mail yazışmalarının işyerindeki bilgisayardan yapılabildiğini,

sunulan mail yazışmalarının 17.00’den çok sonra işten çıktığını gösterdiğini, sadece 2-3 ay için fazla mesai ücreti ödemesi yapıldığını, ödenen fazla mesai ücretlerinin gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir.

Davalı, davacının prim sistemine göre müşteri temsilcisi olarak çalıştığını, davacının mesaisinin %90'ının işin niteliği gereği sahada gerçekleştiğini, davacının iş bitimi sonrasında evine gittiğini, işe giriş çıkış saatini kendisinin belirleyebildiğini, davacının iş dönüşü şirkete uğramadığı zamanlarda yazışmalara mail ortamında cevap verebildiğini, mail çıktılarının delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, Mart 2010 ayı haricinde her ay fazla mesai ücreti ödendiğini, yapılan fazla mesailerin ücret bordrolarına yansıtılarak banka hesabına yatırılarak ödendiğini, ihtirazı kayıt olmadığını,

ayrıca belli hedeflerin gerçekleştirilmesi kaydıyla ödenen prim usulüne göre çalıştığını, ödenen aylık normal ücret, fazla mesai - hafta tatili ve genel tatil ücretlerine ilaveten satış primi ve ödül altın aldığını, haftalık 45 saati aşan bütün çalışma karşılığının ödendiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, genel olarak iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatını ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erdirildiğini ispat külfetinin davalı işverende olduğu, ancak davacı işçinin fazla mesai ve diğer ücretlerinin ödenmediğinden bahisle iş sözleşmesini fesih ettiğini iddia ettiğine göre ispat külfetinin davacı işçiye geçtiği, ücret ve ücret niteliğindeki alacakların ödendiğinin işverenlikçe yazılı belge ile yıllık iznin kullandırıldığı ya da karşılığının ödendiğinin imzalı izin defterleri veya eşdeğer belgeler ile kanıtlaması gerektiği,

ispat külfeti altındaki davacının ulusal bayram genel tatil günlerinde çalıştığını, fazla çalışma yaptığını tanık beyanları, dosya kapsamı ve işin niteliğine nazaran kanıtlayamadığı, dosyanın incelenmesinde her ay değişen miktarlarda fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti tahakkuk ettirilerek banka hesabına ödendiği, herhangi bir ihtirazi kaydın da ileri sürülmediğinin anlaşıldığı, bu durumda daha fazla çalışıldığı iddiasının yazılı belge ile kanıtlanması gerektiği, davacı tarafça bu nitelikte bilgi belge sunulmadığı, öte yandan davacının satış temsilcisi olup maaş dışında prim aldığı,

bu primin davacı tanığı Kadir'in beyanına göre ayda 600-700 TL civarında olduğu, davacının prim alacağı ile ilgili bir talebi bulunmadığı da gözetildiğinde, prim ile karşılanmayan fazla çalışma ücretinin varlığını kanıtlayamadığının da değerlendirildiği, böylece davacının fesih tarihinde ödenmemiş ücret ve ücret niteliğinde alacağının bulunduğunu kanıtlayamadığından yıllık izin ücreti dışındaki alacaklar yönünden davanın reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.

Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.

Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.

İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir.

Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.

Satış temsilcilerinin fazla çalışma yapıp yapmadıkları hususu, günlük faaliyet planları ile iş çizelgeleri de dikkate alınarak belirlenmelidir. Genelde belli hedeflerin gerçekleşmesine bağlı olarak prim karşılığı çalışan bu işçiler yönünden prim ödemelerinin fazla çalışmayı karşılayıp karşılamadığı araştırılmalıdır. İşçiye ödenen satış priminin fazla çalışmaların karşılığında ödenmesi gereken ücretleri tam olarak karşılamaması halinde aradaki farkın işçiye ödenmesi gerekir.

İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir. Fazla çalışmaların aylık ücret içinde ödendiğinin öngörülmesi ve buna uygun ödeme yapılması halinde, yıllık 270 saatlik fazla çalışma süresinin ispatlanan fazla çalışmalardan indirilmesi gerekir. İşçiye her ay ödenen ücret içinde fazla çalışmaların bir kısmının yer aldığı taraflarca kabul edildiğine göre 270 saatin 12 aya bölünmesi sonucu belirlenen 22.5 saat, her ay için kanıtlanan fazla çalışma süresinden indirilmelidir. İşçinin fazla çalışmasının kanıtlanamadığı veya çalışmaların karşılığının tam olarak ödendiği aylar için böyle bir indirime gidilmez.

Günlük çalışma süresinin onbir saati aşamayacağı Kanunda emredici şekilde düzenlendiğine göre, bu süreyi aşan çalışmaların denkleştirmeye tabi tutulamayacağı, zamlı ücret ödemesi veya serbest zaman kullanımının söz konusu olacağı kabul edilmelidir.

Fazla çalışma yönünden diğer bir yasal sınırlama da, İş Kanununun 41 inci maddesindeki, fazla çalışma süresinin toplamının bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamayacağı şeklindeki hükümdür. Ancak bu sınırlamaya rağmen işçinin daha fazla çalıştırılması halinde, bu çalışmalarının karşılığı olan fazla mesai ücretinin de ödenmesi gerektiği açıktır. Yasadaki sınırlama esasen işçiyi korumaya yöneliktir.

Fazla çalışmanın belirlenmesinde, 4857 sayılı Yasanın 68 inci maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin de dikkate alınması gerekir.

Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Yapılacak indirim, işçinin çalışma şekline ve işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla çalışma miktarına göre taktir edilmelidir. Hakkın özünü ortadan kaldıracak şekilde bir indirime gidilmemelidir.

Somut olayda; davacı davalıya gönderdiği ihtarname ile fazla mesai ve diğer ücret alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş akdini haklı nedenle feshettiğini bildirmiştir. Davacıya ait ücret bordroları incelendiğinde davacıya işe girdiği ilk ay dışında fazla mesai ücreti tahakkuk ettirildiği ve banka kanalıyla ödendiği görülmektedir. Davacının satış temsilcisi olarak maaş + prim sistemi ile çalıştığı dosya kapsamı ile sabittir.

Davacıya işverence her ay fazla mesai ücreti ödenmesi karşısında davacının fazla mesai yaptığı davalının kabulündedir. Mahkemece ödemelerin banka kayıtları ile uyumlu olması ve davacının prim karşılığında ödenmeyen fazla mesai alacağı olduğunu yazılı delille ispat edememesi nedeniyle davacının fazla mesai ve kıdem tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili davacının davalı şirkete ait kullandığı araçlarda GPS araç takip sistemi olduğunu, davalının çalışanlarını bu sistemle takip ettiğini ileri sürmüş, GPS kayıtlarının veya GPS şirketinin isminin verilmesi suretiyle belirtilen kayıtların getirtilmesini, ayrıca satış temsilcilerinin işyeri mail sistemine işyeri dışından ulaşmasının mümkün olmaması nedeniyle davacının mail kayıtlarına göre fazla mesai yaptığını ispat ettiğini beyan etmiştir.

Davalı tarafça GPS araç takip sistemi kayıtları sunulmamış, mail sistemine dışarıdan ulaşılabildiğini savunmuştur.

Mahkemece davalı şirketten araç takip sistemi ile ilgili kayıtları sunması veya GPS şirketinin isim ve adresini vermesi istenmeli, verilmediği takdirde mahkemece bu alanda faaliyet gösteren GPS şirketlerinden bu husus sorulmalı, ayrıca davalı işyeri mail sistemi üzerinde inceleme yapılarak satış temsilcisi olan işçilerin işyeri dışından sisteme ulaşıp ulaşamayacağı belirlenmelidir.

Davacının iş sözleşmesinde fazla mesai ücretinin ücrete dahil olduğu belirtilmekle davacının yılda 270 saati aşan çalışması olup olmadığı toplanacak delillere göre belirlenmeli, davacının fazla mesai ve buna bağlı olarak davacının kıdem tazminatı alacağı hakkında tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmelidir. Yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 24/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2014/6137, K. 2014/17901, 24 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/6137
Karar No
2014/17901
Tarih
24 Eylül 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2014/6138 K.2014/21950
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2014/6138 K.2014/14608
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2014/6139 K.2014/9620
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2014/6144 K.2014/9599
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2014/6148 K.2014/10504
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/6150 K.2014/5908

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.