İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2014/7633 K.2014/16129

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Esas2014/7633Karar2014/16129Tarih10 Temmuz 2014Okuma8 dk · 1.566 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2014/7633 E., 2014/16129 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Temmuz 2014
Mahkemesi
Bursa 8. İş Mahkemesi
Tarihi
21/01/2014
Numarası
2012/177-2014/40
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.566 kelime·8 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Davacılar, davalı tarafça Bursa 2.İcra Müdürlüğünün 2012/8908 E. sayılı dosyası ile kendileri aleyhine kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, davalı ile aralarında hiçbir borç ilişkisi bulunmadığını, senedin kaynağının ise davacı C..'un 04.04.2008 tarihinde davalının şirket müdürü olarak çalıştığı B.. K..Ticaret ve P..

A.Ş. bünyesinde plasiyer olarak işe başlaması sırasında alınan teminat senedi olduğunu, şirket müdürü konumundaki davalının teminat senedini güvence altına almak için davacı C..’un babası olan davacı N..'ın da kefil olarak imzasını aldığını, teminat senedinin davalı tarafça alındığı tarihin 2008 yılı olduğunu, ancak senet üzerindeki keşide tarihi, ödeme vadesi, borç miktarı ile muhatap kısımları doldurulmadan açık senet olarak verildiğini, davacı C.. tarafından işyeri koşullarının çok ağır olması, işçilik ücretinin zamanında ödenmemesi,

haftalık normal çalışma saatlerinin çok üzerinde fazla mesai yaptırılmasına karşılık buna denk gelen ücretlerin hiçbir şekilde ödenmemesi üzerine işveren B... K.. Ticaret ve Pazarlama A.Ş ne Bursa ...?..

Noterliği 05.06.2012 tarih ve 021100 yevmiye no'lu ihtarname keşide edildiğini ve tüm alacakların ödenmesini talep edildiğini, ihtarnamenin sonuçsuz kalması sebebiyle davacı C..’un Bursa 6. Mahkemesi 02.07.2012 tarih ve 2012/198 E. sayılı dosyası ile işçilik alacaklarının tazmini talepli dava ikame ettiğini, bu davanın halen derdest olduğunu, senedin imza kısmında kullanılan kalem ile davacılar N.. ve C.. tarafından ad, soyadı, adres ve imza için kullanılan kalem ile vadesi, muhatabı, keşide tarihi ve meblağını gösteren yerlerin doldurulmasında kullanılan kalemin renk ve ton farkı bulunduğunu,

takip ile amaçlananın davacı C..’un haklarını kullanmasının teminat senedi ile tehdit ederek engellenmeye çalışılması ve bu sebeplerle davacılara zarar verilmeye çalışılması olduğunu, bu nedenle davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmişlerdir.

Davalı, davanın görev yönünden reddi gerektiğini, davalı ile davacılar arasında işçi işveren ilişkisi olmadığını, davalının davacının belirtmiş olduğu B... K..T.. ve P...

A.Ş. nin yetkilisi ya da ortağı olmadığını, davanın ticaret mahkemelerine açılması gerektiğini, senedin davalının davacılara verdiği şahsi borca ilişkin olduğunu, senedin adı geçen firma ile ilgisi bulunmadığını, senedin tanzim tarihinin davacının işe girdiği tarihten sonrası olduğunu, senedin vade tarihinin de işten çıkış tarihi ile ilgisi olmadığını, davalı tarafından adı geçen firmaya da 1.haciz ihbarnamesi gönderildiğini, davalı ile adı geçen firma arasında ilişki olsaydı haciz ihbarnamesinin gönderilmesinin açıklamasının ne olduğunu, davacının işverenine gönderdiği ihtarnamede senetten bahsedilmediğini,

senedin illetten mücerret olduğunu, senede karşı iddiaların senetle ileri sürülmesi gerektiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, her ne kadar dava dilekçesinde davalı A.. K..’ün B.. K... T.. ve Pazarlama A.Ş’nin müdürü olduğu, davacının plasiyer olarak işe başladığı ,bu şirkette işe girişte teminat senedi verdiği, diğer davacı ve C...’un babası olan N..’ın da kefil olduğu beyan edilmiş ise de getirtilen Ticaret Sicil kayıtlarında davalının şirketin yönetimine her hangi bir görevi olduğunun tespit edilemediği dolayısı ile adı geçen şirket ile davalı arasında bu anlamda bir bağlantının tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır.

4857 sayılı İş Kanununun 1 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir.

Kanunun 2 nci maddesinde bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişi işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişi ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar işveren olarak tanımlanmıştır. İşçi ve işveren sıfatları aynı kişide birleşemez.

Yasanın 8 inci maddesinin birinci fıkrasına göre iş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir. Ücret, iş görme ve bağımlılık iş sözleşmesinin belirleyici öğeleridir.

İş sözleşmesini eser ve vekâlet sözleşmelerinden ayıran en önemli ölçüt bağımlılık ilişkisidir. Her üç sözleşmede, iş görme edimini yerine getirenin iş görülen kişiye (işveren-eser sahibi veya temsil edilen) karşı ekonomik bağımlılığı vardır.

İş sözleşmesini belirleyen ölçüt hukukî-kişisel bağımlılıktır. Gerçek anlamda hukukî bağımlılık işçinin işin yürütümüne ve işyerindeki talimatlara uyma yükümlülüğünü içerir. İşçi edimini işverenin karar ve talimatları çerçevesinde yerine getirir. İşçinin işverene karşı kişisel bağımlılığı ön plana çıkmaktadır.

İş sözleşmesinde bağımlılık unsurunun içeriğini, işçinin işverenin talimatlarına göre hareket etmesi ve iş sürecinin ve sonuçlarının işveren tarafından denetlenmesi oluşturmaktadır.

İşin işverene ait işyerinde görülmesi, malzemenin işveren tarafından sağlanması, iş görenin işin görülme tarzı bakımından iş sahibinden talimat alması, işin iş sahibi veya bir yardımcısı tarafından kontrol edilmesi, işçinin bir sermaye koymadan ve kendine ait bir organizasyonu olmadan faaliyet göstermesi, ücretin ödenme şekli, kişisel bağımlılığın tespitinde dikkate alınacak yardımcı olgulardır. Bu belirtilerin hiçbiri tek başına kesin ölçüt teşkil etmez.

İşçinin işverenin belirlediği koşullarda çalışırken kendi yaratıcı gücünü kullanması ve işverenin isteği doğrultusunda işin yapılması için serbest hareket etmesi bağımlılık ilişkisini ortadan kaldırmaz. Çalışanın işyerinde kullanılan üretim araçlarına sahip olup olmaması, kâr ve zarara katılıp katılmaması, karar verme özgürlüğüne sahip bulunup bulunmaması bağımlılık unsuru açısından önemlidir.

İş sözleşmesinde işçi işveren için belirli veya belirsiz süreli olarak çalışır. Vekâlet sözleşmesinde ise vekil kural olarak uzmanlığı bakımından iş sahibinin talimatları ile bağlı değildir. İş sözleşmesinin varlığı ücretin ödenmesini gerektirir. Oysa vekâlet için ücret zorunlu bir öğe değildir. Vekâlet sözleşmesine ilişkin hükümlerde iş sözleşmesinin aksine sosyal nitelikte edimlere ve koruma yükümlülüklerine rastlanmaz. Vekil bağımsız olarak iş görür, bu nedenle faaliyetini sürdüreceği zamanı belirlemede kısmen de olsa serbestliğe sahiptir. Bütün zamanını tek bir müvekkile özgülemek zorunda olmayan vekil, farklı kişilerle vekâlet sözleşmeleri yapabilir. Ekonomik olarak tek bir işverene bağımlı değildir.

Tüzel kişilerde yönetim hakkı ile emir ve talimat verme yetkisi organlarını oluşturan kişiler aracılığıyla kullanılır. Tüzel kişiler yönünden tüzel kişinin kendisi soyut işveren, tüzel kişinin organını oluşturan kişiler ise somut işveren sıfatını haizdir.

Ticaret şirketleriyle tüzel kişilerde somut işveren sıfatını taşıyan organ bir kurul olabileceği gibi tek başına bir kişiye verilen yetki çerçevesinde gerçek kişinin de organ sıfatını kazanması mümkündür.

Limitet, hisseli komandit ve kolektif şirketlerde yönetim yetkisi şirket ortaklarından birine bırakıldığında, bu kişi müdür sıfatıyla kişi-organ sayılır. Türk Ticaret Kanununun 319 uncu maddesine göre, anonim şirketler yönünden yönetim ve temsil yetkisinin yönetim kurulu üyelerine bırakılması halinde, bu kişi veya kişiler kişi-organ sıfatını kazanır. Şirketi temsil ve yönetime yetkili kişi-organ sıfatını taşıyan kişiler işveren konumunda bulunduklarından işçi sayılmazlar.

5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1 inci maddesine göre, iş mahkemelerinin görevi “İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi”dir. İşçi sıfatını taşımayan kişinin talepleriyle ilgili davanın, iş mahkemesi yerine genel görevli mahkemelerde görülmesi gerekir.

Somut olayda; davacı C..’un davalının müdür olarak çalıştığı dava dışı Bursa Kahvecileri Ticaret ve Pazarlama A.Ş.’de müdür olarak çalıştığı tanık beyanları ve dosya kapsamı ile sabittir. Davacı N..ise davacı C..’un babası olup davacıların iddiaları davacı C..’un işe girmesi sırasında davacılardan teminat senedi alındığı yönündedir. Davacı tanığı C.. G.. davalının müdür olarak çalıştığı dava dışı B.. K..

Ticaret ve Pazarlama A.Ş.’de teminat senedi alınma uygulaması olduğunu doğrulamıştır. Davacının dava dışı B.. K.. Ticaret ve Pazarlama A.Ş.’de plasiyer olarak çalıştığı taraf tanıklarının beyanları ile sabit olup satış temsilcisi ve plasiyer olarak çalışanlardan teminat senedi alınması konusunda işverenlerin genel bir uygulamaları olduğu bilinmektedir. Bu durumda davalının söz konusu şirketin müdürü olması nedeniyle davalının B.. K..

Ticaret ve Pazarlama A.Ş. şirketinin işveren vekili konumunda olduğu ve işçi ve işveren vekili olan taraflar arasında görülmekte olan bu menfi tespit davasına bakmakla görevli olan mahkemelerin ise İş Mahkemeleri olduğu anlaşılmaktadır.

Davacılar aleyhine yapılan icra takibine konu senet üzerinden yapılan imza ve yazı incelemesine ilişkin bilirkişi raporunda; söz konusu senedin üzerinde üç farklı el yazısı ve üç farklı kalem kullanıldığı, senetteki 30.04.2012, 37.000,00, 30 Nisan 2012, A.. K.., Otuzyedibin Türk Lirası, Bursa, Yıldırım/Bursa, 30/06/2011 yazılarının bir kaligrafide, C.. B.. el yazısının ikinci bir kaligrafide, Bağlaraltı Mah. 211.Sok. No.2.2 N..

B.. el yazılarının ise üçüncü bir kaligrafide olduğu, 30.04.2012, 37.000,00, 30 Nisan 2012, A.. K.., Otuzyedibin Türk Lirası, Bursa, Yıldırım/Bursa, 30/06/2011 yazılarının bir kalemle, C.. B.. el yazısının ikinci bir kalemle, Bağlaraltı Mah. 211.Sok. No.2.2 N.. B.. el yazılarının ise üçüncü cins bir kalemle doldurulduğunun tespit edildiğinin belirtildiği görülmektedir. Bilirkişi raporu davacıların senedin açık senet olarak düzenlendiği yönündeki iddialarını doğrulamaktadır.

Davalı taraf davacılarla aralarındaki borç ilişkisinin şahsi nedene dayandığını savunmuş ise de bu konuda her hangi bir delil sunmamıştır. Aksine taraflar arasındaki ilişkinin mahiyeti ve teminat senedi uygulaması konusunda tanık dinlenmesi nedeniyle alınan taraf tanık beyanlarından taraflar arasındaki ilişkinin işçi-işveren vekili ilişkisi olduğu, davacı tanık beyanlarından ise davacı C..’un çalıştığı işyerinde teminat senedi alınma uygulaması olduğu, davalının davacılara 37.000,00 TL borç verecek maddi durumu olmadığının belirtildiği görülmektedir.

Davacı C..un bir kısım işçilik alacaklarının tahsili amacıyla dava dışı B.. K..

Ticaret ve Pazarlama A.Ş. aleyhine dava açmasının akabinde davacılar aleyhine söz konusu şirket müdürü alacaklı gösterilerek daha önce davacılar tarafından imzalanarak dava dışı şirket tarafından alınan teminat senedi doldurularak icra takibi başlatıldığı ve dava dışı şirkete de haciz ihbarnamesi gönderildiği, haciz ihbarnamesine dava dışı şirket tarafından verilen cevapta davacı C.. ile dava dışı şirket arasında alacak davası olduğu, söz konusu dava sonunda davacının hak edeceği alacağın haciz ihbarnamesi gereğince ilgili icra dosyasına ödeneceğinin bildirildiği görülmektedir.

Bu tespitler karşısında davalı ile davacılar arasında borç ilişkisi olmadığı, davacı C..’un çalışmış olduğu dava dışı B.. K.. Ticaret ve Pazarlama A.Ş. tarafından davacının ileride her hangi bir alacağa hak kazanması durumunda bu alacağa kavuşmasının engellenmesi amacıyla şirket müdürü olan davalı aracılığıyla davacılar aleyhine icra takibi başlatıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekildeki gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 10/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2014/7633, K. 2014/16129, 10 Temmuz 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/7633
Karar No
2014/16129
Tarih
10 Temmuz 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/7634 K.2014/18951
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2014/7634 K.2014/16130
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2014/7634 K.2014/9045
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2014/7635 K.2014/9036
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/7635 K.2014/18952
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2014/7636 K.2014/9362

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.