İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/11227 K.2015/10762

Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün süresi içinde taraflarca temyiz edilip incelemenin Yargıtayca duruşmalı olarak yapılması davacı R.. S.. vekili Av.M.. B.. tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 02.06.2015 günü belirlenen…

Esas2015/11227Karar2015/10762Tarih2 Haziran 2015Okuma6 dk · 1.245 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2015/11227 E., 2015/10762 K.·Yargıtay İlamı

Karar tarihi
2 Haziran 2015
Mahkemesi
İzmir 6. İş Mahkemesi
Tarihi
16/12/2013
Numarası
2013/24-2013/625
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.245 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün süresi içinde taraflarca temyiz edilip incelemenin Yargıtayca duruşmalı olarak yapılması davacı R.. S.. vekili Av.M.. B.. tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 02.06.2015 günü belirlenen saatte temyiz edenler davacı R.. S.. vekili Av.M.. B.. ile davalı Ş.. T.. vekili Av.N.. E.. geldi. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:

1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,

2-Davacı, davalı işverene ait işyerinde belirsiz süreli hizmet akdi ile çalışmaya başladığını, 28.02.2005 tarihinde işverence yapılan yazılı fesih bildirimi ile 4857 sayılı İş Yasasının 25/2 maddesine göre akdin sona erdirildiğini, müvekkili adına Kuşadası 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) 2009/94 Esas sayılı dosyası ile feshin geçersizliği- işe iade talepli dava açtığını, mahkemece iki kez davanın kabulüne karar verilmesine rağmen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından kararın bozulduğunu ve davalı Banka tarafından yapılan feshin geçerli nedene dayandığı gerekçesi ile davanın reddedildiğini,

davalı banka tarafından yapılan feshin geçerli nedene dayandığının kesinleşmiş mahkeme kararıyla sabit olduğunu, 4857 sayılı İş Kanununda geçerli nedenlerle feshin işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmasına engel teşkil etmediğini, fesih bildiriminde hiçbir somut olay ve davacıyı sorumlu kılacak maddi vakıalara değinilmediğini, kendisi ve ailesi adına her türlü sosyal yaşantısından feragat ederek var gücü ile 15 yıla yakın davalı bankaya değişik birimlerde hizmet verdiğini, son olarak banka şube müdürü pozisyonunda çalıştığını,

şube tarafından takdir beklerken işine son verilmiş olmasının telafisi imkansız üzüntülere maddi ve manevi zararlara yol açtığını, iş akdinin feshedildiği 28.02.2005 tarihinden bu yana işsiz kaldığını, çalıştığı süre boyunca yıllık izinlerini düzenli kullanmadığını, davalı bankada ücret alacağının bulunduğunu belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağının tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının 1991 tarihinde Bankada memur olarak çalışmaya başladığını, en son ..

Şubesinde müdür olarak görevli iken bankada olan olaylar nedeniyle başlatılan teftiş sonucu 15.02.2005 tarih 2005/1 nolu teftiş raporu doğrultusunda davacının işlem ve eylemlerinin müvekkili banka personel yönetmeliğinin 100. maddesinin 6 ve 13 fıkraları ile 98. maddenin B bendinde belirtilen eylemlerden olduğundan 4857 sayılı Yasanın 25/II maddesi uyarınca iş akdinin feshedildiğini, 25.02.2005 tarih 2005/1-5 sayılı fesih ihbarnamesinin davacıya bizzat tebliğ edildiğini, davacının iş akdinin haklı nedenlerden dolayı feshedilmiş olduğundan kendisine ihbar ve kıdem tazminatı ödenmediğini, mali sorumluluğunun da saklı tutulduğunu,

davacının yıllık izin ücreti alacağı bulunmadığını, bankada çalıştığı süre boyunca tüm ücretli izinlerini kullandığını, kullanmamış olsa dahi zamanaşımına uğradığını, davacının iş akdinin geçerli nedene dayalı olarak fesh edildiğini, müvekkili bankanın fesihte haklı olduğunu, davacının iş akdinin kasa sayımında 150.000 Euro noksanlık bulunması, bunun ise aktif yatan ve çekilen işlemler yapılması neticesinde oluştuğunu, bu işlemlerin sürekli yapılması neticesinde bankanın zararının oluştuğu, davacının grup firmalara kredi vermek suretiyle genelge ve yönetmeliklere aykırı olarak risk oluşturduğu, gerekli teminatı almadığı,

şube müşterilerine banka çalışanları ile arasında kaynaklanan sorunları konuşması, provizyon vermeyen çeklerin nakden ödenip bankanın zarara uğratılması gibi işlem ve eylermlerden dolayı fesh edildiğini, bu nedenlerle kıdem ve ihbar tazminatını talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davacının iş akdinin davalı işveren tarafından 4857 sayılı Yasanın 25/II-e ve ı bendleri kapsamında haklı sebebe dayanarak feshedildiği anlaşıldığından kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine; davalı yanca yıllık izin ücreti talebi yönünden zamanaşımı savunmasında bulunulmuş olup, davaya konu edilen fesih işlemi 28.02.2005 tarihinde gerçekleşmiş ise de;

söz konusu bu feshin geçerli bir fesih olup olmadığı hususundaki mahkeme kararı 13.09.2012 tarihinde kesinleşmiş olduğundan feshin geçerliliği hususu kesinleşmeden zamanaşımının askıda olduğu kabul olunarak davacının hak ettiği yıllık ücretli izinlerinin 208 günlük kısmının kullandırıldığı veya karşılığının ödendiği davalı işveren tarafından ispatlanamadığından yıllık izin ücreti talebinin (talep ile bağlı kalınarak) kabulünün gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davacının, 10.12.2004 tarihli alınan karar ile " grup kredi ilişkisine girmek suretiyle plasman emniyetini tehlikeye atmak" ve "plasman yönetiminde ileride tehlikeli risk yaratabilecek nitelikte işlemler yapmak" şeklindeki fiilerinden dolayı fesih tarihinden 2 ay kadar önce kınama cezası ile cezalandırıldığı görülmüştür.

Davacı tarafından açılan Kuşadası 1.Asliye Hukuk (iş mah.sıfatıyla) Mahkemesinin 2005/123 E-2006/111 K sayılı işe iade davasında davacının işe iadesine karar verilmiş kararın davalı banka tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 04.12.2006 tarih ve 2006/23708 E-2006/31644 K sayılı kararı ile,

"..aralarında iki bankacı ve bir hukukçudan oluşan uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir..." gerekesi ile bozulmuş, mahkeme bozmaya uyarak 2 bankacı ve bir hukukçudan oluşan heyetten rapor almış, alınan raporda davacıya isnad edilen suçlamaların tam olarak gerçekleşmediği görüşüne varılmış, neticesinde mahkemece 25.10.2007 tarih ve 2007/8 E-2007/436 K sayılı kararı ile tekrar işe iadesine karar verilmiş,

davalının temyizi üzerine Yargıtay 9 Hukuk Dairesi tarafından 16.02.2009 tarih ve 2008/12785 E-2009/2591 K sayılı kararı ile " ...dosyanın biri hukuk fakültesi ticaret hukuku kürsüsünde öğretim görevlisi, diğer ikisi bankacılık ve iş hukuku dalında uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdi edilip rapor aldırılarak....." gerekçesiyle bozulmuş, mahkeme bozmaya uyarak bozma ilamında belirtilen uzman bilirkişilerden heyet oluşturup rapor almıştır.

Alınan bu raporda bu kez, " ...davalı banka tarafından kredinin usulsüz kullandırıldığı kanıtlanabilmiş değildir...yaşanan problem neticesinde açıktan ödenen çeklerle ilgili kendi hesabından ödeme yaptırması ve provizyon verilen karşılıksız çekler neticesinde ortaya çıkan kasa açığını kapattırması şubede yapılan usulsüz işlerle ilgili bilgisi olduğu kanaatini oluşturmaktadır.

Prosedür gereği bahse konu ödemenin yapılmayarak bizzat Refiye Ayten'in durumu teftiş kuruluna bildirerek şubedeki durum ile ilgili bilgi vermesi gerekirken olayın gizlenmesine yönelik tutumda bulunduğu değerlendirilmiştir. ....fiktif işlemler ve kasa açığı bakımından aşağıdaki sonuçlara varılmıştır. ...dava konusu uyuşmazlıkta ise adı geçen müşteriler ile yukarıda izah edilen biçimde bir kredi ilişkisine girilmediği anlaşılmakta olup yapılan işlemlerin bankacılık usul ve esaslarına uygun olmadığı değerlendirilmiştir...şubenin kambiyo karının yaklaşık %75'lik kısmının şube müdürünün bilgisi dışında ve yıllık şube karının üzerinde olması R..

A..'in ifadelerinde samimi olmadığı kanaatini doğurmuştur...davacının banka müşterisi olan kişilerle profesyonel bankacılık kuralları ile bağdaşmayacak biçimde samimi ilişkiler kurduğu ve giderek bankacılık sırlarını müşteriler ile paylaştığı kanaatine ulaşılmıştır...bu davranışlarının en azından işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli neden teşkil ettiği,

açıklanan nedenlerle ihbar ve kıdem tazminatı talep hakları saklı kalmak kaydıyla davacının feshe itirazının yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır" denildiği görülmüş ve mahkemece bu kez 06.03.2012 tarih ve 2009/94 E-2012/90 K sayılı kararı ile "...bu davranışlarının en azından işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli nedene dayanak fesih teşkil ettiği..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, gerekçeli karar davalıya tebliğ edilmiş ancak kararı sadece davacı temyiz etmiş olup Yargıtay 9 Hukuk Dairesi tarafından 13.09.2012 tarih ve 2012/21831 E.-2012/29584 K. sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.

Dolayısıyla davacının Kuşadası 1.Asliye Hukuk ( İş Mah.sıfatıyla) Mahkemesinde açtığı yukarıda belirtilen işe iade davasında mahkemece hükme esas alınan ve işverenin feshinin geçerli nedene dayandığı ancak davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatı hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın reddi gerektiği yönündeki raporuna itibarla davanın reddine karar verilmiş ve bu karar davalı tarafından temyiz edilmemiş, karar davacının temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin yine yukarıda belirtilen kararı ile onanmıştır.

Davalı işveren feshinin haklı fesih değil geçerli fesih olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmaktadır.

Davalı işverence gerçekleştirilen feshin kesinleşen işe iade davasındaki karar karşısında haklı nedene dayanan fesih olarak kabulüne yasal imkan bulunmadığından davacının kıdem ve ihbar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile feshin haklı nedene dayandığı belirtilerek tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davacı taraf yararına takdir olunan 1.100,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 02.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/11227, K. 2015/10762, 2 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/11227
Karar No
2015/10762
Tarih
2 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2015/11228 K.2015/18068
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2015/11228 K.2015/18322
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2015/11229 K.2015/18437
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2015/11229 K.2015/18323
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/11229 K.2015/10761
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2015/11230 K.2015/19107

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.