KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2015/14569 E., 2015/16842 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- İşe iade
Karar Metni
694 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı Sağlık Bakanlığı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli neden olmadan sendikal nedenlerle davalı işveren tarafından feshedildiğini iddia ederek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Sağlık Bakanlığı, davacının iş sözleşmesinin hakkında tutulan tutanaklar nedeni ile haklı olarak feshedildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalı, usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davacının iş akdinin feshinin haklı ve geçerli olmadığı, sendikal nedenle fesih iddiasının ispatlanamadığı gerekçesi feshin geçersizliğine, davacı işçinin işe iadesine ve işe başlatılmama tazminatının davacı işçinin 4 aylık ücreti tutarında belirlenmesine karar verilmiştir.
Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı biçimde kurulması halinde işçi gerçek işveren işyerine iade edilmeli, ancak işçinin iş akdinin geçersiz nedenle feshi sonucuna bağlı yasal yaptırım sonucu doğan alacaklarından (boşta geçen en çok 4 aya kadar ücret ve diğer hakları ile birlikte işçinin süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat) muvazaalı işlemin tarafı olan gerçek veya tüzel kişi gerçek işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalıdır.
Davalılar arasındaki hizmet alım sözleşmesi, davalıların savunmaları, taraf tanıklarının beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalılar arasındaki sözleşmenin muvazaalı olduğu, davacının davalı ... Belediye Başkanlığının asıl işinde görevlendirildiği, taraflar arasındaki ilişkinin muvazaaya dayandığı iş akdinin geçerli veya haklı nedenle feshedildiğinin davalı tarafça ispat edilemediği anlaşılmakla davacının gerçek işveren ... Belediye Başkanlığının işyerine iadesine karar verilmiş olması yerindedir.
Ayrıca muvazaalı bir hukuki muamele ile üçüncü kişinin ızrar edilmesi ona karşı bir haksız eylem niteliğindedir. Üçüncü kişiler muvazaa nedeniyle hakları halele uğratıldığı takdirde haksız fiil sorumluluğuna dayanarak muvazaalı hukuki işlemi yapan taraftan zararının tazminini isteyebilir. Haksız fiil işleyen kimse uygun illiyet bağı çevresine giren bütün zararlardan sorumludur. Ayrıca muvazaa sebebiyle akdin hükümsüzlüğünün ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması sayılan hallerde muvazaa ileri sürülemez. İyiniyetli olan davacıya karşı taraf olmadığı muvazaanın ileri sürülmesi mümkün değilse de muvazaanın tarafı olanların muvazaayı birbirlerine karşı ileri sürmeleri mümkündür.
Somut olayda davacının gerçek işveren ... Bakanlığındaki işine iadesine ve muvazaalı işlemin tarafı olan davalı ... Bakanlığı ve muvazaalı işlemin tarafı olan davalı ...‘nin, davacının ... Bakanlığına süresi içinde başvurması halinde hak kazanacağı 4 aya kadar ücret ve diğer haklarından, davacının ... Bakanlığı tarafından süresi içinde işe başlatılmaması halinde hakedeceği 4 aylık brüt ücreti tutarındaki tazminat alacağından, daha açık bir anlatımla davalı Şirketin davacının iş akdinin geçersiz nedenle feshi sonucuna bağlı yasal yaptırım sonucu doğan alacağından davalı Bakanlık ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu kabul edilmelidir. (HGK.'nun 03.12.2008 T. 2008/9-704 E, 2008/730 K. sayılı kararı)
Bu hukuki olgu karşısında davalılar arasında muvazaa bulunması nedeniyle davacının asıl işveren ... Bakanlığına iadesine, maddi sorumluluk açısından ise davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durum kararı temyiz eden davalı Bakanlığın de hak alanını ilgilendirdiğinden, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/14569, K. 2015/16842, 28 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama