KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2015/5547 E., 2016/8808 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
427 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı işyerinde ... Operatörü olarak çalışırken iş akdinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğinden bahisle kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı, davacının iş akdinin haklı nedenle sonlandırıldığını, tüm haklarının ödendiğini hiçbir alacağı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının iş akdinin, işveren davalı tarafından, yapılan işin tamamlanması nedeni ile feshedildiği, ücret alacağı dışında talep ettiği alacaklara hak kazandığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı dava ve ıslah dilekçesindeki yıllık izin ve ihbar tazminatı için en yüksek banka mevduat faizi talep etmiş olup yasal faiz oranını geçmemek üzere en yüksek banka mevduat faizi'ne hükmetmek gerekirken doğrudan yasal faize hükmedilmesi, ayrıca davacı 20/12/2012 tarihli ihtarname ile 24/12/2012 tarihinde davalıları temerrüde düşürdüğünden dava ve ıslah dilekçesinde kıdem tazminatı dışındaki tüm alacaklara 26/12/2012 temerrüt tarihenden itibaren faiz talep ettiğinden ihtarnamede talep edilen kıdem tazminatı dışındaki tüm alacaklara talepte dikkate alınarak 26/12/2012 temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken dava ve ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması hatalı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki; bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/5547, K. 2016/8808, 20 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama