İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2016/18518 K.2016/17446

Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi süresi içinde davalı vekili tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 25.10.2016 Salı günü belirlenen saatte davalı ... Beton San. ve Tic.A.Ş. vekili Av....…

Esas2016/18518Karar2016/17446Tarih25 Ekim 2016Okuma6 dk · 1.291 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2016/18518 E., 2016/17446 K.·Yargıtay İlamı

Karar tarihi
25 Ekim 2016
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.291 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi süresi içinde davalı vekili tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 25.10.2016 Salı günü belirlenen saatte davalı ... Beton San. ve Tic.A.Ş. vekili Av.... ile karşı taraftan davacı ... vekili Av.... geldi. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:

Davacı vekili, davalı şirketin hazır beton işi ile uğraştığını, bir kısım işlerini de taşerona verdiğini, bu işlerden birinin de taşıma işi olduğunu, taşıma işini taşeron şirket ...

A.Ş.’ye verdiğini, davacının pompa yağcısı olarak hazır beton işinde çalıştığını, 19.02.1999 tarihinde işe başladığını, 08.01.2013 tarihinde davacının iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, davacının iş akdini hizmetli sıfatlı yeni bir görevi beğenmemesi nedeni ile kendisinin sonlandırdığını iddia ettiğini, davacının resmiyette gerçek ücretinden daha az ücret gösterildiğini ancak aylığının net 1.000,00 TL olduğunu, ücretinin bir kısmının bankadan bir kısmının elden ödendiğini, işçilerin notere yönlendirildiğini, yasal haklarını alabilmek için bir çok belge imzalatıldığını,

davacının haftada 7 gün sabah 06-07:00'den 22,23:00’e kadar çalıştığını, dini milli bayramlarda çalıştığını, hafta tatillerinde çalıştığı halde izinli gibi imza attırıldığını, davacıya yıllık izin verilmediğini beyan ederek kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, hafta tatili, milli bayram ve genel tatil çalışma ücreti alacaklarının faizleri ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili, kısmi dava açılamayacağını, davacının çalışmalarının farklı işverenler nezdinde geçtiğini, davacının kendi işçileri olmadığını, davacının çalıştığını beyan ettiği dönemde davaya ihbar olunan ... Firması ile aralarında sözleşme yapıldığını, bu sözleşmeye göre de davalı şirketin bu davada taraf olamayacağını, davacının işçilik haklarından davalı şirketin sorumlu olamayacağını, davalı ... ile ... arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi olmadığını, davalı şirketin hazır beton üretimi işi yaptığını, ...'nın taşıma işi yaptığını, davalı şirketin 30/03/2004 tarihinde kurulduğunu, zamanaşımı definde bulunduklarını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İhbar Olunan ... İnş. ve Tic. A.Ş. vekili, davacının çalışmalarının bekçi olarak geçtiğini, işyerinde hizmeti ile ihtiyaç olması sebebi ile davacıya görev değişikliği yapıldığını, davacının ... 7. Noterliği 9995 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile iş akdini feshettiğini bildirdiğini, davacının iş akdini feshetmesinin ardından 16/01/2013 tarihinde 1.998,70 TL fazla mesai, genel tatil, hafta tatili ücreti karşılığı, 12.639,57 TL kıdem tazminatı, 1.029,63 TL bakiye maaş alacağı, 99,08 TL AGİ olmak üzere toplam 15.766,98 TL ödendiğini, davacının son ücretinin 908,50 TL olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, davacının asıl işveren davalı nezdinde 19.02.1999-08.01.2013 tarihleri arasında çalıştığı, davalının bildirdiği fesih nedeni açısından çelişki içinde olduğu dikkate alındığında iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğinin kabulü gerektiği, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, ayrıca fazla mesai yapıp hafta tatilleri ile milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, yıllık izinlerinin hepsini kullanmadığı gerekçesi ile ödemelerin mahsubu ile bakiye alacaklar hüküm altına alınmış ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Taraflar arasında düzenlenen ibranamenin geçerliliği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

Türk Hukukunda ibra sözleşmesi 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenmiş olup, kabul edilen Yasanın 132 inci maddesinde "Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir" şeklinde kurala yer verilmiştir.

İş ilişkisinde borcun ibra yoluyla sona ermesi ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 420 inci maddesinde öngörülmüştür. Sözü edilen hükme göre, işçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin yazılı olması, ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın tümünün ve miktarının açıkça belirtilmesi, ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır. Bu unsurları taşımayan ibra sözleşmeleri veya ibraname kesin olarak hükümsüzdür. Hakkın gerçek tutarda ödendiğini ihtiva etmeyen ibra sözleşmeleri veya ibra beyanını muhtevi diğer ödeme belgeleri, içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir. Bu hâlde dahi, ödemelerin banka aracılığıyla yapılmış olması gerekir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 420 inci maddesinde, iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren bir ay içinde yapılan ibra sözleşmelerine geçerlilik tanınmayacağı bildirilmiştir. Aynı maddede, alacağın bir kısmının ödenmesi şartına bağlı ibra sözleşmelerinin (ivazlı ibra), ancak ödemenin banka kanalıyla yapılmış olması halinde geçerli olacağı öngörülmüştür.

4857 sayılı İş Kanununun 19 uncu maddesinde, feshe itiraz bakımından bir aylık hak düşürücü süre öngörülmüş olmakla, feshi izleyen bir ay içinde işçinin işe iade davası açma hakkı bulunmaktadır. Bu noktada feshi izleyen bir aylık süre, işçinin eski işine dönüp dönmeyeceğinin tespiti bakımından önemlidir. O halde feshi izleyen bir aylık sürede işverenin olası baskılarını azaltmak, iş güvencesinin sağlanması için de gereklidir.

Geçerli ve haklı neden iddialarına dayanan fesihlerde dahi ibraname düzenlenmesi için feshi izleyen bir aylık sürenin beklenmesi gerekir. Bir aylık bekleme süresi kısmı ibra açısından işçinin bir kısım işçilik alacaklarının ödenmesinin bir ay süreyle gecikmesi anlamına gelse de temelde işçi yararına bir durumdur. Hemen belirtelim ki bir aylık bekleme süresi ibra sözleşmelerinin düzenlenme zamanı ile ilgili olup ifayı ilgilendiren bir durum değildir.

Başka bir anlatımla işçinin fesih ile muaccel hale gelen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve izin ücreti gibi haklarının ödeme tarihi bir ay süreyle ertelenmiş değildir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun değinilen maddesinde, işverence yapılacak olan ödemelerin banka yoluyla yapılması zorunluluğunun getirilmesi, ibranamenin geçerliliği noktasında sonuca etkilidir. Ancak banka dışı yollarla yapılan ödemelerde de borç ibra yerine tamamen veya kısmen ifa yoluyla sona ermiş olur.

Somut olayda davalı tarafça dosyaya ibraz edilen 12.02.2013 tarihli ibraname 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun yürürlüğe girdikten sonra yapılmış olup 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun'da ibraname için belirtilen tüm unsurları taşımaktadır. İbranamede davacı davalı işverenden kıdem tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, resmi tatil ve yıllık izin ücret alacakları yönünden hiçbir hak ve alacağının kalmadığını bildirilmiştir. Bu durumda davacının ibranamede yazılı miktarlar dışında alacağı bulunmadığı bildirildiğinden söz konusu alacaklara ilişkin taleplerin reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozma nedenidir.

O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 1.350,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 25/10/2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Somut uyuşmazlıkta, davacı işçi bir kısım işçilik alacaklarının tahsili talebi ile dava açmış, davalı ... A.Ş. vekili, taraflar arasında iş ilişkisi bulunmadığını, katılan ...Ş. ise görev değişikliği teklifini kabul etmeyen davacının iş aktinin feshedildiğini ve tazminat ile diğer haklarının ödendiğini, işçinin, iş vereni ibra ettiğini bildirmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu, fark alacaklar hüküm altına alınmış, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Dosya içeriğine göre; davacıya, iş sözleşmesinin 08/01/2013 tarihinde feshinden sonra, 16/01/2013 tarihli ibraname ile kıdem, ihbar tazminatları ile fazla çalışma, resmi tatil alacağı, asgari geçim indirimi ve ücret alacaklarına karşılık 15.766,08 TL ödemenin banka aracılığı ile yapıldığı, aynı miktarlar yönünden davacının 12/02/2013 tarihinde işvereni Noter'de düzenlenen belge ile ibra ettiği anlaşılmaktadır.

Borçlar Kanunun 420/1 ve 2 fıkraları aynen.. "İşçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin yazılı olması, ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi, ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır. Bu unsurları taşımayan ibra sözleşmeleri veya ibraname kesin olarak hükümsüzdür.

Hakkın gerçek tutarda ödendiğini ihtiva etmeyen ibra sözleşmeleri veya ibra beyanını muhtevi diğer ödeme belgeleri, içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir. Bu hâlde dahi, ödemelerin banka aracılığıyla yapılmış olması zorunludur." hükmünü içermektedir.

Bu ödemeler 908,50 TL brüt ücret üzerinden yapılmış olup, davacı son net ücretinin 1.000,00 TL olduğunu, bir kısım ücretin bankaya yatırılıp, kalanın elden ödendiği iddiasındadır. Bu husus tanıklarca da doğrulanmış, mahkemece yapılan yargılama sırasında, yaptığı iş ve kıdemine göre net ücreti 1.000,00 TL olarak belirlenmiş olup taraflar arasında BK.'nun 420 md. de tanımlanan "... hakkın gerçek tutarda ödendiğini ihtiva eden.." bir ibra ya da ödeme belgesinin varlığının kabulüne yasal olanak bulunmaktadır.

İlk derece mahkemesince bu yasal düzenlemeye göre, yapılan ödemeler içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz kabul edilerek, gerçek ücrete göre belirlenen alacaklardan mahsubu ile bakiye alacakların tahsiline ilişkin verilen hükmün onanması gerekirken, yasal tanımlamaya uymayan belgelere değer verilerek, davanın reddi gerektiği yönünde oluşan sayın çoğunluğun bozma görüşüne katılmıyoruz. 25/10/2016

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2016/18518, K. 2016/17446, 25 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/18518
Karar No
2016/17446
Tarih
25 Ekim 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2016/18519 K.2016/17445
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/18519 K.2016/23063
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2016/18519 K.2016/14352
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2016/18522 K.2016/22234
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/18522 K.2016/23148
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/18524 K.2016/19397

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.