KÜNYE
(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2016/21571 E., 2016/21704 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla)
- Dava Türü
- İşe iade
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İş sözleşmesinin sözlü ve haksız olarak feshedildiğini belirten davacı işçi feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı usulüne uygun yapılan tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, dava dışı ... elektrik arıza işlerini ihale ile davalı şirkete ihale ettiği, davacının şirkette elektrik arıza işleri ile ilgilendiği, davacının sözleşmesinin her yıl yenilendiği, Çukurova Bölgesi elektrik dağıtım işini Enerjisa şirketinin alması sonucu davacının iş sözleşmesinin yenilenmediği, işten ayrılış bildirgesinde iş sözleşmesinin işin bitmesi olarak bildirildiği, davacının iş sözleşmesinin bitirilmesinin haksız bir sebebe dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup kanuni dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre, davacıya yazılı fesih bildiriminde bulunulmadığı, ayrıca haklı bir fesih sebebinin de ileri sürülmediği anlaşılmaktadır. Fesih kodu 18 ihale bitimi gösterilmiş ve davalı şirketçe yazılı fesih bildirimi olmaksızın davacının iş akdi feshedilmiştir. Mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi hatalı olmuştur. Bu nedenle davacı temyizi yerindedir.
Öte yandan 4857 sayılı Kanun'un 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup söz konusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. maddesindeki sendikal sebeple yapılan fesihlerdir. Anılan maddeye göre feshin sendikal sebebe dayanması halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenmesi gerekir. Fesih nedenine ve davacının kıdemine göre davacının dört aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2016/21571, K. 2016/21704, 20 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama