İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2016/3065 K.2016/10719

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Esas2016/3065Karar2016/10719Tarih12 Mayıs 2016Okuma5 dk · 1.023 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2016/3065 E., 2016/10719 K.·Yargıtay İlamı

Karar tarihi
12 Mayıs 2016
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Dava Türü
İşe iade
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.023 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Davacı vekili, iş akdinin önelli feshediliyormuş gibi boş ve matbu belgelere imzası alınarak 02.09.2015 tarihinde feshedildiğini, davacının belgeleri bu tarihte imzaladığını, ancak sanki fesih bildirimi 15.05.2015 tarihinde yapılmış gibi gösterildiğini, iş sözleşmesinin geçerli bir neden olmaksızın fesih edildiğini, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu belirterek iş sözleşmesinin feshinin geçersizliği ile asıl işveren davalı belediyeye işe iadesine ve sonuçlarından davalıların birlikte sorumluluğuna karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, hizmet alımına dayalı husumet itirazında bulunarak davacının kendi işçileri olmadığını, diğer davalılar ile aralarında asıl–alt işveren ilişkisi bulunduğunu, muvazaa bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı şirketler ortaklığı vekili, fesih bildirimine ait belgelerin sonradan doldurulmadığını, asıl işveren davalı ... Belediyesi yetkililerinin isteği üzerine 02.09.2015 tarihi itibariyle İş Kanunun 17. maddesi gereğince 8 haftalık ihbar öneli verilerek feshedildiğini, fesih bildiriminin 18.05.2015 tarihinde yapıldığını, davacının belgeleri kendi iradesi ile imzaladığını, davacının 02.09.2015 tarihinde işten çıkarılmayı kabul ettiğini savunarak davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, davacının aralarında alt işverenlik ilişkisi bulunan davalı ... Belediyesine ait işyerinde alt işveren konumundaki davalı şirket işçisi olarak çalıştığı, 18.05.2015 tarihli fesih bildirimi ile asıl işveren ...

Belediyesi yetkililerinin isteği üzerine iş sözleşmesinin 02.09.2015 tarihi itibariyle feshedileceğine ilişkin fesih bildiriminin davacıya tebliğ edildiği, 02.09.2015 tarihi itibariyle 04 kod numarası ile davacının işyerinden ayrılışının yapıldığı, dosyaya sunulan 18.05.2015 tarihli fesih bildiriminin işveren tarafından sonradan doldurulduğu, ancak davacının Çalışma ve İş Kurumu ...

İl Müdürlüğüne yapmış olduğu 24.08.2015 tarihli müracaat dilekçesinde işveren tarafından iş sözleşmesi feshinin 22.07.2015 tarihinde kendisine bildirildiğini beyan ettiği, buna göre fesih bildiriminin yapıldığı tarihten itibaren 1 aylık hak düşürücü sürenin tamamlanmasından sonra davanın 10.09.2015 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

4857 sayılı İş Kanununun 20.maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir.

İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikayet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır.

İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar.

Somut uyuşmazlıkta, davacı, davalı belediyede değişen alt işverenler nezdinde en son olarak davalı şirketler ortaklığı nezdinde davalı belediyenin yol yapımı, bakımı ve onarımı işinde çalışmış olup kendisine 02.09.2015 tarihinde matbu, tarih kısmı yazmayan belgeler imzalatıldığını, bu belgelerin sonradan doldurularak sanki önelli fesih yapılmış gibi gösterildiğini, feshin gerçekte 02.09.2015 tarihinde yapıldığını ileri sürmektedir.

Davalı şirketler ortaklığı ise, davacıya boş belge imzalatılmadığını, davacının belgeleri 18.05.2015 tarihinde kendi iradesi ile imzaladığını ve iş arama iznini de 17.08.2015-02.09.2015 tarihleri arasında toplu olarak kullanmayı talep ettiğini savunmaktadır. Mahkemece, 18.05.2015 tarihli fesih bildiriminin işverence sonradan doldurulduğunun kabulü yerinde ise de, davacının ...

Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne verdiği şikayet dilekçesinden hareketle dava süresinin geçtiği yönündeki tespiti dosya kapsamı ile uyumlu değildir.

Her ne kadar, davacı, 24.08.2015 tarihli ... Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne müracaat dilekçesinde “.

Ta ki 22.07.2015 tarihine kadar işimizde çalışırken işimize son verildiğimiz haber ettiler…” şeklinde bir beyanda bulunmuş ise de, dilekçenin tamamı incelendiğinde, davacının beyanının işverence sözlü olarak herhangi bir önel verilmeksizin ve hiçbir neden gösterilmeksizin 22.07.2015 tarihinde iş akdinin sonlandırıldığının bildirildiği ancak bir gün sonra kullanmadıkları yıllık izinlerini kullanmaları için işverence davacı ve arkadaşlarının yeniden işe çağrıldıkları ve izinlerini kullandırdıkları, izin bitiş tarihi olan 15.08.2015 tarihinde ise işe tekrar başladığında çıkışının verilmediği yönündedir.

Dosya içerisinde bulunan yıllık izin talep dilekçesi ve bordro tahakkuklarından da davacının davalı işyerinde 02.09.2015 tarihine kadar aralıksız çalıştığı, SGK çıkışının 02.09.2015 tarihinde yapıldığı görülmektedir. Dava ise, 10.09.2015 tarihinde açılmıştır.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 19. Maddesinde “ İşveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır.” denilmektedir.

Somut olayda, SGK çıkışının 04 kodu ile “belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi” olarak bildirildiği ve davalı şirketler ortaklığının davacının kıdem tazminatını ödemek suretiyle geçerli nedenle fesih yaptığı gözetildiğinde; davalı işverenin İK’nun 19. Maddesi uyarınca fesih bildirimini yazılı olarak yaptığını ve davacıya tebliğ ettiğini ispatlaması gerekmektedir.

Oysa, dosya içeriğindeki fesih bildirimine göre, fesih bildiriminin 18.05.2015 tarihinde yapıldığı, davacı tarafından iş arama izninin toplu olarak kullanılması yönünde verildiği savunulan dilekçede ise, iş arama izninin ve ihbar önelinin bu tarihten bir gün önce 17.05.2015 tarihinde başlatıldığı, yine sözü edilen dilekçede 8 haftalık ihbar önelinden söz edilmesine rağmen fesih tarihinin 02.09.2015 tarihi olarak öngörüldüğü,

şayet 18.05.2015 tarihinde önelli fesih yapılmış ve davacıya 8 haftalık ihbar öneli tanınmış olsa idi bu sürenin 13.07.2015 tarihinde sona ereceği ve fesih tarihinin de 13.07.2015 olması gerektiği, dolayısıyla davalı işveren tarafından sunulan belgelerin kendi içerisinde çeliştiği görülmektedir. O halde, davacıya 02.09.2015 tarihinden önce yapılmış yazılı bir fesih bildiriminden söz etmek mümkün değildir. Davacının, 24.08.2015 tarihli ...

Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne müracaat dilekçesinde belirttiği 22.07.2015 tarihinde davalı işverence yapılan sözlü fesih bildiriminin ise -iş ilişkisi bu tarihten sonra kesintisiz olarak sürdürüldüğünden- hukuki bir sonucu bulunmamaktadır. Dosya kapsamına göre, iş akdinin 22.07.2015 tarihinde işverence önelsiz ve sözlü olarak feshedildiğinin kabulü mümkün gözükmemektedir.

Dosyaya sunulan bordro tahakkuklarına göre davacı adına Mayıs-Haziran-Temmuz ve Ağustos aylarında 30’ar günlük. Eylül ayında da 2 günlük tahakkuk yapılmıştır. SGK çıkış bildirgesine göre de bordro tahakkukları ile uyumlu olarak 02.09.2015 tarihinde çıkış verilmiştir.

Sonuç olarak, dosya kapsamına göre davalının yazılı fesih bildirimini davacıya 02.09.2015 tarihinde tebliğ ettiği kabul edilmelidir. Bu durumda, davacı davasını 10.09.2015 tarihinde açmış olup yasal 1(bir) aylık hakdüşürücü süre geçirilmemiştir. Mahkemece, işin esasına girilerek çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; bu yön üzerinde durulmaksızın yanılgılı değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 12/05/2016 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2016/3065, K. 2016/10719, 12 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/3065
Karar No
2016/10719
Tarih
12 Mayıs 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2016/3066 K.2016/8621
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2016/3066 K.2016/15383
  • Yargıtay 22. Ceza Dairesi E.2016/3066 K.2016/7990
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2016/3066 K.2016/10720
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2016/3067 K.2016/8848
  • Yargıtay 22. Ceza Dairesi E.2016/3067 K.2016/9093

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.