KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2016/31356 E., 2016/17072 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, 15.07.1997 tarihinden itibaren ... Belediye Başkanlığında işçi olarak çalışmaya başladığını, davalı işveren Belediyenin ekonomik durumunun iyi olmadığı gerekçesiyle iş sözleşmesini tek taraflı olarak askıya aldığını bildirdiğini, bunun fesih niteliğinde olduğunu, 5747 sayılı Yasa gereğince ... Belediyesinin tüm hak ve borçları ile birlikte ... Belediyesine katıldığını, davalı işveren tarafından 15.04.2004 tarihinde iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının 15.09.1997 tarihinde çalışmaya başladığı ve o tarihte yürürlükte bulunan 1475 sayılı Yasa’nın 49/a maddesine göre her yıl için 12 günlük izne hak kazandığı, buna göre 5. yıl olan 15.09.2001-15.09.2002 dönemi için 12 gün ve 15.09.2002-15.09.2003 tarihleri için 6. yıl izinleri olarak 20 gün izne hak kazandığı anlaşılmakta olup bu durumda davacının toplam hak kazandığı izin süresi 80 gün olmaktadır.
Bu izin süresine göre davacı 1.128,00 TL brüt izin ücretine hak kazanacaktır.
Bu alacaklardan gelir vergisi ve damga vergisi düşülerek yapılan hesaplamada 952,03 TL net izin ücretine hak kazanmakla yanılgılı değerlendirmelerle hesap yapan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması ve buna göre de davalı yararına takdir edilen vekalet ücreti miktarının eksik belirlenmesi hatalı ise de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2016/31356, K. 2016/17072, 20 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama