KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2016/8285 E., 2016/14635 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının işe ilk girdiğinde Belediye şirketi olan ...üzerinden sigortalı gösterildiğini ve Belediye ile bu şirket arasındaki hizmet alımı işinin muvazaalı olduğunun yargı kararlarıyla kesinleştiğini, bu nedenle davalı şirket ile olan ilişkinin de muvazaalı olduğunu ve feshin geçersiz olduğunu öne sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının davalı Belediyeye ait işyerine işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davalı şirket ile davalı ... arasında muvazaa olmadığını, hizmet alımına dayalı husumet itirazında bulunduklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, muvazaaya dayalı husumet itirazında bulunmuş, davacının iş akdine ihale dönemi bittiğinden geçerli nedenle son verildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iş sözleşmesinin haklı bir sebebe dayanılmaksızın, yazılı fesih bildirimi yapılmadan ve 4857 sayılı Kanunun 19. maddesindeki şekle aykırı olarak feshedildiği, davalılar arasında yasal alt işverenlik bulunduğu, ilişkinin muvazaaya dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalı şirkete işe iadesine, mali sonuçlardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına karar verilmiştir.
Öncelikle; toplanan deliller ve fesih sebebine göre işverence gerçekleştirilen feshin geçerli nedene dayanmadığına dair mahkemenin tespiti yerinde görülmüş olup davalıların bu yöndeki temyiz itirazları yerinde değildir.
Dosya kapsamından; davacının 08.05.2009-31.03.2015 tarihleri arasında fasılasız olarak davalı Belediyeye ait işyerinde temizlik elemanı olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. ... kayıtlarına göre davacının, davalı ... işyerinde ilk olarak dava dışı Kemalpaşa-... nezdinde çalışmaya başladığı, 30.09.2013 tarihine kadar bu işveren nezdinde; bu tarihten sonra ise alt işveren nezdinde çalıştığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece davalılar arasındaki asıl-alt işveren ilişkisinin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmış ise de. Dairemizin 16.1.2014 tarih ve 2013/7776 -2014/512 E-K sayılı ilamı ve 27.6.2013 tarih ve 2013/5017 -2013/12102 E-K sayılı ilamları ile davalı ... ile Kemalpaşa-... arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu sonucuna varılmıştır. Söz konusu tespitin aynı hizmet alım sözleşmelerine bağlı olarak ve benzer işlerde çalışan diğer işçiler bakımından da aynı sonucu doğuracağı açıktır.
Ayrıca, dosyadaki davacı ve davalı tanık beyanlarına göre davacının çalıştığı süre içerisinde emir ve talimatları davalı ... yetkililerinden aldığı, çalışma şartlarını davalı Belediyenin belirlediği, işe alma-çıkarmada da davalı Belediyenin yetkili olduğu anlaşılmaktadır. Bu tespitlere göre davacının hukuki ve fiili işvereninin davalı ... olarak kabulü zorunludur.
Ayrıca davalı ... de muvazalı işlemin tarafı olup kendi muvazaasından faydalanamayacağından işe iadenin mali sonuçlarından sorumlu tutulmalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2016/8285, K. 2016/14635, 22 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama