İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2016/88 K.2016/7134

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Esas2016/88Karar2016/7134Tarih24 Mart 2016Okuma5 dk · 1.057 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2016/88 E., 2016/7134 K.·Yargıtay İlamı

Karar tarihi
24 Mart 2016
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Dava Türü
Alacak
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.057 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle Dairemizin 2015/32888 Esas sayılı dosyasında davacı tanığı olarak dinlenilen davacının ''dini bayramlarda çalışmıyorduk, ulusal bayramlarda çalışıyorduk, ulusal bayram ücret karşılığını bordroda tam olarak anlaşılmasa da alıyorduk. '' şeklindeki beyanı kendisini bağlayacağından mahkemece genel tatil ücret alacağının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,

2-Davacı, iş akdinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini öne sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı, davacının iş akdine haklı nedenle son verildiğini ve davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, davacının iş akdine haklı olarak son verildiği ve davacının fazla çalışmasının ve ulusal bayram ve genel tatil ücretinin karşılığının ödenmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Taraflar arasında iş akdine haklı nedenle son verilip verilmediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

Davacının iş akdine 08.10.2012 tarihli fesih bildirimi ile başka bir işçiden şirkete karşı yalancı şahitlik yapmasını isteyerek şirketi zor durumda bırakmış olduğunun tutanaklar ile tespit edilmiş olması nedeniyle tazminatsız olarak son verilmiş olup fesih bildirimini tebliğ almaktan imtina etmesi nedeniyle sözü edilen bildirim 10.10.2012 tarihinde noter kanalıyla gönderilmiştir.

Dosya içerisinde bulunan 04.10.2012 tarihli .... isimli işçi tarafından el yazısı ile yazılan dilekçede, davacı ve ... isimli işçinin ... tarafından davacının yaptığı şikayet nedeniyle yapılacak teftişte kendisinden yalancı şahitlik yapmasını fazla çalıştıklarını ancak mesailerini alamadıklarını söylemesini istedikleri beyan edilmiştir.

04.10.2012 tarihli ... tarafından işverene verilen dilekçede, fazla mesailerini aldığı halde davacının çalışma arkadaşlarına yalancı şahitlik yapar mısın diyerek şirketi zarara uğratmak istediği belirtilmiş olup bu kişi halen çalışan davalı tanığı olarak dinlenmiş ve tutanak içeriğini doğrulamıştır.

04.10.2012 tarihli ... tarafından verilen dilekçede, .... isimli işçinin davacı ve ... isimli işçinin kendisine gelerek yalan söylemesi için baskı yaptıklarını bildirdiği beyan edilmiş olup bu kişi halen çalışan davalı tanığı olarak dinlenmiş ve tutanak içeriğini doğrulamıştır.

04.10.2012 tarihinde ..., ... ve .... tarafından tutulan bir başka tutanakta ise, davacının ... isimli işçi ile ....'a yalan tanıklık konusunda baskı yaptığının tespit edildiği belirtilmiş olup bu tutanağın içeriği de halen çalışan davalı tanıklarınca doğrulanmıştır.

05.10.2012 tarihli savunmasında davacının devamlı gece vardiyasında çalıştığı ve mesailerin eksik ödendiği gerekçesiyle ...'na şikayette bulunmuş olduğunu ifade ettiği görülmektedir.

Davacı, yapmış olduğu şikayet nedeniyle iş akdine son verildiğini iddia etmekte iken davalı diğer çalışanların yalan tanıklıkta bulunmaları için davacı tarafından kışkırtıldığını iş akdine bu nedenle son verildiğini savunmaktadır. Davacı ile birlikte iş akdine son verilen ...'nun gerçekten 13.07.2012 tarihinde ...'na şikayette bulunduğu anlaşılmaktadır.

Dosya kapsamı değerlendirildiğinde, tutanak tutan yetkililerin davalı tanığı olarak dinlendiği ve tutanak içeriğini doğruladığı anlaşılmakta ise de, davacının iş akdine son verilen diğer işçi ... ile birlikte yalan tanıklıkta bulunması için baskı yapıldığı iddia edilen .... isimli işçi dinlenmeden hüküm kurulduğu görülmektedir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hâkimin davayı aydınlatma görevi” başlıklı 31.maddesine göre, “Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu olduğu durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.”

Hâkimin davayı aydınlatma ödevi olarak ifade edilen bu düzenleme ile doğru hüküm verebilmesi ve maddi gerçeğin bulunabilmesi amaçlanmıştır. Düzenlemede her ne kadar “açıklama yaptırabilir” denilmişse de, bunun, hâkimin davayı aydınlatması için bir “ödev” olduğunu kabul etmek gerekir. Çünkü davayı aydınlatma ödevi sayesinde hâkim, iddia ve savunmanın doğru ve tam olarak anlaşılmasını sağlayacak ve bu şekilde doğru olmayan bir kararın verilmesini önleyecektir (Pekcanıtez H., Atalay O., Özekes M., age, s. 248 vd).

Somut olayda davacı hakkında şikayette bulunan ve dilekçe veren .... İsimli işçi hakimin davayı aydınlatma görevi kapsamında resen dinlenmeli bu kişinin beyanı dosyadaki tüm deliller ile birlikte değerlendirilip işveren feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı hakkında bir karar verilmelidir.

2- Taraflar arasında davacının fazla çalışma alacağı bulunup bulunmadığı konusunda da uyuşmazlık bulunmaktadır.

Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.

Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.

İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir.

Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.

Somut olayda, fazla çalışma ücreti alacağı yönünden imzalı ücret bordrolarının incelenmesinde, örneğin 2010/4 ve 2010/6 ayına ait ücret bordrolarında fazla çalışma tahakkuku bulunmadığı, 2011/12 ayında ise zamlı fazla mesai tahakkuku bulunduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, mahkemece tüm aylar için zamlı fazla mesai tahakkuku bulunduğu kabul edilerek fazla mesai alacağının bulunmadığının kabul edilmesi dosya kapsamında uygun düşmemektedir.

Mahkemece, davacının tüm çalışma dönemine ait bordroların teker teker incelenmesi suretiyle fazla çalışma tahakkuku olup olmadığının tespit edilmesi, varsa ödemenin zamlı olup olmadığının belirlenmesi, ücret bordrolarında tahakkuk bulunmadığında '' fazla çalışma yapılmamıştır'', ibaresine itibar edilmemesi, buna göre fazla çalışma alacağının bulunup bulunmadığının ve miktarının yeniden tespit edilmesi gerekmektedir.

Dosyadaki tanık beyanları, ...'nın teftiş sonucu hazırlanan teftiş raporu birlikte değerlendirildiğinde ise fazla çalışma bulunmayan aylar için davacının haftanın 6 günü sürekli gece 22.30-09.30 arası çalıştığı ve 1.5 saat ara dinlenme süresi olduğu bu şekilde haftada 12 saat gece çalışması bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Ancak hesaplama yapılırken, Dairemizin 2015/32888 Esas sayılı dava dosyasında davacı tanığı olarak dinlenilen davacının işveren ile ayda 50 saat mesai üzerinden anlaştıkları ve ilk ay tam ödeme yapıldığı sonraki aylara ilişkin ödemelerin resmi tatiller dahil 26 saat üzerinden yapıldığı beyanının da kendisini bağlayacağı dikkate alınmalıdır.

Mahkemece açıklanan yönler gözetilmeden karar verilmesi isabetsiz olup bozma nedenidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 24.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2016/88, K. 2016/7134, 24 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/88
Karar No
2016/7134
Tarih
24 Mart 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2016/88 K.2016/2753
  • Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2016/89 K.2016/2712
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/89 K.2016/2012
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2016/89 K.2016/3676
  • Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2016/89 K.2016/2003
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/90 K.2016/4202

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.