İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/4210 K.2022/2595

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 07/12/2010 gününde verilen dilekçe ile asıl davada elatmanın önlenmesi, birleştirilen davada ecrimisil talebi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; elamanın…

Esas2021/4210Karar2022/2595Tarih6 Nisan 2022Okuma5 dk · 979 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2021/4210 E., 2022/2595 K.·Asıl Ve Birleştirilen Davada Asıl Be Birleştirilen Davada

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Nisan 2022
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

979 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 07/12/2010 gününde verilen dilekçe ile asıl davada elatmanın önlenmesi, birleştirilen davada ecrimisil talebi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; elamanın önlenmesi talebinin karar verilmesine yer olmadığına; ecrimisil talebinin kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 18/11/2019 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacılar vekili, 2010/275 Esas ve 2014/247 Karar sayılı asıl dava dosyasında; kök muris ...'dan kendilerine intikal etmiş olan ve adlarına kayıtlı 787 ve 336 parsellere paydaşların bilgisi dışında davalı ...’nın el attığını ve işgale devam ettiğini, bu nedenle davalı ...’nın taşınmazlara elatmasının önlenmesini talep etmiş olup, ecrimisile ilişkin talep ve dava hakkını saklı tutmuştur.

Birleştirilen 2012/141 Esas ve 2013/240 Karar sayılı dosyada ise; davacılar, 787 ve 336 parsellere davalılar tarafından el atmak suretiyle ve kiraya vermiş olmaları nedeniyle 2010-2011 dönemi için belirsiz dava olarak 10.000,00TL ecrimisilin faiziyle birlikte ..., ... ve ... isimli davalılardan tahsilini, yine ... ve ... tarafından geriye doğru 5 yıl kiraya vermiş olduklarını beyan ettiklerinden ve beyanları sabit olduğundan şimdilik 5.000,00TL ecrimisilin yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...’dan tahsilini talep etmiştir.

Bir kısım davacılar davalarını atiye bırakmıştır.

Davalı ... 22.04.2011 tarihli duruşmadaki beyanında; dava konusu her iki taşınmazın tamamını 1 yıllığına kiraladığını belirterek, kira sözleşmesinin aslını sunmuş olup sözleşmenin süresinin 2011 yılının 10. ayında mahsul hasadında biteceğini belirtmiştir.

Davalılar ... ve ... ise; asıl davada davaya davalı yanında fer’i müdahil olmuşlar ve bir kısım davacıların hissedar olmadıklarını, bir kısmının ise ölmüş olduklarını ve vekalet vermelerinin mümkün olmadığını belirtmiş olup, dava konusu taşınmazlara ilişkin rızai taksim yapıldığını, bu taksimin mülkiyet amaçlı değil kullanım amaçlı yapıldığını, bu taksimle murisleri ...’ya verildiğini 2001 yılında vefatıyla varisi olarak kendilerinin kiraya verdiğini, 2010 yılı için de ...’ya kiraya verdiklerini ve kira bedelini aldıklarını, kira kontratının doğru olduğunu beyan etmişlerdir.

Birleştirilen davada ise dava konusu taşınmazların kök muris ...’nun vefatından sonra babaları ...’ya verildiğini, onun 2001 yılında vefatıyla anneleri ... tarafından kiralandığını 2009 yılında annelerinin de vefatıyla kardeşlerinin de başka şehirde olmaları nedeniyle davalılar ... ve ... tarafından diğer davalı ...’ya kiralandığını, ... tarafından ise kira bedelinin tamamının ödendiğini ve kardeşler arasında paylaştırıldığını, kardeşleri ... ve ... tarafından da daha önce başka başka kişilere taşınmazların kiraya verildiğini, bir kısım davacıların hissedar olmadığını tekrarla davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece; asıl dava yönünden dava konusu taşınmazların paydaş olan ... ve ...'dan 2010-2011 dönemi için kiralandığı, bu sözleşmenin davalı ... kabulünde de olduğu, ancak yapılan kira sözleşmesinin pay ve paydaş çokluğu sağlanmadan yapıldığından geçersiz olduğu ve davalının müdahalesinin sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...’nın dava konusu 787 ve 336 parsellere müdahalesinin men’ine, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... aleyhine açmış oldukları davayı atiye bırakmaları nedeniyle bu davalılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına; birleştirilen dosya yönünden ise;

davanın kısmen kabul, kısmen reddiyle isim isim ve pay pay belirtilen ecrimisil miktarlarının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine dair verilen kararın davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 17/09/2018 tarih, 2018/6015 Esas, 2018/15805 Karar sayılı ilamıyla “...

Mahkemenin yapılan kira sözleşmesinin geçersizliğine ilişkin gerekçeli kararında yapmış olduğu açıklamalarda bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte dava açıldığı tarihte davalı ...’nın dava konusu taşınmazlara müdahalesinin olduğu dosya kapsamında sabittir. Ancak davalılardan ... tarafından 18.10.2011 tarihinde verilen dilekçede 25.10.2011 tarihinde keşif yapılmasının yersiz olduğu, hali hazırda tarlaların boş olduğu belirtilmiştir.

Daha sonra davalılar ... ve ... tarafından verilen delillerini sunduğu dilekçelerinde de dava devam ederken bir kısım davacılar tarafından dava konusu taşınmazların dava dışı ... ve ...’na kiraya verildiği beyan edilmiş olup, 30.12.2011-30.12.2012 tarihleri arasında 336 parselin ...’e kiraya verildiğine dair kira sözleşmesi sunulmuştur.

Yine mahkemece 12.12.2011 tarihinde yapılan keşif sonrası alınan 22.12.2011 tarihli bilirkişi raporunda 336 parselde gün itibariyle buğday ekili olduğu 787 parselde ise gün itibariyle bir kısmının buğday ekili olduğu bir kısmının ise boş olduğu tespit edilmiştir.

15.04.2013 tarihinde gidilen keşifte alınan mahalli bilirkişi beyanlarında ise dava konusu taşınmaz olan 336 parselin dava dışı ... tarafından kullanıldığı, ondan önce adını bilmedikleri bir şahsın taşınmazı kullandığı ve fıstık ektiği, yine evveliyatında da taşınmazın ...'in amcası ...’in kiraladığı, dava konusu 787 parselin ... tarafından kiralandığı belirtilmiştir.

O halde; tüm bu açıklamalar doğrultusunda davalı ...’nın dava açıldığı tarihte dava konusu taşınmaza müdahalesinin mevcut olduğu ve fakat dava devam ederken müdahalesinin sona ererek taşınmazların dava dışı 3. kişilerce kullanıldığı anlaşılmakla, dava açıldıktan sonra müdahaleye son verildiğinden mahkemece davalı ...’nın dava konusu taşınmazlara elatması yönünden karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle hükmün 3 nolu bendinde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda mahkemece, davacılar tarafından davalılar ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... aleyhine açmış oldukları davayı atiye bırakmaları nedeniyle bu davalılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil davasının kısmen kabul kısmen reddi ile belirlenen ecrimisil bedellerinin davalılardan ayrı ayrı müştereken ve müteselsilen tahsiline, dava konusu 787 ve 336 parsel sayılı taşınmazlar yönünden açılan elatmanın önlenmesi davasının ise konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre; el atmanın önlenmesi talebi yönünden, davacılar vekilinin aşağıdaki (2) numaralı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2- Davacılar vekilinin elatmanın önlenmesi talebinin reddi üzerine vekalet ücreti yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden davalı ...’nın dava açıldığı tarihte dava konusu taşınmaza müdahalesinin mevcut olduğu ve fakat dava devam ederken müdahalesinin sona ererek taşınmazların dava dışı 3. kişilerce kullanıldığı anlaşılmaktadır. Bir başka deyişle; davacı paydaş, payına yönelik davalı tarafından yapılan müdahalenin önlenmesi talebi yönünden dava açarken haklıdır. Bu durumda; taşınmazın davacıların payına karşılık gelen değeri üzerinden davacılar lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususun düşünülmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/04/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/4210, K. 2022/2595, 6 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/4210
Karar No
2022/2595
Tarih
6 Nisan 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/4211 K.2022/2455
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/4212 K.2022/2472
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2021/4212 K.2022/6412
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2021/4214 K.2022/1888
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2021/4215 K.2022/1801
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/4216 K.2022/1713

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.