KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2021/5621 E., 2022/7149 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2022
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
562 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.04.2012 tarihinde verilen dilekçe ile el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; el atmanın önlenmesi ve kal talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne dair verilen 08.06.2015 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü :
KARAR
Dava, el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemlerine ilişkindir. Davacı vekili, dava konusu 7940 parsel (6568 m2 tarla) sayılı taşınmaza, davalıca haksız ve kötü niyetli olarak doğal gaz arama müdahalesinin önlenmesine, davalıca müdahale edilen kısımlar üzerine kurulan doğal gaz arama istasyonu, doğal gaz arama ekipmanları, şantiyenin ve sair muhdesatların kal'ine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500 TL ecrimisil bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davaya konu taşınmazın kamu yararı kararı alınarak kamulaştırıldığı, Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi gereğince davalı tarafından dava konusu taşınmazın 3709,60 m2'lik bölümünde mülkiyet kamulaştırma bedelinin tespiti ve acele el koyma istemine ilişkin talebi üzerine, 03.04.2013 tarihinde mahkemece kamulaştırma bedelinin 54.809,34 TL olduğunun tespiti ile bedelin bloke edilmesi halinde taşınmaza acele el konulmasına karar verildiği ve söz konusu bedelin 27.05.2013 tarihinde davalı idarece davacı adına bankaya bloke edildiği,
kamulaştırmasız el atmanın önlenmesi istenemeyip, makul süre içerisinde idarece tespit ve tescil davası açılmaması halinde taşınmaz maliki tarafından yalnızca bedel davası açılabileceğinden konusu kalmayan el atmanın önlenmesi davasında karar verilmesine yer olmadığına; ecrimisil talebi yönünden ise dava ve müdahale tarihi itibariyle henüz alınmış bir elkoyma kararı bulunmadığından, davanın açıldığı tarih itibariyle davacının dava açmakta haklı olduğu, el koyma kararına kadar davalının her hangi bir yasal hakka dayanmadan taşınmazda tesis yapması nedeniyle fuzuli şagil halinde bulunduğu gerekçesiyle talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı, taraf vekillerince temyiz talebinde bulunulmuştur. 1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan mahkeme kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Somut olayda, davacı taraf dava dilekçesinde dava değerini 1.000,00 TL olarak belirlemiş bulunup, bilahare ecrimisil talebinin ıslahı için verdiği dilekçede, dava açılırken ecrimisil talebinin 500,00 TL olduğunu, bu talebi 5.552,46 TL’ye artırdıklarını belirtmiş, mahkemece de her bir davalı için 925,41 TL’den toplam 1.850,82 TL ecrimisilin kısmen kabulüne karar verilmiş olup;
el atmanın önlenmesi ve kal talebiyle ilgili olarak harç tamamlama işlemi de yapılmamış olmasına karşın, ayrıca dava tarihindeki haklılık durumuyla ilgili olarak bizzat mahkemece de dava açıldığı tarih itibarıyla davalı tarafın fuzuli şagil olduğu tespit edilmesine karşın, davacı aleyhine reddedilen ecrimisil miktarı üzerinden vekalet ücreti belirlenmesi gerekirken, hüküm fıkrasının 7 No’lu bendinde davacı aleyhine 16.650,94 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan mahkeme kararının HMK'nın 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/5621, K. 2022/7149, 23 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama