KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2022/1216 E., 2023/2741 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/51 E., 2021/1653 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/373 E., 2019/792 K.
Karar Metni
737 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekilli derneğin davalı kurum ile yaptığı ihale neticesinde 2674 ada 94 parsel sayılı taşınmazın bir kısmını hobi bahçeleri olarak kullanmak üzere 5 yıllığına kiraladığını, 5 yılın sonunda ise davalı idare ile yapılan sözlü görüşmede, yeni bir kira sözleşmesi düzenlemeye gerek olmadığını, eski sözleşmeye göre anlaşmanın devam edilebileceğinin beyan edildiğini, buna göre müvekkili derneğin eski sözleşme şartları doğrultusunda taşınmazı kullanmaya devam ettiğini, sonrasında 17.05.2017 tarihinde ikinci kira sözleşmesi düzenlendiğini,
ancak davalı idare tarafından geçmiş kullanım dönemine ilişkin 294.380,00 TL tahakkuk işleminde bulunulduğunu belirterek, müvekkili derneğin tahakkuk kararı kadar borçlu olmadığının tespiti ile tahakkuk kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının tahakkuk ettirilen bedeli ödememesi üzerine icra takibine başlandığını belirterek, davanın görev, yetki, hukuki yarar, kesin hüküm, hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki ilk kira sözleşmesinin süresinin bitiminden itibaren, açık bir kira sözleşmesi akdedilmeden kira ilişkisinin sürdürüldüğü anlaşılmakla, taraflar arasındaki ilk sözleşmenin belirsiz süreli kira sözleşmesine dönüştüğü, kira bedelinin, belirsiz süreli kira sözleşmesine dönüşen ilk kira sözleşmedeki artış oranları uyarınca yapılan bilirkişi hesaplaması uyarınca belirlenmesinin usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmakla, davacının davalı tarafa olan kira bedeli borcunun 124.751,02 TL olduğu ve Ertuğrulgazi Emlak Müdürlüğünün 06.07.2017 tarihli tahakkuk kararında belirtilen 294.380,00 TL kadar borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvurusunda, tahakkuk ettirilen kullanım bedelinin mevzuata uygun belirlenmiş olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasında usulüne uygun bir kira sözleşmesi bulunmayan dönem için davalının haksız işgalci olduğunun kabulü gerektiği, bu dönem için hesaplanan ecrimisil miktarının hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda Yargıtay’ın Yerleşik İçtihatları doğrultusunda belirlendiği, Mahkemece gerekçede her ne kadar ilk sözleşme sonrası taraflar arasındaki ilişkinin belirsiz kira sözleşmesine dönüştüğü belirtilmiş ise de ek rapor esas alınarak sonuç itibarıyla davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşme ve kira şartnamesinde Milli Emlak Genel Tebliğine atıf yapılmadığından taraflar için bağlayıcı olmadığı belirtilerek, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyizinde, istinaf gerekçelerini tekrarlayarak eksik inceleme ile karar verildiğini, ayrıca davanın reddedilen kısmı yönünden müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6100 sayılı Kanunun 297 inci maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 inci Maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi
3. Değerlendirme
Dosyanın incelenmesinde, davacı tarafının talebinin tahakkuk kararında yazılı olan 294.380,00 TL borcun bulunmadığına ilişkin menfi tespit isteminde bulunduğu, mahkemece davacının davalı tarafa 124.751,02 TL borcu bulunduğu anlaşılmakla davacının isteminin kısmen kabulü gerektiğine ilişkin gerekçe yazıldığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince davacının davalıya kısmen (124.751,02 TL) borcu olduğu kabul edilerek, davalı tarafça davacıdan talep edilen alacağın kısmen menfi tespitine karar verilmiş olmasına karşın, hüküm fıkrasında "davanın kabulüne" denilmek suretiyle, 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesine aykırı olarak çelişkili karar verilmesi isabetli olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/1216, K. 2023/2741, 22 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama