İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/2524 K.2022/6557

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 29/07/2015 gününde verilen dilekçe ile muhdesatın aidiyetinin tespiti talebi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/12/2021…

Esas2022/2524Karar2022/6557Tarih3 Kasım 2022Okuma5 dk · 1.074 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2022/2524 E., 2022/6557 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Kasım 2022
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.074 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 29/07/2015 gününde verilen dilekçe ile muhdesatın aidiyetinin tespiti talebi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/12/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili ve ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.

Davacı vekili, 111 ada 5 nolu parsel sayılı taşınmazda bulunan yeri 1970 yılından beri kullandığını, taşınmaz üzerinde 70 tane ceviz ağacı, 70 tane ayva ağacı, 100 adet hurma ağacı ve 7 adet armut ağacı diktiğini, dava konusu alanın 2/B çalışmalarına göre orman dışına çıkarıldığını ancak Kadastro Müdürlüğünde 22/A çalışmaları beklenildiğinden dolayı bu alanın ilan edilerek kesinleştirilmediğini açıklayarak, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan bu ağaçların kamulaştırmaya esas olmak üzere davacıya aidiyetinin tespitini talep etmiştir.

Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmazın orman parseli olduğunu zilyetliğe değer verilemeyeceği gibi muhdesatın aidiyetinin tespitinin de istenemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, fen bilirkişisi raporunda taşınmazlar üzerindeki ağaçların 111 ada 5 nolu orman parseli içerisinde kaldığının, yine celbedilen amenajman planında dava konusu yerin bozuk orman sahası içerisinde kaldığının belirlendiği, orman olan yerlerde mülkiyet ve zilyetlik söz konusu olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 21.01.2020 tarih ve 2016/10097 E., 2020/415 K. sayılı ilamıyla; “çekişmeli, orman nitelikli 111 ada 5 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tapuda kayıtlı olduğu, fen ve ziraat bilirkişisinin raporlarında davacı tarafından meydana getirildiği iddia edilen "A" harfi ve "B" harfi ile gösterilen meyve bahçesi niteliğindeki alanların taşınmazın içerisinde kaldığı, "B" harfi ile gösterilen kısmın ise kamulaştırma sınırları içinde kaldığının belirlendiği,

mahkemece, muhdesatların üzerinde bulunduğu taşınmazın orman parseli içinde kaldığından ormanların özel mülkiyete konu olamayacakları, gerekçesi ile davanın reddine kararı verilmiş ise de, özellikle mülkiyet hakkının varlığı ve ihlali bakımından da inceleme, araştırma ve değerlendirme yapılarak mahkeme görüşünün ortaya konulması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda mahkemece, davanın kısmen kabulüyle, 111 ada 5 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi tarafından tanzim olunan 08/12/2015 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide kırmızı renk ile boyalı ve B harfi ile gösterilen 2035,51 m²'lik kısım üzerinde bulunan, 17/12/2015 havale tarihli ziraat mühendisi bilirkişinin raporunda belirtilen 55 adet ayva, 15 adet Trabzon Hurması ve 20 adet ceviz ağacın davacı ... tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmiştir.

Hükmü, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.

Bilindiği üzere; bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 sayılı TMK m. 684/1). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki ... ve altındaki arz katmanlarını da kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK m.718). 22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir.

Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK m.722, 724 ve 729), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatın taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.

Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 sayılı HMK m. 106/2) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir.

Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK m. 114/1-h, 115).

Öğretide ve Yargıtayın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.

5177 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 19. maddesine eklenen ek fıkra hükmüne göre, başkası adına tapulu veya tapusuz bir taşınmazın kamulaştırılması halinde, taşınmazda malik olmayan ancak üzerindeki muhdesatı meydana getiren kişilere muhdesatın kamulaştırma bedelinin kendisine verilmesini sağlama amacıyla zilyetliği tespit davası açma ... tanınmış ise de, kamuya ait mera, yaylak, kışlak, genel harman yeri, orman, aktif dere yatağı niteliğindeki taşınmazların özel mülkiyete konu olamayacakları, bu taşınmazların zilyetlikle edinilemeyeceği, bu nedenle de bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde meydana getirilen muhdesata hukuki değer verilemeyeceği göz önüne alınmalıdır.

Somut olayda: Dava konusu 111 ada 5 parsel sayılı taşınmazın tesis kadastrosu ile 15/06/1999 tarihinde orman vasfıyla 4.209,96 m² olarak Hazine adına tescil edildiği, fen ve ziraat bilirkişisi raporlarında davacı tarafından meydana getirildiği iddia edilen "A" harfi ve "B" harfi ile gösterilen meyve bahçesi niteliğindeki alanların orman niteliğindeki taşınmazın içerisinde kaldığının belirlendiği, ziraat bilirkişisinin 17/12/2015 tarihli raporunda ise B harfi ile gösterilen kısımda kalan ayva ve hurma ağaçlarının 11-15 ceviz ağaçlarının ise 8-10 yaşları arasında olduğunun tespit edildiği, ağaçların dava konusu taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tescil edildiği tarihten sonra dikildiği anlaşılmaktadır.

Dava konusu ağaçların dikildiği ve yetiştirildiği süre içerisinde ilgili kurumun işlemsiz ve hareketsiz kalması gibi bir gerekçede olaya oluşa uygun olmadığı bu nedenle de davacının ağaçların mülkiyeti ile ilgili meşru bir beklentisinin oluştuğunu söylemek mümkün değildir.

Meşru beklenti, objektif temelden uzak bir beklenti olmayıp, belirli bir kanun hükmüne yahut yerleşik yargı içtihadına dayalı somut nitelikte bir beklentidir (AYM Selçuk Emiroğlu B No:2013/5660).

Üzerindeki orman bitkisi yok edilmiş olsa bile salt orman toprağı orman sayılan yer olarak kabul edileceğinden, süresi ne olursa olsun zilyetlik ile kazanılması mümkün değildir. Aynı husus orman içi ağaçlar için de geçerlidir.

Davacı tarafından ağaçların dikildiği sırada taşınmaz, özel mülkiyete konu olamayacak şekilde orman vasfı ile çapa bağlanmıştır. Herhangi bir kanun hükmü yahut yerleşik içtihada göre, zilyetlik ile mülkiyetinin kazanılması söz konusu değildir. Ağaçların yaşı nazara alındığında, geçen süre içerisinde davacı tarafta meşru bir beklentinin oluştuğunu söylemeye imkan bulunmamaktadır.

Bu durumda mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, hükmün taraflara tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/2524, K. 2022/6557, 3 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2524
Karar No
2022/6557
Tarih
3 Kasım 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/2525 K.2022/6463
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/2527 K.2022/9314
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/2528 K.2022/18940
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/2528 K.2022/17587
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/2528 K.2022/16813
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/2530 K.2022/8188

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.