KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2022/3385 E., 2022/6670 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2022
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
874 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.02.2012 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat talebi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 08.09.2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili, dahili davalı ... vekili ile dahili davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili; vekil edenlerinin murisinin dava konusu 648 parsel sayılı taşınmazı, malikinin bilgisi dahilinde vekaleten ve haricen 08.10.1975 tarihli satış senedine dayanarak ...'dan satın ve devraldığını açıklayarak; anılan taşınmazın tapusunun iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline, olmadığı takdirde satış bedelinin güncellenerek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili; zamanaşımı ve esas yönünden davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece (ilk kararda), davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 03.03.2016 tarih ve 2016/790 Esas, 2016/3838 Karar sayılı ilamında belirtilen “...mahkemece tapu iptali ve tescil isteğinin reddine karar verilmesi doğru olduğundan, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin alacak isteğine yönelik temyiz itirazlarına gelince. Davacılar, murisleri olan ... Karaca'nın taşınmazı, maliklerinin bilgisi dahilinde vekaleten ve haricen bedeli mukabilinde ...'yla yapılan sözleşme ile satın ve devraldıklarını dava tarihine kadar önce murisin, ölümü ile de mirasçıları olarak kendilerinin zilyet ettiklerini bildirmişlerdir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, taşınmazın haricen satışının kayıt maliklerinin nam ve hesabına ... tarafından yapıldığı satış parasının bu kişi tarafından tahsil edildiği anlaşılmaktadır.
10.07.1940 tarih 1939/2 esas ve 1940/77 karar sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararına göre “Haricen yapılan (tapu memuru huzurunda yapılmayan) taşınmaz mal satışından dönüldüğünde, satış bedelini geri vermeyen taraf, parası geri verilinceye kadar yararlandığı ürünleri ödemek ve ecrimisil vermekle yükümlü değildir.” Şu halde Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararına göre geçersiz sözleşmelerde, akdin geçersizliği sebebiyle her iki taraf verdiğini geri alabilir.
..........davacılar, satıcının mirasçıları olan davalıların ferağ vermesini istemiş, davalılar ise bu isteği kabul etmemişler, Korkuteli Asliye Hukuk Mahkemesinde 27.05.2011 tarihinde el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davası açmışlardır. Dolayısıyla alacak isteği için zamanaşımının başlama tarihi belirtilen bu davanın açıldığı tarihtir. Yani; süre 27.05.2011 tarihinden itibaren işlemeye başlamıştır. Dolayısıyla davada 10 yıllık zamanaşımı süresi geçmemiştir.
O halde mahkemece yapılması gereken; dosyanın bir hukukçu, bir mali müşavir veya muhasebeci ve bir bankacıdan oluşturulacak üçlü bilirkişi kuruluna tevdi edilmesi, senette yer alan bedelin, uyarlama ve denkleştirici adalet kuralları ile 10.07.1940 tarih ve 1939/2 C, 1940/77 ve 07.06.1939 tarih, 1936/31 Esas, 1939/47 Karar sayılı YİBK kararlarının kapsamları ve Tefe-Üfe endeksleri, altın-döviz kurları, memur ve işçi ücretlerindeki artışlar gözetilerek dava tarihine kadar ulaştığı değerin saptanmasının istenilmesi, bu konuda gerekçeli, karşılaştırmalı, tarafların ve Yargıtay’ın denetimine elverişli rapor alınması, ondan sonra oluşacak duruma göre mahkemece bir karar verilmesi gerekir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyulduktan sonra Mahkemece; davalılar , ..., , ... ... ve yönünden davanın reddine, 24.049,86 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı müteveffa ... mirasçıları dahili davalılar ... Sıtkı ve ...’den alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Hüküm, davacılar vekili, dahili davalı ... vekili ile dahili davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tapu dışı satışa dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde satış bedelinin güncellenerek ödenmesi isteğine ilişkindir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2) Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazı ile dahili davalı ... vekili ve dahili davalı ...'nın temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Dosya içeriği ve toplanan delillerden,dava konusu 648 parsel, 26.04.1966 tarihinde tapulama yoluyla paylı olarak ... ..., ... ..., ... ... ve ... adlarına tescil edilmiş, daha sonraki tarihte yapılan taksime dayalı olarak Korkuteli Asliye Hukuk Mahkemesinde 1983/352-334 Esas ve Karar sayılı dava dosyasında görülen dava sonucunda taşınmazın tapu kaydının iptali ile ... ... adına tesciline karar verilip, hükmün kesinleşerek tapu kaydının oluştuğu, davada kayıt maliklerinin Avukat ... tarafından temsil edildiği, ardından intikal suretiyle 17.03.2011 tarihinde davalılar ..., ..., ... ve ... adlarına sicil oluştuğu anlaşılmaktadır.
Verilen hükmün Yargıtayca bozulması halinde ilk derece mahkemesi ya bozma kararına uyulmasına karar verir, ya da önceki hükmünde direnir. Bozmaya uyma kararı verilmesi halinde mahkeme, bozma kararı kapsamında inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Her ne kadar hakimin ara kararından dönebilmesi mümkün ise de, bozmaya ilişkin karar bu kuralın istisnasıdır. İlk derece mahkemesi, bozma kararına iradi ve kanuni şekilde uyma kararı verdikten sonra, bozma kararında gösterilen şekilde inceleme, araştırma yapmak ve hüküm vermek zorundadır.
Somut olaya gelince; her ne kadar mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğini söyleyebilme olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki;
Mahkemece 10/12/2013 tarihinde verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 03.03.2016 tarih ve 2016/790 Esas, 2016/3838 Karar sayılı ilamında açıkça; “...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, taşınmazın haricen satışının kayıt maliklerinin nam ve hesabına ... tarafından yapıldığı satış parasının bu kişi tarafından tahsil edildiği anlaşılmaktadır...” şeklinde tespit yapılmıştır.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen (vekil sıfatıyla hareket eden) davalılardan müteveffa ... mirasçıları dahili davalılar ... ve ... aleyhine hüküm tesis edilmiştir.
Bu durumda mahkemece, tapu maliki ve/veya mirasçılarının (satış bedelinin güncellenmiş değerinden) sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde davalılardan müteveffa ... mirasçıları dahili davalılar ... ve ... üzerinden sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/3385, K. 2022/6670, 7 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama